Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD), 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 11’inci yılı dolayısıyla yayımladığı açıklamada, katliamın tüm boyutlarıyla araştırılması, ihmallerin bağımsız şekilde incelenmesi ve etkilenen tüm yurttaşlar için ücretsiz, erişilebilir ruh sağlığı desteği sunulması çağrısında bulundu. Derneğin Afet ve Ruhsal Travma Çalışma Birimi ile Merkez Yönetim Kurulu ortak imzasıyla yayımlanan metinde, toplumsal güvenin yeniden tesisi için hakikat ve adalet talebinin altı çizildi.

"103 insan yaşamını yitirdi, yasımız ve adalet talebimiz sürüyor"

2015 yılında barış, emek ve demokrasi talebiyle bir araya gelen yurttaşların hedef alındığı anımsatılan açıklamada şöyle denildi:

"10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 11. yılında yasımız ve adalet talebimiz sürüyor. 10 Ekim 2015’te, Suruç’ta 33 gencin yaşamını yitirdiği saldırıdan yaklaşık iki buçuk ay sonra, emek ve meslek örgütlerinin çağrısıyla barış, emek ve demokrasi talebiyle Ankara Garı önünde toplanan insanlar iki canlı bombanın saldırısına uğradı. Bu saldırıda 103 insan yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı. Yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz. Kayıp yakınlarının, yaralıların, saldırıdan sağ kurtulanların ve tanıkların yanındayız; ailelerin hakikat ve adalet arayışının takipçisiyiz."

Meteoroloji uyardı: 10 Ekim 2026 Cumartesi il il hava durumu
Meteoroloji uyardı: 10 Ekim 2026 Cumartesi il il hava durumu
İçeriği Görüntüle

"Travma yalnızca olay yerindekilerle sınırlı değil"

Ağır şiddet vakalarının yol açtığı psikolojik etkilere dikkat çeken TPD, bireylerin farklı tepkiler gösterebileceğine işaret ederek, sağlık çalışanları, gönüllüler ve yetim/öksüz kalan çocukların durumuna vurgu yaptı:

"Ağır şiddet olaylarından sonra herkesin aynı ruhsal tepkileri yaşamadığını biliyoruz. Bazı kişilerde olayı yeniden yaşama, uyku güçlüğü, kaygı, irkilme veya belirli yerlerden kaçınma gibi belirtiler görülebilir. Ruhsal destek ihtiyacı, yasın yaşanma biçimi ve süresi de kişiden kişiye değişebilir. Bu farklılıkları gözetmek, olağan tepkileri hastalık olarak değerlendirmeden ihtiyaç duyanların uygun desteğe erişmesini sağlamak için önemlidir.

Böyle durumlarda saldırının etkileri olay yerinde bulunanların yanı sıra kayıp yakınlarında, yaralıların bakımını üstlenenlerde, ilk müdahalede bulunan sağlık çalışanlarında ve gönüllülerde de farklı biçimlerde gözlenebilir. Anne veya babasını kaybeden çocukların bugün de devam eden ihtiyaçları göz ardı edilmemelidir."

Toplumsal güven ve kamu sorumluluğu vurgusu

Açıklamada, böylesi kitlesel saldırıların toplumda kamusal alana çıkma ve düşünce açıklama güvenini zedelediği belirtilerek, kamunun üzerine düşen görevler sıralandı:

"Ruh sağlığı hizmetleri, ihtiyaç duyan herkes için ücretsiz, erişilebilir, sürekliliği olan ve mahremiyeti gözeten bir anlayışla sunulmalıdır. Toplumda korkunun yayılmasına neden olan böyle saldırılar, insanların kamusal alanda bir araya gelme ve görüşlerini ifade etme konusunda duydukları güveni de sarsabilir. Bu güvenin yeniden kurulması amacıyla, yaşamı koruyacak önlemleri almak, barışçıl toplanma hakkını güvence altına almak ve saldırıyla ilgili sorumlulukları açıklığa kavuşturmak kamu kurumlarının görevidir."

Derneğin talepleri Açıklandı

Türkiye Psikiyatri Derneği, onarım sürecinin sağlanması için yetkili makamlardan şu adımların atılmasını istedi:

  • Saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması, riskler karşısında alınan ve alınmayan önlemler ile olası ihmallerin bağımsız, etkili biçimde incelenmesi,

  • Kayıp yakınlarının ve yaralıların sorularına yanıt verilmesi, hakikat ve adalet arayışlarının güvence altına alınması,

  • Saldırıdan etkilenmiş olup bugün de desteğe ihtiyaç duyan kişiler için ücretsiz ve sürekliliği olan ruh sağlığı hizmetlerinin sağlanması,

  • Anma hakkına saygı gösterilmesi, barışçıl toplanma ve ifade özgürlüğünün korunması,

  • Nefret ve düşmanlaştırmayı besleyen söylemlere karşı kamusal sorumluluk üstlenilmesi.

Açıklama, "Türkiye Psikiyatri Derneği olarak sorumluluğumuzu, travmatik olayların ruhsal sonuçlarına müdahale etmekle sınırlı görmüyoruz. Şiddetin önlenmesi, etkilenenlerin haklarının korunması ve toplumsal güvenin güçlendirilmesi de ruh sağlığı alanındaki çalışmamızın parçasıdır. 10 Ekim’de yaşamını yitirenleri unutmayacağız" ifadeleriyle tamamlandı.

Kaynak: Haber Merkezi