Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye'deki fon soruşturmasının ülkenin kredi notuna olası etkilerine ilişkin değerlendirmesini paylaştı. S&P'nin Orta ve Doğu Avrupa (CEE) ile Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) Ülke Kredi Notları Direktör ve Lider Analisti Karen Vartapetov, soruşturmayla bağlantılı gelişmelerin şu ana kadar finansal sistem genelinde geniş kapsamlı bir etki oluşturmadığını ifade etti.
S&P Global Ratings'in Türkiye için 2026'daki ikinci kredi notu ve görünüm değerlendirmesinin 16 Ekim'de açıklanması bekleniyor. Kuruluş, nisan ayında gerçekleştirdiği son değerlendirmesinde Türkiye'nin kredi notunu “BB-/B” seviyesinde teyit ederken, not görünümünü “durağan” olarak korumuştu.
S&P'den fon soruşturmasına ilişkin değerlendirme
Karen Vartapetov, fon soruşturması kapsamında yetkili kurumlar tarafından atılan adımlar ile politika tepkisinin “hızlı ve ikna edici” olduğunu belirtti.
Süreçle ilgili gelişmelerin kontrol altına alındığını ifade eden Vartapetov, finansal sistemin daha geniş bölümünde olumsuz bir etki ortaya çıkmadığını söyledi.
Türkiye ekonomisine ilişkin güven ve algının soruşturma nedeniyle olumsuz yönde değiştiğine dair güçlü bir kanıt bulunmadığını belirten Vartapetov, makroekonomik açıdan da şu ana kadar önemli bir gelişme yaşanmadığını kaydetti.
Döviz kuru ve bankacılık likiditesinde sınırlı tepki
S&P'nin değerlendirmesinde takip edilen göstergeler arasında döviz kuru, dolarizasyon ve finans ile bankacılık sektörünün finansal likiditesi de yer aldı.
Vartapetov, söz konusu alanlarda önemli bir tepki görülmediğini belirterek fon krizinin şu aşamada oldukça izole bir görünüm sergilediğini ifade etti.
Bununla birlikte Vartapetov, yönetişim kalitesi, hukukun üstünlüğü ve politika oluşturma süreçlerinin etkinliğine ilişkin bazı soru işaretlerinin bulunabileceğini dile getirdi.
Fon soruşturması Türkiye'nin kredi notunu etkiler mi?
S&P analisti Vartapetov, fonlarla ilgili gelişmelerin izole kalması halinde Türkiye'nin kredi notunda aşağı yönlü bir baskı oluşmasını beklemediklerini söyledi.
Fon krizinin izole kalması ve hane halklarının reel para birimi cinsinden varlıklara yönelik güvenini sürdürmesi halinde olumsuz etkilerin sınırlı kalacağını belirten Vartapetov, gelişmelerin S&P'nin kredi notu komitesinde de değerlendirileceğini aktardı.
Vartapetov, sürecin komite tarafından muhtemel bir risk unsuru olarak ele alınacağını ancak mevcut aşamada önemli makroekonomik sonuçların ortaya çıktığını gösteren belirgin bir kanıt bulunmadığını ifade etti.
Fon soruşturmasının “dar bir varlık sınıfıyla sınırlı kalması halinde” yatırımcı duyarlılığı üzerinde “oyun değiştirici” bir etki oluşturmasının beklenmediğini de kaydetti.
S&P'nin Türkiye için büyüme ve enflasyon beklentisi
S&P Global Ratings'in Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 beklentileri de değerlendirmede yer aldı.
Kuruluş, Türkiye'de 2026 yılı ortalama enflasyonunun yüzde 30 düzeyinde gerçekleşmesini beklerken, ekonomik büyümenin yüzde 3'e yakın olacağını öngörüyor.
Rezervlerdeki toparlanma Türkiye'nin kredi notunu destekliyor
Vartapetov, rezerv yeterliliğinin Türkiye'nin kredi notu açısından en önemli göstergelerden biri olduğunu belirtti.
Türkiye'nin 2026 yılına rekor seviyedeki rezervlerle başladığını aktaran Vartapetov, Merkez Bankası'nın enerji fiyatlarındaki yükselişin olumsuz etkilerini kontrol altında tutmak amacıyla rezervlerin bir bölümünü kullandığını ve sonrasında bu kaynağın bir kısmını yeniden yerine koyduğunu söyledi.
Brüt rezervlerin ocak ve şubat aylarındaki seviyelerin bir miktar altında bulunduğunu ifade eden Vartapetov, rezervlerdeki toparlanmanın Türkiye'nin kredi notu açısından destekleyici olduğunu belirtti.




