YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, T24'ten Murat Sabuncu ve Şirin Payzı'ya gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, çerçeve yasadan tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a, Cemil Tugay'dan AK Parti'ye katılan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl'e, YENİ Parti'nin kuruluşundan CHP'deki tartışmalara kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
"Cemil Tugay'a 'AK Parti'ye mi geçiyorsun' diye sormayı yakıştırmam"
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği yönündeki iddiaları değerlendiren Özel, Tugay'ın bu iddiaları kesin bir dille reddettiğini söyledi:
"Cemil Bey butlana tepki olarak istifa etti. Bir an önce partileşmek lazım dedi. Kendisi AK Parti'ye geçeceği iddialarını kesin bir dille reddetti. Böyle bir şey hayata geçecek olursa İzmir'dekilerin yüzüne nasıl bakacak, bizim yüzümüze, ailesine nasıl bakacak? Bu tarih önünde yeni bir travma olur. Biz seçim gecesi kutlama yaparken o travmayı atlatırız ama bazılarının hayatında ömür boyu kalır. En son iki üç hafta önce konuştum. 'Birileri sizin sırtınızdan yük almalı, herkes yük veriyor' demişti. "Sen AK Parti'ye mi geçeceksin" demek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'na sorulacak soru değil, kendime de ona da yakıştırmam. Ama giden gelen böyle söyleyenler oluyor. Biz İzmir'de ortaya çıkabilecek travmayı 2,5-3 milyon İzmirliyle Kordon'da atlatırız seçim günü atlatırız. Ama AK Parti kazanamadığı bir ili şantajla transfer etmeyi yedirirse ömür boyu böyle bir travmayı üzerinden nasıl taşırlar, bunların hesabını yapmaları lazım."
"Tuzla Belediye Başkanı beni arayıp ağladı"
Özel, AK Parti'ye katılan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl'ün baskı ve şantaja maruz kaldığını ileri sürdü:
"Çok doğru bir çözümü bizzat önerdim. 'Bakan, Tuzla'ya yapılan haksızlığı gidersin. Bunlar da, müteahhitler de payına düşen parayı vererek geçmişte ödemediklerini ödesin. Bu iş çözülsün, vatandaş da mağdur olmasın' ama kamusal bir çözüm yerine Belediye Başkanı AK Parti'den... Nasıl ki bizde normal şartlarda Şadi Bey, onunla birlikte çalışan belediye başkan yardımcısı ve imzası olan bütün geçmiş dönem bürokratlarının paldır küldür içeri alınması gerekirken hâlen daha dışarıdalar. Hatta ve hatta, geçmişin AK Partili belediye başkan yardımcısı şimdi bizim belediyemizde görevlendirilmiş, pozisyon tutturulmuş durumdalar. Yani artık Tuzla Belediye Başkanı da AK Parti'ye geçmekle birlikte, bu konudaki bütün şüpheleri doğrular bir pozisyon tutmuş oluyor. Bu işi fevkalade sıkıntılı, sorunlu ve aslında bir suçüstü durumu olarak görüyorum. Ben, Tuzla Belediye Başkanı'nın bana neler diyerek ağladığını, anlattığını falan bizzat yaşadım. Zaten birtakım şeyler var. 'Genel Başkan abim gibidir, ben ona da anlattım' diyor. Benim, bu çözüm ve bu söylediklerimin bir tanesini bile bir kişinin yalanlayacak pozisyonu yok; ne Murat Kurum ne Tuzla Belediye Başkanı ya da başka bir şey."
