Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda yürüttüğü güvenlik stratejisi kapsamında, ABD'nin desteğini çekmeye başladığı Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) Suriye ordusuna katılmaları için verilen sürenin Eylül 2025’te dolacağı bildirildi. Güvenlik kaynakları, SDG somut adımlar atarsa sürenin yıl sonuna kadar uzatılabileceğini, aksi halde Türkiye'nin de destekleyeceği askerî operasyonların gündeme gelebileceğini vurguluyor.
Ankara ve Şam'dan Ortak Tavır
Ankara ve Şam yönetimleri, SDG'nin "özerk yapı" ya da "ademimerkeziyetçi yönetim" taleplerine sıcak bakmıyor. Kaynaklara göre SDG sadece Kürt unsurlardan oluşmuyor; Haseke ve Kamışlı bölgelerinde yaklaşık 4-5 bin Kürt gücünün yanı sıra Arap aşiretleri ve Hristiyan gruplar da yapının içinde yer alıyor. Arap aşiretlerinin büyük çoğunluğunun, Suriye ordusuna entegrasyon sürecine destek verdiği belirtiliyor.
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, sürecin sabote edilmemesi adına güvenlik birimleri olası provokasyonları önlemek için çeşitli tedbirler aldı. Kuzey Irak'ta silahların teslimi ve imhası sırasında seri numaralarının kayda geçirildiği, PKK'nın silah bırakma sürecinde hızlı hareket ettiği bildirildi.
Mahmur ve Sincar'dan Türkiye’ye Dönüş Mümkün
Mahmur ve Sincar kamplarında bulunan ailelerin Türkiye’ye dönmek istemesi halinde herhangi bir engelle karşılaşmayacakları ifade edilirken, PKK’nın üst düzey yöneticileri için Afrika ülkelerinin alternatif rota olarak değerlendirildiği aktarıldı. Bu konu, silah bırakma sürecinin tamamlanmasının ardından ele alınacak.
Meclis’te kurulan komisyonun sürece katkı sağlaması bekleniyor. Güvenlik bürokrasisinin mevcut yasalarla sürecin yürütülemeyeceğini ilettiği, silah bırakan örgüt üyelerinin sivil hayata dönmesi için yeni idari ve yasal düzenlemeler gerektiği aktarılıyor.





