TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen yeni düzenlemeyle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda kritik bir değişikliğe gidildi. 1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) sağlanan "devlet katkısı" uygulamasına resmi olarak son verildi.
Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, söz konusu yasal değişikliğin kurumun mali yapısı, merkezi bütçe dengeleri ve emekli aylıkları üzerindeki olası etkilerini ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi. Yılmaz, düzenlemenin emekli maaşlarındaki iyileştirme alanını daraltacağı uyarısında bulundu.
SGK gelirlerinin yüzde 17’sini oluşturan kaynak kesiliyor
2008 yılındaki sosyal güvenlik reformuyla birlikte devletin, SGK’nın her ay tahsil ettiği primlerin dörtte biri (%25) oranında kuruma katkı yapmasının yasal güvenceye bağlandığını hatırlatan Yılmaz, yeni yasayla bu kaynağın kesileceğini belirtti.
Prof. Dr. Yılmaz, uygulamanın kaldırılmasıyla oluşacak tabloyu şu sözlerle özetledi:
"Bunun anlamı, SGK’nın toplam gelirlerinin yaklaşık yüzde 17’sine tekabül eden tutarın her ay düzenli olarak SGK’ya aktarılmayacağıdır. Bunun yerine kurumun vereceği finansman açığı, Hazine'den 'açık finansmanı' şeklinde reform öncesinde eskiden olduğu gibi karşılanacak. Bu değişiklikle SGK’nın finansman açığı kaçınılmaz olarak önemli ölçüde artacaktır."
"Emekli aylıkları enflasyon karşısında reel olarak düştü"
Son yıllarda SGK bütçesinin kağıt üzerinde iyileşme göstermesinde en belirleyici unsurun emekli maaşlarındaki gerileme olduğunu ifade eden Yılmaz, 2023-2025 döneminde prime esas ücretlerin artması ve özellikle belediyelerden yapılan alacak tahsilatlarının etkisiyle gelirlerin arttığını söyledi. Yılmaz, "Asıl iyileşmeyi belirleyen, emekli aylıklarının enflasyonun da etkisiyle reel olarak düşürülmesidir. EYT uygulamasına rağmen prim artış oranlarının harcama artışının üzerinde kalması bütçe dengesini olumlu etkilemişti. 2026'nın ilk 4 ayında devlet katkısı tam aktarılsaydı, SGK bütçesi 85 milyar TL açık yerine 90 milyar TL fazla verecekti" dedi.
"Bütçe açığı düşük gösterilmek istendi"
2026 yılı bütçe verilerine değinen Yılmaz, yasada açık hüküm bulunmasına rağmen bu yılın mart, nisan ve haziran aylarında devlet katkı paylarının kuruma yatırılmadığına dikkati çekti.
Aktarılmayan tutarın yaklaşık 287,9 milyar TL seviyesinde olduğunu belirten Yılmaz, bu durumun ilk 6 aylık bütçe açığını olduğundan daha düşük göstermeye yaradığını ifade etti:
"Eğer SGK’ya bu tutarlar yatırılmış olsaydı SGK bütçe dengesinde 2026 yılında fazla vermeye devam edecekti. Ancak SGK fazla verirken, merkezi bütçe açığı ilk altı ay için açıklanan 943 milyar TL yerine 1,3 trilyon TL'ye yaklaşmış olacaktı."
"Emekli aylıklarını iyileştirme alanı daralacak"
Devlet katkısının kaldırılmasının kısa vadede SGK'nın mali yapısında ciddi dalgalanmalara yol açacağını belirten Prof. Dr. Yılmaz, uyarısını şu ifadelerle tamamladı:
*"Bu durum, SGK'nın merkezi yönetim bütçesine olan mali bağımlılığını artırırken, emekli aylıkları ile diğer sosyal güvenlik harcamalarının iyileştirilmesine ayrılabilecek mali alanı da daraltacaktır.
Sosyal güvenlik sistemi uzun vadeli aktüeryal dengeler üzerine kuruludur. Özellikle önümüzdeki 10 yılda nüfusun yaşlanmasına bağlı olarak sağlık harcamaları ve emekli aylığı ödemelerinde yaşanacak artışlar dikkate alındığında, sistemin sürdürülebilir yönetilmesi şarttır. Kısa vadeli bütçe hedefleri uğruna temel finansman kaynaklarının zayıflatılması orta ve uzun dönemde mali riskleri artıracaktır."*