Çerçeve yasa açıklaması: "Kürt meselesiyle ilgili tavrımız ilkesel"
Önümüzdeki hafta Meclis'e gelmesi beklenen çerçeve yasaya ilişkin de konuşan Özel, YENİ Parti'nin Kürt meselesi ve barış sürecine yönelik yaklaşımının "konjonktürel değil, ilkesel" olduğunu söyledi:
"Bizim Kürt meselesiyle ilgili tavrımız ya da barışa dair umudumuz, desteğimiz konjonktürel bir mesele değil. Bu ilkesel bir mesele ve bu temel yaklaşımın dışına ben çıkmam; arkadaşlarımızın da bu noktada, bu temel yaklaşımda bir problemi yok. İlk başta bunu bir söylemem lazım. Bunun üstüne söyleyeceğim şey şu. Biz Türkiye'yi yönetmek istiyoruz ve Yeni Parti’nin doğuşu Türkiye'yi yönetme ısrarımıza, iktidarı değiştirme noktasındaki kararlılığımıza karşı bir sivil darbe girişimiyle karşı karşıyayız ya da bir başka deyişle bir bürokratik darbe girişimiyle karşı karşıyayız. Yargı bürokrasisinin kullanıldığı diyeyim daha doğrusu. Biz Türkiye'yi yöneteceğiz. Kürt sorununun olmadığı, terörün olmadığı bütçenin terörle mücadeleye, silahlanmaya değil kalkınmaya ve insanların refahına ayrıldığı bir Türkiye'yi yönetmek istiyoruz. Bu açıdan da bu yaşananları, bu yaşanacak süreci önemsiyoruz ve bu yönüyle de destekliyoruz. Bugün gelinen noktada Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş Bey'in açıklamalarına gelince buna şaşırdım."
Özel, devamında, "Biz anayasaya uymayanlarla anayasa değiştirmeyeceğimizi zaten söylemiştik ilk baştan beri" diyerek şunları kaydetti: "Bunu şöyle algılayan ve algılatmaya çalışanlar var. Ya bu süreç Kürt siyasetiyle AK Parti arasında bir al ver sürecidir. Kürt siyaseti istediğini alacak. Erdoğan'a da bir dönem daha aday olma ya da başka alanları aşacak. Ben meseleye böyle sığ bir yerden bakmıyorum. Ve kesinlikle ve kesinlikle bu meselenin zaten çok ağır bir bedeli olur. Bunun kişisel siyasi ikbal pazarlıklarına alet edilmesinin, böylesi majör bir meselenin kişisel, ikbal siyasi ikbal, parti çıkarına indirgenmesini kabul etmiyoruz. Bunun yapıldığında zaten dünya örnekleri de Türkiye'nin geçmiş örnekleri de şunu gösteriyor ki kaş yaparken göz çıkarırsınız. Çok daha kötü sonuçlar doğurabilir."
"Demirtaş'ı cezaevinde değil, evinde ziyaret ederim"
Selahattin Demirtaş'ın sürece dahil edilmesinin daha kapsayıcı olup olmayacağı sorusunu da yanıtlayan Özel, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulması gerektiğini söyledi:
"Biz kocaman rapor yazmışız. Raporun şimdi altıncı ve yedinci kısımları mühim. Anayasa Mahkemesi kararına, AİHM kararlarına uyma. Bu doğrudan hem Demirtaş'ın hem Gezi tutuklarını, çok sayıda siyasetçinin özgürlüğünü tarif ediyor. Şimdi bize çerçeve yasa geliyor. Demirtaş Edirne'de televizyondan izliyor bunu. Bu doğru bir şey değil yani. Bana geçen gün bir arkadaş dedi ki bu süreçte Demirtaş'ı ziyaret etmeyi düşünür müsünüz? Dedim ki evinde düşünürüm. Niye cezaevine gidip ziyaret edeyim yani. Orada bir sıkıntımız yok zaten kendi açıklamaları bizim açıklamamız. Ben seve seve giderim o da seve seve kabul edeceğini ifade etmişti ama niye buna razı olalım?"
"Özgüveni yüksek bir siyasetin sahibiyiz"
YENİ Parti'den CHP'ye yönelik kopuşlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özel, partinin Türkiye'de iktidarı değiştirmek isteyen ve yaşananlardan rahatsızlık duyan tüm demokratlara açık olduğunu söyledi.
