Ankara’nın ev sahipliği yaptığı 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, ikinci gününde liderlerin kritik stratejik değerlendirmeleriyle devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki "Kuzey Atlantik Konseyi Toplantısı" ana oturumu öncesinde basın mensuplarının karşısına geçen Belçika Başbakanı Bart De Wever; askeri bütçeler, savunma sanayi kapasitesi, Ukrayna savaşı, Ortadoğu krizi ve ittifakın kolektif savunma sınırlarına dair açıklamalarda bulundu.

"Bütçede AB genelindeki en yüksek artışı sağladık"

Zirvenin üç temel önceliğinin "savunma harcamalarının artırılması, savunma sanayisinin güçlendirilmesi ve Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi" olduğunu ifade eden Başbakan De Wever, Belçika'nın bu hedefler doğrultusunda radikal adımlar attığını belirtti. Savunma harcamalarını bir önceki yıla göre yüzde 60 oranında artırdıklarını duyuran De Wever, şu ifadeleri kullandı:

Kanada Başbakanı Carney: Savunma yükü ABD’den Kanada ve Avrupa’ya kayıyor
Kanada Başbakanı Carney: Savunma yükü ABD’den Kanada ve Avrupa’ya kayıyor
İçeriği Görüntüle

"Her ne kadar düşük bir seviyeden başlamış olsak da önemli ilerleme kaydettik. Savunma sanayisinin üretim kapasitesinin henüz istenilen hızda artmadığını söyleyebilirim ancak bu alandaki çalışmalarımız sürüyor."

"Putin’e geri alınamayacak bir kırmızı kart"

Ukrayna’ya verilen askeri ve finansal desteğin kesintisiz devam etmesi gerektiğinin altını çizen Belçika Başbakanı, Ankara’daki zirve atmosferinin bu konuda oldukça pozitif olduğunu kaydetti. Askeri yardımların artırılmasının Moskova'ya verilecek en net mesaj olduğunu belirten De Wever, "Ukrayna'ya yönelik askeri desteğin artırılması Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e çok net bir kırmızı kart olacaktır. Bu geri alınamayacak bir kırmızı kart" ifadelerini kullandı.

"Tek taraflı eylemler 5. maddeyi otomatik devreye sokmaz"

Hürmüz Boğazı ve Körfez bölgesinde tırmanan askeri gerilim ile İran gündemine de değinen De Wever, bu krizin küresel ekonomi ve özellikle enerji arzına bağımlı olan Avrupa ekonomileri için ciddi olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkati çekti. İran meselesinin bir NATO konusu olmadığını savunan Başbakan, ittifakın kurucu antlaşmasına atıfta bulunarak şu hukuki sınırı çizdi:

"Bu NATO'nun meselesi değil. Ancak anladığım kadarıyla bu konuyu yine de ele alacağız. NATO Antlaşması'nın 5. maddesi yalnızca bir müttefikin saldırıya uğraması halinde uygulanacaktır. Bir ülkenin tek taraflı askeri eylemleri otomatik olarak İttifak'ın ortak savunma mekanizmasını devreye sokmaz."

Trump ile Dünya Kupası sorusuna yanıt verdi

Gazze'deki insani durum ve çatışmalara ilişkin de önceliğin silahların susması olduğunu dile getiren De Wever, Fransa ve İngiltere'nin bölgedeki uluslararası diplomatik girişimlerini desteklediklerini açıkladı. İlerleyen süreçte bölgede olası bir uluslararası koalisyon kurulması senaryosuna dair de konuşan De Wever, Belçika'nın katkısının hükümet kararıyla değerlendirileceğini ancak ülkelerinin özellikle deniz mayınlarıyla mücadele ve deniz güvenliği alanlarında çok önemli askeri kabiliyetlere sahip olduğunu hatırlattı.

Gazetecilerin, ABD Başkanı Donald Trump ile 2026 Dünya Kupası hakkında ikili bir sohbet gerçekleştirip gerçekleştirmediği yönündeki sorusuna ise De Wever, "Aynı masada oturmuyorduk, bu yüzden birbirimizle fazla konuşma fırsatımız olmadı. Bunu konuşmadığımızı söyleyebilirim" yanıtını verdi.

Kaynak: AA