Özel, MHP’li Güzgülü’nün cenazesine katıldı: "Ülkücü camia için önemli bir kayıp" Özel, MHP’li Güzgülü’nün cenazesine katıldı: "Ülkücü camia için önemli bir kayıp"

CEMRE POLAT/ANKARA- Türk Ermeni Konusunu Araştırma Vakfı (TEKAR) tarafından düzenlenen "Ermeni İddiaları" konulu söyleşi, Gazeteciler Cemiyeti Basın Evi'nde gerçekleştirildi. Etkinlik, çok sayıda gazeteci ve politikacının katılımıyla gerçekleşti. Söyleşide, Emekli General Ender Güner ve TEKAR Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Kale Meclisi Başkanı Şevket Bülend Yahnici konuşmacı olarak yer aldı. Programın moderatörlüğünü ise Atatürk Yüksek Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Sadık Kemal Tural üstlendi.
Söyleşide, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başkanlarının 24 Nisan 1915 beyanlarındaki iddiaların çürütülmesine yönelik bilgiler paylaşıldı. 28 Mayıs 1918 tarihinde 1 milyon 586 bin Osmanlı Ermenisi'nin hayatta olduğuna dair belgeler kamuoyuna sunuldu. Ayrıca, konuya dair çok sayıda araştırmaya imza atan Hüseyin Ağca, 27 Mayıs 1915 tarihli Sevk ve İskân Kararnamesi’nin uygulamasına ilişkin yönetmeliklere dair bir sunum gerçekleştirdi.
D V G S B D F D V G SKonuşmacılar, Ermeni Soykırımı iddialarına karşı Türk tezlerini savunma ve kamuoyunu bilgilendirmek adına önemli bir platform oluşturan etkinlikte, 1914–1921 dönemi Türk–Ermeni ilişkilerini itiraz edilemeyecek yabancı kaynaklara dayalı olarak kamuoyuna duyurmak için çalışmalar yürüttüklerini aktardı.
Kanlı, “Tarihimizde, azınlıkları korumak ve saygı vardır”
Etkinliğin açış konuşmasını Gazeteciler Cemiyeti adına Başkan Yardımcısı Yusuf Kanlı yaptı. TEKAR Vakfı’nı ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade eden Kanlı, “Türkiye, tarih boyunca çeşitli azınlıklıklara ve kültürlere ev sahipliği yapmış büyük bir medeniyet. Bu medeniyetin belli aşamalarında mezalimler yaşanmış, halkımız kırılmış ve büyük bir ulus olmanın sonucunda da bol miktarda düşman edinmişiz. Bizim tarihimizde azınlıkları korumak ve saygı vardır. 100 yıldır yaşananlar, iddialar ve karşı iddialar bize üzüntü veriyor. Gazeteciler Cemiyeti’ne böyle bir toplantıya ev sahipliği yapma imkânı verdiğiniz için teşekkür ediyorum” sözlerini aktardı. 
Atatürk Yüksek Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Sadık Kemal Tural, "Sözde ‘Soykırım’ iddialarını çürüteceğiz" diyerek TEKAR tarafından derlenen yabancı beyan ve belgelerle iddiaların doğru olmadığını ortaya koyacaklarını belirtti. Tural, “Öldüğü iddia edilen 1 buçuk milyon Ermeni’nin ortaya koyacağız ve sözde soykırım iddiasını çürüteceğiz. ABD başkanlarının her 24 Nisan’da yaptığı beyanlar tarihimizin yanlış anlaşılmasına neden oluyor. TEKAR Vakfı’nın amacı, bize yapılan çirkin iftiralara cevap vermektir.
Vakıf Başkanımız Demirer’in analitik yaklaşımıyla üzerinde durduğumuz nokta, soykırım yalanının isnat ettiği, öldüğü iddia edilen Osmanlı Ermenileridir. 
24 Nisan, soykırım yalanının yıldönümü olarak Türk insanına ve tüm dünyaya inandırılmış vaziyette. Bu tarih, ABD başkanlarının ne diyeceğini endişeyle beklediğimiz bir tarih olmuştur. Geçtiğimiz 24 nisanda Başkan Biden, ‘Türkler Ermenileri katletmiştir’ beyanını yinelemiştir. 
110 yıldır sadece vicdan kapılarını çalmak dışında bir şey yapamadığımız bu iftiraya karşı bu konuyu konuşmaya devam ediyoruz. 