Özel, farklı siyasi eğilimlerin ortak bir gelecek etrafında buluşabileceğini belirterek, "Özgüveni yüksek bir siyasetin sahibi YENİ Parti" ifadelerini kullandı:
"Artık bu yeni yönetim anlayışı yeni bir partiye de evrilmek durumunda kaldı, bırakıldı. Bu bir fırsat da yaratıyor. Yeni Parti şu anda Türkiye’de iktidarı değiştirmek isteyen, bugün yaşananlardan rahatsızlık duyan, bütün demokratların partisi veya bütün demokratlara kapıları açık bir parti ya da bütün demokratlar ve onların yapılarıyla gönül ittifakına da seçim ittifakına da açık bir parti. Birbirinden şüphesi olmayan, biz ortak bir geleceğe yürümek için bir arada durabiliriz ve ayrılıkları değil, müşterekleri yani farklılıkları değil, müşterekleri konuşarak, ayrılıkları değil, birliktelikleri konuşarak yürüyebiliriz. Özellikle Yeni Parti’nin bu buluşacağı en önemli zemin yani kuruluşuna ilişkin, cumhuriyetin kurucu değerlerine ve kurucu kadrolarına ilişkin Cumhuriyet Halk Partisi'nde savunduğumuz pek çok değere ilişkin Yeni Parti’nin de o noktadaki yaklaşımını ilk baştan paylaştık. Ama yeni parti demokrasi zemininde, özgürlükler zemininde ve bir ortak bir geleceğin birlikte inşası zemininde ortak katların en küçüğünde buluşanların partisi ve birbirinden şüphesi olmayanların partisi. Aslında Yeni Parti’ye oy ve destek verecek. Hepsi bir yana gönül verecek.
"YENİ Parti'nin neresi yeni?"
YENİ Parti'ye yönelik "Neresi yeni?" eleştirilerine de yanıt veren Özel, partinin bir ihtiyaç ve zaruret nedeniyle kurulduğunu söyledi:
"Birincisi şu. Yeni Parti bir ihtiyaçtan, bir zaruretten kurulmuş bir parti ve bu yüzden de çok hızlı bir şekilde bir gruba ihtiyaç vardı. Yani işte bir partide iki başlılık vardı ve işte partinin genel başkanı başka, grup başkanı başka ve ben aslında hak ettiğim halde arkamda işte yüze yakın milletvekilinin desteği olduğu halde ana muhalefet genel başkanı sıfatını, unvanını, yetkilerini kullanamıyordum. Ve bu yüzden hızla ana muhalefet lideri olmak gerekiyordu. Çünkü partiye atama yoluyla gelen arkadaşların muhalefet etme gibi bir dertleri de yoktu. İktidarla uyumlu bir dil kurma, onların dilini tekrar ve taklit etme noktasında. Oysa ki Türkiye’nin seçime giderken bir ana muhalefet partisine ihtiyacı var ve iktidar namzedi, iktidarı hedefleyen iddialı bir partiye ihtiyacı var. Bu yüzden hızla kurduk. Bir gruba ve bir partiye ihtiyacımız vardı. Bu yüzden de bu kuruluşu sadece milletvekilleriyle yaptık. Yoksa kurucular kurulunda kimleri göreceğiz sorusunda görülenler ve görülmeyenler üzerinden bir tartışma başlayabilirdi. Biz teknik kuruluş yaptık. Siyasi kuruluşu ağustos, eylül ve ekim ayında halkla, milletle birlikte sahada yapacağız. O açıdan hani neyin yeni olduğunu o zaman görecekler birincisi. İkincisi geçen hafta Cumhuriyet Halk Partisi'nde yani işte ne oluyor? On gün önce herhalde. Son grup toplantısını yapmıştık. Bu salıda yeni partide ilk grup toplantısı yapacağız. Orada yeniyi tarif edeceğiz. Çok önemli açıklamalarda bulunacağız"
Salı gününü işaret etti
YENİ Parti'nin grup toplantısına da işaret eden Özel, salı günü yeni siyasete ilişkin önemli açıklamalar yapacaklarını söyledi:
"Yeni bir siyaset ve siyasette mesela salı günü ortaya koyacağımız bir takım yeni yaklaşımlar. Ondan sonra Türkiye'de gündemi belirleyecek ve Türkiye siyasetinde bir adım atacağız ve o adım sadece bizim değil, Türkiye siyasetinin bir daha geriye atamayacağı adımları tarif ediyor olacak. Bu açıdan çok önemli"
CHP'deki tartışmalar hakkında konuştu
Özgür Özel, CHP içerisinde yaşanan tartışmalara ilişkin ise bu tür sorunların geçmişte de yaşandığını belirtti.
CHP'den ayrıldıktan sonra farklı bir siyasi yola girdiklerini söyleyen Özel, "O hastalıklı işlerin, sorunlu işlerin orada kaldığı ve kendi aralarında da devam ettiği görülüyor. O yüzden o vasattan da kurtulmuş olmaktan çok memnunum" dedi.



