İsrail ordusunun Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetinde yer alan ve Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafede bulunan Ebu Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirdiği 8 hava saldırısının ardından diplomatik yankılar sürüyor.
"Kalıcı Türk askeri varlığı planı yok"
Axios'a açıklamalarda bulunan Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani, İsrail tarafına Ebu Zuhur'da Türk askeri üssü kurulması veya Türk kuvvetlerinin bölgeye konuşlandırılması yönünde herhangi bir niyet olmadığını önceden açıkça ilettiklerini kaydetti:
"Burada bir Türk üssü kurma, kalıcı Türk askeri varlığı oluşturma veya Türk kuvvetlerini bölgeye konuşlandırma yönünde hiçbir plan bulunmuyordu. Tesis henüz faaliyete geçmedi ve büyük ölçüde boştur. Türk askeri yetkililer daha önce eğitim ve geniş kapsamlı askeri iş birliği kapsamında üssü ziyaret etmişti; ancak sahada herhangi bir Türk askeri yığınağı yoktur. Üs, Suriye Hava Kuvvetleri tarafından kullanılmak üzere yenilenmektedir."
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırının hemen ardından Şam yönetiminin üste Türk askeri varlığına izin vermek üzere olduğunu iddia etmişti.
Türkiye iddiaları kesin dille yalanlamıştı
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamaları reddederek, söz konusu tezlerin Suriye'nin egemenliğini ihlal eden hukuksuz saldırıları meşrulaştırma çabası olduğunu duyurmuştu. Açıklamada, Türkiye'nin bölgede istikrar ve güvenlik için Suriye hükümetiyle meşru iş birliğini kararlılıkla sürdüreceği vurgulanmıştı.
"İsrail taahhütlerinden geri adım attı, müzakerelere açığız"
ABD arabuluculuğunda yaklaşık bir yıldır süren temaslarda güvenlik anlaşması taslağı üzerinde kağıt üzerinde mutabakat sağlandığını ancak İsrail'in taahhütlerinden caydığını hatırlatan Şeybani, diplomasi kapısını açık bıraktı:
"Biz İsrail'in güvenlik kaygılarını dikkate aldığımız gibi, İsrail de Suriye'nin egemenliğini, yayılmacı askeri operasyonlara dair endişelerini ciddiyetle ele almalıdır. Gerçek bir siyasi irade gösterilirse müzakereler yeniden başlayabilir. Her iki tarafın güvenliğini teminat altına alan, Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı duyan bir mutabakata varılabilir. Sürekli askeri saldırılar İsrail'e uzun vadeli güvenlik getirmeyeceği gibi bölgesel istikrarsızlığı körüklemektedir."




