Sakarya'nın Hendek ilçesinde bulunan Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda 3 Temmuz 2020’de meydana gelen ve 7 işçinin hayatını kaybettiği, 127 kişinin ise yaralandığı patlamanın üzerinden beş yıl geçti. Patlamada oğlu Halis Yılmaz’ı kaybeden baba Muammer Yılmaz, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, adaletin yerini bulmadığını ve sanıklardan birinin firari olduğunu vurguladı. “Biz hala acımızı, yasımızı yaşayamamışken adalet peşinde koşuyoruz” diyen Yılmaz, kamuoyuna ve siyasi liderlere çağrı yaptı.

❝ Türkiye Cumhuriyeti bu şahsı yakalayamıyor, ne hikmetse ❞

Yılmaz, patlamayla ilgili davada yargılanan sanıklardan Ali Rıza Ergen Coşkun’un, Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından hakkında verilen ceza onanmasına rağmen 25 Ocak 2025’ten bu yana firari olduğunu söyledi. Tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

“Yargıtay cezayı onadı, karar kesinleşti ama bu kişi ortada yok. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu şahsı yakalayamıyor, ne hikmetse… Biz buna isyan ediyoruz.”

Yargıtay’dan 'olası kast' kararı: “Bu bir katliamdı”

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, fabrikanın sahibi Yaşar Coşkun hakkında verilen “bilinçli taksirle öldürme” kararını bozarak, sanığın “olası kastla öldürme” suçundan yargılanması gerektiğine hükmetti. Diğer sanıklar için de verilen cezalar “yetersiz” bulunarak kararlar bozuldu. Dava, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başlandı. Bir sonraki duruşma 14 Temmuz’da yapılacak.

Muammer Yılmaz, bu noktada yaşanan hukuki süreci hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:

“Bu bir iş kazası değil, bu bir katliam. Kaçak barut üretimi vardı. Denetim görevini yapmayan kamu görevlileri de yargılanmalı. Tıpkı Soma gibi burada da ‘olası kast’ kararı çalınmak isteniyor. Bu filmi daha önce gördük, tekrar ettirmeyeceğiz.”

Bülent Kuşoğlu'ndan 'devlet aklı' sözlerine açıklama: "Butlan süreci ile hiçbir ilgisi yok"
Bülent Kuşoğlu'ndan 'devlet aklı' sözlerine açıklama: "Butlan süreci ile hiçbir ilgisi yok"
İçeriği Görüntüle

“Bu davada herkes taraf olmalı” çağrısı

Muammer Yılmaz, 3 Temmuz’da patlamanın yaşandığı alanda düzenlenecek anma programına başta siyasi partiler olmak üzere, sendikalara, barolara ve sivil toplum kuruluşlarına da çağrıda bulundu:

“Halkın, işçinin, mağdurun yanında olan herkes bu anmada yer almalı. 14 Temmuz’daki duruşmada da yalnız bırakılmak istemiyoruz. Başta Hak-İş, Türk-İş, DİSK genel başkanları olmak üzere, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan’ı ve tüm siyasi liderleri yanımızda görmek istiyoruz.”

Can Atalay’a teşekkür: “Bir an önce özgür bırakılmalı”

Patlamada hayatını kaybeden işçilerin avukatlarından olan ve şu anda tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Şerafettin Can Atalay’a da teşekkür eden Muammer Yılmaz, şunları söyledi:

“Can Atalay seçilmiş bir milletvekili olarak hâlâ cezaevinde tutuluyor. Bu hukuksuzluk son bulmalı. Bu davaya emeği büyüktür. Kendisine selam gönderiyor, özgürlüğüne bir an önce kavuşmasını istiyoruz.”

Fabrika yetkilileri dışında denetim sorumluları da yargılanmalı

Yılmaz, yalnızca fabrika sahiplerinin değil, denetim görevini yerine getirmeyen kamu yetkililerinin de yargılanmasını talep etti. Güvenlik amiri olarak görev yapan emekli polis memuru başta olmak üzere denetim zincirinde sorumluluğu bulunan tüm kamu görevlilerinin soruşturma kapsamına alınması gerektiğini vurguladı.

Kaynak: Anka Haber Ajansı