SGK borç yapılandırması nasıl yapılır? SGK borç yapılandırmasında kimler yararlanabilecek? Başvuru şartları neler?
SGK borç yapılandırması nasıl yapılır? SGK borç yapılandırmasında kimler yararlanabilecek? Başvuru şartları neler?
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Belki makamlar yok, şatafatlı sahneler yok ama..."

İşte Özel'in konuşmasından satır başları:

*Partimize yönelik saldırının, işgalinin ardından Ankara'da oturmadık. Nerede olmamız gerekiyorsa orada olduk.

*Köy köy, belde belde, şehir şehir gidiyoruz ve milletimizle kucaklaşıyoruz. Cadde cadde, sokak sokak, meydan meydan mücadeleyi büyütüyoruz. Başkasının planına göre değil, milletin hesabına göre yapılan siyaseti milletimizle birlikte ilmek ilmek örüyoruz. Belki makamlar yok, şatafatlı sahneler yok ama bazen bir kamyon kasasının arkasında, bazen bir traktör römorkunun arkasında, bir kahve sandalyesinin üstündeyiz ama milletin gönlündeyiz.

*Bir yanda bir mahkeme kararıyla mutlak sultanın, mutlak butlandan partiyi bölme umutlarıyla ve onun teklif ettiği görevi kabul eden bir avucun yalnızlığı; bir yanda ise İzmir'de yüz binlerin kararlılığı var. Yürekten teşekkür istiyorum.

"Sayın Demirtaş'ın selamlarını aldık, başımızın üzerine koyduk"

*Önce Diyarbakır'daydık, Diyarbakır sokaklarındaydık. Baskılardan, kayyımlardan çok çeken şehrin bizi en iyi anlayacağı şehir olduğunu biliyorduk. Diyarbakır'a adımımızı attık ve birtakım tartışmaları da geride bırakmıştık. Ama bizi karşılayan Diyarbakır'dan kıymetli bir isim dedi ki 'Dün akşamdan üzerimden bir selam var'. Dün akşam gece avukatlarını çağırmış, genel başkanı karşılayacağını duydum, onun üzerinden CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e selamlarımı ilet, şehrimize hoş gelmiş' dedi. Sayın Demirtaş'ın selamlarını aldık, başımızın üzerine koyduk.

*Erdoğan’a yakışan, hepimizi utandıran bir tablo var. Ankara'da utanç verici bir şeyler oluyor. Yabancı liderler gelecek diye kendi insanına çile tasarlayan, güvenlik önlemini akıl almaz boyutlara taşıyan bir acayip hâl var. Bir de protesto gösterileri olabilir şüphesiyle gözaltına alınan 225 kişi ve bunların 178’inin tutuklanması var.

Komedyen Deniz Göktaş mesajı

*Komedyen Deniz Göktaş... Ülkemizde uzun zaman sonra siyasi mizah yapan, buna cesaret eden genç bir kardeşimiz. Çıkmış bir gösteri yapmış. Ben de üzerine konuşulmaya başlayınca tamamını izledim.

*İktidarı da eleştiriyor bizi de eleştiriyor. Saraçhane'yle ilgili bizim mitinglerle ilgili bir kısımda da dalga geçiyor. Ekrem Başkanı eleştiriyor, okuduğu kitaplarla dönül gelip eleştiriyor, şaka yapıyor. Güzel de reaksiyon alıyor, hepimiz de güldük. O sırada Erdoğan'ı da eleştiriyor ama 'Ben onun terapistliğine talibim' diyor, 'ama beni tutamazlar' diyor, 'aileden para içeride kalsın diye aileden tutarlar' diyor. Bu kadar Erdoğan'a dediği, bu kadar. Efendim 'Kuran-ı Kerim'e inanca bilmemne...' Bilmeyene söyleyeyim: Diyor ki Ya 600'lü yıllarda dördüncü kitaba son kitap demişler, çok iddialı değil mi?' diyor. Ama sonra da 'Ben olsam korkarım' diyor, 'daha sonra yenisi çıkar' diyor. Sonra çıkmadı diyor, başka da bir şey yok.

*Bunun üzerinden iktidara yakın kalemler hedef tahtasına aldılar gencecik bir insanı. Sonra bir gece içinde videyosunu engelleyip soruşturma açtılar. Sanata sayısı olmayan, şakadan espriden anlamayan, ifade özgürlüğüne tahammül edemeyen bir anlayış var karşımızda.

"Deniz kardeşime söz veriyorum"

*Bütün gençlere sesleniyorum: Sanmayın ki böyleydi. Sanmayın ki cumhurbaşkanı, başbakan, bakan ya da parti genel başkanları böyle bir dokunulmazlığı vardır. Mizah karşısında, eleştiri karşısında kimsenin böyle bir dokunulmazlığı yoktur. Bu öz güvensizliktir. Bunlardan öncekiler bunların 50 katına tahammül ettiler. Tahammül etmeyi bırakın, takdir ettiler. Bir ülkede mizah varsa yönetende öz güven vardır. Bir ülkede eleştiri varsa o hükümette kendine güven vardır.

*Bugün yaşananlar acziyettir. Bugün yaşananlar bir şakadan korkmaktır. Bugün yaşanan öyle güçlü lider falan değildir. Güçlü lider karikatürden dizi titremez. Güçlü liderin şakadan, espriden, fıkradan ödü kopmaz. Güçlü lider bunlarla güçlenir. Bunun için buradan söz veriyorum. Hani diyor ya Deniz, '30 yıllık yolculuğum var benim Erdoğan'la' diyor. Ben, Deniz Göktaş'ın Erdoğan'la olan 30 yıllık yolculuğunu hep birlikte sonlandıracağımıza Deniz kardeşime söz veriyorum.