Devletimizin kurumları elinden geleni yaptı ama diaspora direniş gösterdi. Onlara Osmanlı belgeleriyle cevap vermemize rağmen dünyada Vatikan dahil olmak üzere ‘Ermeniler katliama uğramıştır’ kararı geçerliliğini koruyor. Bu ülkeler 1998 yılına kadar sadece 10 taneydi. Bugün, 33 ülke bu görüşü kabul ediyor. Fransa ve Belçika Parlamentosu da bunu kabul edince Avrupa Birliği’ne girme ihtimalimiz ortadan kalktı” dedi.
P1130817“Soykırımı kabul eden 33 ülkede parlamento kararını iptal ettirmeliyiz”
İddialara karşı “ayıplamak” haricinde yalan olduğunu kanıtlamak adına kesin bir sonuç alabilecekleri girişimlerde bulunmaları gerektiğini ifade eden Tural “Atatürk’ün 'Ermeni vukuatı bütün Hristiyan dünyasını aleyhimize sevk eden meselelerin başındadır' sözü, çok büyük bir öngörüdür. Bir sosyoloğun, bir askerin geleceği gören tespitini yapan bu ifadeyi unutmamalıyız. 
Çabamız, bize ve gelecek kuşaklara yapılan bu iftirayı onların kaynaklarıyla cevaplandırmak. Türkiye, medyasıyla, politikacılarıyla, bürokratlarıyla birlik olursa; başta ABD olmak üzere bizi suçlayan 33 ülkenin parlamento kararlarının iptal ettirebilecek güce sahip bir ülkedir. Üstümüze atılan bu iftiranın bizden sonraki nesillere değmesini engellemeliyiz. Bizlere yapılanları unutturmamalıyız” sözlerini aktardı
Güner, “Soykırım yalanını büyütmek için durmadan çalışıyor, insanların algılarını değiştiriyorlar”
Emekli General Ender Güner, 1915 sonrasında 1 milyon 586 bin Ermeni’nin yaşadığına dair belgelerin paylaşıldığı görsel bir sunum gerçekleştirdi. Güner, “Bugüne kadar 30 Hristiyan ülke bu yalana inanmış, hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet almıştır. Soykırım yalanını büyütmek için durmadan çalışıyor, insanların algılarını değiştiriyorlar” dedi. Güner, “1915 sonrasında 1 milyon 586 bin Ermeni’nin yaşadığını belgelerle söylüyoruz. Gelinen nokta ise Türkiye Cumhuriyeti’nin üzerinde ne kadar ağır bir yük oluşturduğunu göstermektedir.  
Suriye’de 486 bin, Güney Kafkasya’da 400 bin, Türkiye’de 700 bin Ermeni’nin hayatta olduğunu kanıtladık. İngilizlerin hazırlattığı Mavi Kitap ve Vahan Kardaşyan’ın beyanları kendi tezini çürütmekte ve soykırım iddiasının dayandırıldığı sayısal verilerin yanlışlığını doğrulamaktadır” diye konuştu. 
Yahnici, “Önce kendi aydınımızı ikna etmemiz gerekiyor”
21. Dönem Ankara Milletvekili ve Ankara Büyük Şehir Belediyesi Kale Meclisi Başkanı Şevket Bülend Yahnici, nüfus meseleleriyle ilgili sorulara yanıt alamadıklarını ifade etti. Araştırmaların ayrımcılık amacı gütmeden Türkiye’nin adını korumak için yapıldığını söyleyen Yahnici, “Irkçılık ve Ermeni düşmanlığı yapmıyoruz. Sadece uluslararası anlamda kendimizi ve hakkımızı korumak istiyoruz. Türkiye, tüm bu talepleri yerine getirmede maalesef çok istekli davranmıyor. 
Medyada, üniversitelerde ‘Ermeni Soykırımı’ denildiğinde tepkiyle karşılaşıyoruz. Ermeni Soykırımını bizim yaptığımıza inanan aydın yapı tarafından engelleniyoruz. Kendi aydınımızı bir soykırım yapmadığımıza ikna etmemiz gerekiyor. Bize yapılan haksızlığı dünyanın yüzüne vurmadığımız sürece, bu iftirayla 100 sene daha yaşarız. 
Ancak ölen ya da öldürüldüğü iddia edilen Ermeni nüfus iddiası karşısında M. Arif Demirer’in büyük çabasıyla diktiğimiz ‘yaşayan Ermenilerin nüfusu’ konusundaki iddiamız büyük ölçüde kabul gören bir husus olmuştur.
Henüz istediğimiz noktaya gelemediysek de alınan mesafe ve konunun üzerine dikkatleri çekme gayretimizle yapılan hamleler bizi oldukça iyi bir seviyeye taşımış görünüyor” diye konuştu.

Editör: Ramazan Atabey