Cemre Polat

1960’lı yıllarda hukuk fakültesinden mezun olmasının ardından kaymakam olma hayali kurarken iki arkadaşının ısrarıyla TRT'ye götürülen Kınal, dönemin ünlü ismi Turgut Özakman'la tanışmasının ardından, TRT’de işe başlamaya karar verdi. TRT’de uzun yıllar yayın şefliği, yayın yönetim müdürlüğü, radyo ve televizyon denetçilik ve müdürlükleri, genel müdür program yardımcılığı ve denetçiliği yaptı.

7D6B97C8 C878 4Fe5 Bb59 2F0D3744192F

Kınal, Özakman ile tanışma hikayesini şöyle anlattı: "O dönem hukuk mezunu olarak kaymakam olmayı bekliyordum. Bir gün TRT’de çalışan iki arkadaşımla karşılaştık ve ısrarlarıyla TRT’deki odalarında çay içmeye gittik.

Biz sohbet ederken içeri biri girdi ve arkadaşlarım ayağa kalktı. Kim olduğunu bilmiyordum, Turgut Özakman'mış. Uzun bir sohbetin ardından Özakman, bana 'Sen de burada işe gir' dedi. İlk başta çok niyetim yoktu ama cebime para girsin diye kabul ettim. Giriş o giriş, herkes gitti ben kaldım."

TRT’de hızla yükselen Kınal, iki yıl içinde yayın şefi oldu ve Diyarbakır’a bölge radyosu kurması için gönderildi. Ankara’ya dönerek Yayın Planlama Dairesi'nde çalıştı. Genel Müdür Denetçiliği, Radyo Daire Başkanlığı görevlerini üstlendi. Başkanlık döneminde TRT FM’i kurdu.

Tsk Rehabilitasyon Merkezi 9

Mehmetçik için kampanya organize etti

Kınal, TRT’deki en büyük projelerinden birinin Mehmetçik için düzenlenen bağış kampanyası olduğunu belirtti. Günümüzde Ankara’da, Bilkent’te bulunan TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi’nin yapım maliyetinin bu bağışla toplandığını belirten Kınal, şöyle konuştu: "Mehmetçik için televizyon ekranlarından bağış topladık. Gazeteciler Cemiyeti, Hürriyet Gazetesi ve TRT destek oldu.

Beklediğimiz bağışı toplayamayınca paşayı aradım, genel müdüre gittim; ‘Bu tür kampanyalar televizyondan yapılsa daha çok duyulur’ dedim. Valilerle, belediye başkanlarıyla konuştum, programa çağırdım. ‘Televizyonda görüneceksiniz’ dedim ve kampanya patladı. Bilkent’teki rehabilitasyon merkezinin parası o gece çıktı. Genel müdür beni aradı, ‘Altan evladım, çok mühim bir iş yaptın, teşekkür ederiz’ dedi.”

Ancak tüm çabalarının ardından Rehabilitasyon Merkezi’nde düzenlenen ‘emeği geçenler’ plaket töreninde isminin anılmamasına ise sitem etti.

Zeki Murenin Son Anlarinda Neler Yasandi Kiyafetinin Adini Son Gece Koymustu 0Nri

Zeki Müren’in son gecesi

TRT’de Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütürken Sanat Güneşi Zeki Müren’in hayatını kaybettiği geceyi de anlatan Kınal, uzun süredir sahneye çıkmayan Müren'i TRT’ye çıkması için ikna ettiklerini söyledi. Sanatçının o gece sahnede ölümü seçtiğini düşündüğünü belirtti.

Kınal, o geceyi şu sözlerle anlattı: "Zeki Müren o dönem içine kapanmıştı, uzun süredir televizyonlara, sahnelere çıkmamıştı. Biz bir teklif göndererek TRT’ye çıkması için ikna ettik. Program için İzmir’e gittik, her şeyi kontrol ettim, son ayarlamaları yaptım. Zeki Müren, Muazzez Ersoy’un büyük seyahat arabasıyla Bodrum’dan gelecekti.

Otelden yer ayırtmıştık ama gece geri döneceğini söyleyip reddetti. O dönem günde 10’un üzerinde ilaç içiyormuş ve son 1 hafta ilaçlarını içmeyi bırakmış. Zaten daha önce de ‘Ben bir gün ölürsem sahnede ölürüm’ demiş, biz bu ayrıntıyı sonradan fark ettik. Yani o geceye hazırlanmış. Hatta kostümünün adını bile ‘Son Gece’ koymuş.

Biz o gece ona hediye etmek için TRT radyolarında ilk kullandığı mikrofonu hazırlattık. Program öncesinde arayıp kendisine bunu duyurduk. Ajda Pekkan ve Muazzez Ersoy gelmişti, programdan önce biraz oturup sohbet ettik. Program banttan yayınlanacaktı ama Zeki Müren canlı yayınlanmasını istedi, biz de bir şey diyemedik.

Ayrıca gazetecilerin de hazır bulunmasını istemişti. Hediye mikrofonu ben takdim edecektim. Konuşmam sırasında bir terslik olduğunu fark ettim, belki kendi de o anı bekliyordu… O gecenin ardından ‘TRT’de doktor yoktu, ambulans yoktu’ vesaire dediler ama yalandı, hepsi vardı. Zeki Müren ne istediyse biz o gün onu yaptık.”

Karalarin Memetleri Izm W V N1 Y Fvus G

Sansürle mücadele

TRT’de içerik üzerindeki baskılar, Altan Kınal’ın meslek hayatında en çok mücadele ettiği konulardan biri oldu. TRT’de görev yaptığı yıllarda sansürle de mücadele ettiğini belirten Kınal, izinleri devlet tarafından onanmış ve tiyatrolarda defalarca oynatılan bir oyunu ekranda yayınladıkları için kendilerine soruşturma açıldığını anlattı.

Durumu trajikomik bulduğunu vurgulayan Kınal, "Devlet Tiyatrosu'nun 'Karaların Memetleri' adlı oyunu o zaman çok ünlüydü, çokça oynanmıştı ve oynanmaya da devam ediyordu. Biz çektik ve yayına verdik, imzasını da ben vermiştim. Adalet Bakanı o gece savcıyı arayarak 'Bu oyunda dine hakaret ediliyor' demiş.

Mahkemeye çıkarıldık, oyunun daha geniş kitlelere yayıldığı gerekçesiyle suçlandık ancak ikinci duruşmada hâkime, ‘Ben dini değerlerle büyümüş bir insanım neden kendi dinimle alay edeyim. Oyundaki karakter bir meczup, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin kıyafetiyle ilgisi yok. Modern Türkiye insanları, çağdaş insanlar sizin gibi, benim gibi giyinirler’ dedim ve ceza almaktan kurtulduk" diye anlattı.

Yıllarca TRT’ye hizmet veren Altan Kınal, Genel Müdür Yardımcılığı görevinden 2004’te emekli olarak yayıncılık hayatına nokta koydu. Ancak anıları, Türk televizyonculuğunun ve radyoculuğunun en önemli dönemlerine ışık tutmaya devam ediyor.

Muhabir: Cemre Polat