"Bunlar geldiğinde 3Y ile mücadele için gelmişti"

*Tam, tam böyle AK Parti'nin, geçmişte diyorlardı ya 'ustalık dönemi', tam böyle AK Parti'nin tükeniş dönemi... Ne uygun? Üçüncü bir kısım. Bunlar geldiğinde 3Y ile mücadele için gelmişti: Yasakları, yoksulluğu ve yolsuzluğu ortadan kaldırmak için. Yolsuzlukta geldikleri nokta ortada. Yasakları gençlerle birlikte konuştuk. Ve bir yandan insanları yoksullaştıran bu kara düzen. Maalesef gelir ve servet adaletsizliği öyle bir boyuta ulaştı ki ülkenin %80'i Afrika standartlarında, %20'si ise Lüksemburg standartlarında yaşıyor. Böyle bir ayrılık var. Artık ne orta direk kaldı, ne orta gelir seviyesi kaldı. Eskinin orta direği fakir, eskinin fakirleri derin yoksulluğun pençesindeler. %32,6'lık enflasyonla Avrupa'da birinciyiz, dünyada beşinci sıradayız.

*Avrupa Birliği'nin enflasyon ortalaması yüzde 3,3. Hani diyorlar ya 'Enflasyon herkesin başının belası'. Avrupa Birliği ortalaması 3,3, Türkiye'ninki 33, tam 10 katı! Yani Türkiye'deki hayat pahalılığı hızı, Avrupa'dakinin tam 10 katı ve her seferinde bir zam, bir önceki zammın üstüne binerek ilerliyor.

*Tarımda kendi kendine yeten ülkelerden biri diye sayılıyorduk, şimdi gıda enflasyonunda yine Avrupa'da birinciyiz, dünyada beşinci sıradayız. Dünyayı düşünün, dünyadaki bütün ülkeleri düşünün, dünyadaki ülkelerin tamamında enflasyonu gıda enflasyonu bizden kötü olan 4 tane ülke var sadece. Gerisinde gıda enflasyonunda çok daha ileri durumdayız. Gıda enflasyonumuz yüzde 35, dünya ortalaması yüzde 2. Türkiye'deki gıda enflasyonu bütün dünyanın ortalamasının tam 17 katı! Ekonomide tarihin en kötü dönemini yaşıyoruz. Bitmeyen, sonu görünmeyen bir ekonomik krizin içindeyiz ve bunun en yakıcı tarafı gıda enflasyonu, çünkü herkesin evladının kursağından geçecek lokmanın, meyvenin, proteinin her birisinin hesabı kitabı burada tıkanıyor.

"İğneden ipliğe her şeye zam geliyor, bir tek maaşlar artmıyor"

*Maaşı yetmeyen çalışan kredi kartına yükleniyor. Kredi kartından nakit avans çeken, yani gidip nakit avans tanımlanan nakit avansı çeken ya da kredi kartının borcunu ödeyemeyen kişi yıllık bileşik yüzde 94 faiz ödüyor, yüzde 94! Artık borç borç ile çevrilemeyecek durumda. Parası olan bankaya koyduğunda banka yüzde 40 veriyor, parası olmayan bankadan borç aldığında bileşik yıllık yüzde 94 ödüyor. Aradaki farka, bu farkın nasıl oluştuğuna ve en çok da şuna bakın; bu yüzde 94'ün içinde ödenmeyen kredi kartına ödenen faize, yani çıkan faize yüzde 30 vergi ödendiğini unutmayın. Oradan yüzde 30 alıyor. Parası olan bankaya para koyuyor, kazandığı faize yüzde 18 ödüyor, parası olmayan bankaya faiz öderken üstüne yüzde 30 da devlete vergi ödüyor. Devlete vergi ödüyor. Hani bu kazanandan alınacakmış, kazanandan almak varken kaybedenden, tükenenden, iflasa sürüklenenden, buhranda olandan alıyorlar. Ve yüzde 94 ödenemeyen kredi kartının tahsil edilen parasındaki faiz yüzde 94. Nakit avansa uygulanan bileşik faiz yüzde 94. Her gün iğneden ipliğe her şeye zam geliyor, bir tek maaşlar artmıyor.

*Seçimden önce biz söylediğimizde enflasyon çift haneliyse, yani yüzde 9'dan yüksek, yüzde 10 ve üzerinde enflasyon varsa yılda dört kez ayarlarız asgari ücreti demişti Erdoğan. O günden bugüne enflasyon yüzde 80'i gördü, 65'i gördü, 33'leri gördü, yılda 4 değil, sadece kanun gereği verilen ve enflasyonun altında kalan zammı verdiler asgari ücretliye. Bugün gelinen noktada asgari ücret verildiği günkü alım gücüyle 24 bin liraya gerilemiş durumda. 28.500 ocaktaydı, o 28.500'ü bugünkü 28.500 ile karşılaştırırsan o günün 24 bin lirası artık. Ve asgari ücrete 5 ayda bu erime yaşandı, ara zam yapmayı aklının ucundan geçirmeyen, asla ve asla dile getirmeyen bir iktidar var. Oysa hatırlayalım ki bu milletten seçimde oy isterken 'İki seçim arasında asgari ücrette yılda dört sefer düzenleme yapacağız' diyordu.

"Erdoğan'ın bütün hesabı, CHP'yi karpuz gibi ortadan bölmek"

*AK Parti'nin, Erdoğan'ın bütün hesabı; CHP'yi karpuz gibi ortadan bölmek. '60'a 40 da olsa olur' derken, 70'e 30'a razıyken... Millet karpuz gibi yarıya yarıya ortadan değil; onlara sapını gösterdi. Yüzde 99'a yüzde 1'ler. O yüzde 1'ler karpuzun sapıdır sapı!"

Kaynak: Haber Merkezi