Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) bünyesinde dünyanın önde gelen haber ajanslarının yöneticileriyle bir araya gelerek Ukrayna krizi, askeri son durum, küresel siyaset ve Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Rus Ordusu her Gün ilerliyor, Ukrayna Ordusu motivasyonsuz"

"Donbas bölgesinin tamamını kontrol etmek mi istiyorsunuz yoksa anlaşma sağlamaya hazır mısınız?" sorusunu yanıtlayan Putin, bu iki durumun birbiriyle çelişmediğini ifade etti. Rus ordusunun cephenin tüm yönlerinde ilerleyişini sürdürdüğünü kaydeden Putin, askeri sahadaki mevcut duruma dair şu verileri paylaştı:

"Son zamanlarda yaklaşık 2 bin 440 kilometrekare alan üzerinde kontrol sağlandı. Rus güçleri, her gün ilerliyor. Rusya, Luhansk Halk Cumhuriyeti’nin tamamını, Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin yüzde 85'ini, Zaporijya bölgesinin yüzde 80’ini kontrol altına aldı. Bu süreç devam ediyor."

Ukrayna ordusunun çatışmalarda büyük kayıplar verdiğini ve zorla silah altına alınan askerlerin motivasyonu olmadığını ileri süren Rus lider, "Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin asker sayısı, son zamanlarda 100 bin azaldı. Aylık kayıpları 40 bin civarında. Bu yılın başında ordudan firar edenlerin sayısı yaklaşık 60 bine ulaştı. İnsanlar, orduya zorla alınıyor, motivasyonları yok. Kimse savaşmak istemiyor" dedi. Putin ayrıca, Ukrayna’daki askeri sanayi tesislerine düzenlenen sistematik saldırılarda Oreşnik orta menzilli hipersonik balistik füzesini henüz tam ölçekli olarak kullanmadıklarını ekledi.

"Trump’ın teklifleri barış anlaşmasının temeli olabilir"

Ukrayna krizini barış yoluyla çözme konusunda istekli olduklarını dile getiren Putin, çözümün zeminine ilişkin ABD Başkanı Donald Trump ile sağlanan mutabakatları işaret etti. Müzakereler için çatışmaların durdurulmasına ihtiyaç olmadığını ancak savaşı tamamen bitirmenin daha iyi bir seçenek olduğunu belirten Putin, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Ukrayna ile barış yoluyla, Anchorage'da (ABD Başkanı Donald) Trump’la uzlaşıya vardığımız esaslar temelinde anlaşmaya hazırız ve bu konuda istekliyiz. Rusya, Anchorage'de sağlanan uzlaşıları kabul ediyor. Ukrayna tarafı da bunları kabul etmeli. Böylece çatışmalar sonlandırılacak. Ukrayna’yı bu konuda ikna etmek lazım. Kiev, iç siyasetteki durumdan dolayı krizi çözmeye hazır değil. Eğer orada barış sağlanması durumunda, Kiev'deki iç siyasi mücadele, iktidar mücadelesi ve ekonomik durumu kökten kötüleştirecek."

DEM Parti'den Avrupa Konseyi'ne Öcalan için "Umut Hakkı" mektubu
DEM Parti'den Avrupa Konseyi'ne Öcalan için "Umut Hakkı" mektubu
İçeriği Görüntüle

Ukrayna yönetiminin meşruiyetine dair tartışmalara da değinen Putin, "Ukrayna ile barış anlaşmasını meşru yönetimle imzalamak istiyoruz. Eğer belgeleri imzalama noktasına gelirsek, bunları imzalayacak şahısları bulacağız. Yeter ki istesinler" ifadelerini kullandı. Trump'ın krizin çözümü için samimi bir çaba içinde olduğunu kaydeden Putin, "Trump’ın teklifleri, barış anlaşmasının temelini oluşturabilir" görüşünü paylaştı.

"Avrupa sömürgeci yaklaşımdan vazgeçmeli, NATO ile savaşmak anlamsız"

Avrupa devletlerinin Ukrayna krizine küresel bir boyut kazandırmaya çalıştığını savunan Putin, krizin çözümünde yer almaları için Avrupa ülkelerinin tarafsız bir pozisyon alması gerektiğini vurguladı. Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne (AB) üyeliğine karşı olmadıklarını ancak AB'nin askeri bir örgüte dönüşmesine karşı çıktıklarını belirten Putin, Avrupa ile kurulacak diyalog için şu şartı öne sürdü:

"Avrupa ülkeleriyle diyaloğa açık olduğumuzu dile getiriyoruz ancak bunun için Avrupa’nın sömürgeci yaklaşımdan vazgeçmesi ve Rusya ile eşit şekilde konuşması gerekmektedir. Rusya’nın Avrupa’ya saldırmak istediği yönündeki iddialar ise saçmalık ve provokasyondur. NATO ile savaşmak anlamsızdır."

Konuşmasında bölgesel ve küresel ölçekteki diğer diplomatik krizlere de değinen Vladimir Putin, ABD yönetiminin şu anda küresel bir nitelik taşıyan İran kriziyle meşgul olduğuna dikkati çekti. Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının dünya ekonomisini doğrudan etkilediğini ifade eden Putin, İran halkının krizlerin çözümünde kendi çıkarlarının dikkate alınması gerektiğini birlik içinde mücadele ederek kanıtladığını söyledi. Putin, "ABD ve İran'ın krizin çözümüne yönelik girişimlerinin olumlu sonuçlara yol açacağını ve meselenin çözüleceğini umuyoruz" diyerek Rusya'nın bu süreçte yardımcı olmaya hazır olduğunu belirtti. Rus lider, Filistin meselesinin ise İran ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler nedeniyle arka planda kaldığını ve yaşanan trajedinin sürdüğünü savundu.

Son olarak uluslararası ilişkilerdeki ikili ittifaklara değinen Rusya Devlet Başkanı, ABD'nin Hindistan üzerinde Rusya ile iş birliği yapmaması adına baskı kurmaya çalıştığını, bu durumun ikili ilişkilere zarar verdiğini ifade etti. Hindistan'ı "güvenilir bir ortak" olarak gördüklerini ve ilişkileri geliştireceklerini belirten Putin, Ermenistan'ın Avrupa Birliği ile yakınlaşma adımlarının ise bu ülkenin Avrasya Ekonomik Birliği’ndeki (AEB) üyeliğiyle açıkça çeliştiğini vurguladı.

Kaynak: AA