TBMM’de staj yapan öğrencilere yönelik “cinsel taciz” iddiasıyla yargılanan ve haklarında 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenen 5 sanıklı davada mahkeme, tutuklu sanıklar hakkında tahliye kararı verdi.
Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, 4’ü tutuklu sanığın yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılmasına hükmetti.
Soruşturma, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde TBMM’de staj yapan bir öğrencinin şikayeti üzerine başlatıldı. İddianamede, olay tarihinde 18 yaşından küçük olan dört mağdurenin Meclis lokantasında görev yapan bazı çalışanlar tarafından tacize uğradığı ileri sürüldü.
Sanıklar hakkında “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” ve “çocuğa karşı cinsel taciz” suçlarından 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
Daha önce tahliye edilip yeniden tutuklanmışlardı
Davanın önceki aşamalarında sanıklar hakkında tahliye kararı verilmiş, ancak savcılığın itirazı üzerine üst mahkeme tarafından yeniden tutuklama kararı alınmıştı.
Son duruşmada mahkeme, tutuklu sanıkların kaçma şüphesinin bulunmadığı, delillerin büyük ölçüde toplandığı ve sabit ikamet sahibi oldukları gerekçesiyle yeniden tahliyelerine karar verdi.
Sanıklar suçlamaları kabul etmedi
Duruşmada söz alan sanıklar, suçlamaları kabul etmediklerini belirterek beraat talebinde bulundu. Sanıklardan bazıları suçlamaların iftira olduğunu öne sürerken, cezaevi sürecinin kendileri ve aileleri üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ifade etti.
Tutuklu sanık Durmuş Uğurlu, 15 yıldır aynı iş yerinde çalıştığını belirterek, "Şerefim, gururum ayaklar altına alındı. Şahsıma yapılan suçlama bana ağır gelmektedir. Bana iftira atılmıştır. Kızımın psikolojisi bozulduğu için okuluna ara vermek zorunda kalmıştır. Suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi.
Tutuklu sanık İbrahim Beşlioğlu ise şikayetçinin yanına bir kez bile gitmediğini öne sürerek, "Ne cinsel içerikli bir mesaj attım ne de başka bir şey yazdım. O gün sadece canım sıkıldığı için muhabbet amacıyla mesaj attım. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum" diye konuştu.
Tutuklu sanık Recep Seven de suçlamaları reddederek, "Bu çocuklar neden 6 ay sonra böyle bir kanıya vardılar? Her hafta öğretmenleri geliyordu. Neden bu kadar zaman sonra böyle bir şey söylediler" ifadelerini kullandı.
Yaklaşık altı aydır tutuklu olduğunu söyleyen Halil İlker Güner ise cezaevi sürecinde aile hayatının olumsuz etkilendiğini belirterek, "Telefon numarasını kendi verdi. Sosyal medyadan kendisi ekledi" dedi ve tahliyesini istedi. Tutuksuz yargılanan sanık Ramazan Çetin de beraatini talep etti.
Mağdur taraf şikayetini sürdürdü
Mağdur taraf ise sanıkların olaylar sırasında öğrencilere yönelik davranışlarda bulunduğunu iddia ederek, şikayetlerinin devam ettiğini ve sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.
Şikayetçi E, sanık Durmuş Uğurlu'nun olayların yaşandığı dönemde çocuğuna "18 yaşındasın, ailen sana karışamaz" dediğini ileri sürerek, "Çocuğuma birden fazla kez dokunmuştur. Şikayetim devam ediyor. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" dedi.
Şikayetçi İ. ise kızının iftira attığının öne sürüldüğünü belirterek, "Mesajlar vardır. Öyle mesajlar mı yazmak lazım? O yüzden şikayetçiyim" diye konuştu.
Savcılık tutukluluğun devamını istemişti
Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanıkların cezalandırılmasını ve tutukluluk hallerinin devamını talep etmişti.
Dava 2 Temmuz’a ertelendi
Mahkeme, davayı 2 Temmuz 2026 tarihine erteledi. Yargılama süreci adli kontrol şartları altında devam edecek.



