Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu (AHEK) üyesi doktorlar düzenledikleri çevrimiçi basın toplantısında Sağlık Bakanlığı’nın, hasta randevularının aile hekimleri üzerinden alınması uygulamasına tepki gösterdi. Hekimler bunun “randevu yoğunluğunun yükünü aile hekimlerinin ve hastaların sırtına yüklemek” olduğunu ifade ettiler. Toplantıya, TTB Merkez Konseyi üyeleri Dr. Ali Kanatlı, Dr. Ayşegül Ateş Tarla ve Dr. İrem Yıldız ile TTB AHEK Başkanı Dr. Sibel Uyan ve AHEK Sekreteri Dr. Kemal Yüksekkaya katıldı.

“Sağlıkta Dönüşüm’ün yıkımı”

İlk sözü alan Dr. Ali Kanatlı, Sağlık Bakanlığı’nın, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın yarattığı yıkımın ağır sonuçlarını aile hekimlerinin üzerine yıkmaya çalıştığını belirterek şunları söyledi:

“Randevu sisteminin kök sorunlarının günde 60-70 hasta bakan, gebe-bebek aşılarıyla ve kronik hasta takipleriyle ilgilenen, halihazırda aşırı iş yükü olan ve ‘Eziyet Yönetmeliği’nin sorunlarıyla karşı karşıya bırakılan aile hekimlerinin üzerinden halledilmeye çalışılıyor. Şubat 2023 depremlerinin üzerinden 3,5 yıl geçmesine karşın Hatay’da 70, deprem bölgesinde 100’den fazla aile sağlığı merkezinde en az 200-300 aile hekimi konteynırlarda görev yapıyor.” Kanatlı Sağlık Bakanlığı’na da seslenerek; “Beceriksizliğinizden dolayı çözemediğiniz sorunları aile hekimlerinin sırtına yüklemeye devam ediyorsunuz.” Kanatlı TTB AHEK’in bu konuyla ilgili çalışmalarının süreceğini de ifade etti.

Ttb Randevu

“Az hasta baktın diye meslektaşlarımızdan savunma isteniyor”

Daha sonra söz alan Dr. Ayşegül Ateş Tarla da bakanlığın birinci basamak ve koruyucu sağlık hizmetlerini değil, tedavi edici sağlık hizmetlerini tercih etmesinin sonuçlarını yaşadıklarını belirtti. Randevu sistemindeki krizin aile sağlığı merkezlerine yüklendiğini, aile hekimlerinin ceza ve performans baskısı ile karşı karşıya bırakıldığını dile getiren Ateş Tarla, “Az hasta baktın diye meslektaşlarımızdan savunma istenmesi kabul edilemez. Poliklinik sayısını artırıp aile hekimlerinin işlerini aksatan, hastaların da sağlıklarını olumsuz etkileyen uygulamalar kabul edilemez. Biz kamusal sağlık hizmetini savunuyoruz. Çökmüş olan bu sağlık sistemine hayır diyoruz ve bunu değiştirmenin bizim elimizde olduğunu vurguluyoruz” diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı’nın 3 Temmuz tarihli yazısı

Aile hekimleri adına ortak açıklamayı ise Dr. Sibel Uyan okudu. “Aile Hekimlerini Randevu Memuru Yapıp Hastane Randevu Sistemini Fiilen Ortadan Kaldıran Sağlık Sistemi Olur mu?” sorusunun yöneltildiği açıklamada, Sağlık Bakanlığı tarafından 3 Temmuz’da yayınlanan, “Aile Hekimi Tarafından Uygulanan Sevk İşlemleri Hakkında” başlıklı yazıya atıf yapılarak şunlar ifade edildi:

“Yazı ile birlikte ‘Elektronik Sevk Veri Paketi’ oluşturulduğu, aile hekimlerinin hastalarını ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında uygun randevu olmasa bile sevk edebileceği bildirildi. Hastanelerdeki randevu sistemini adeta lağvettiğini, aile hekimlerini randevu alma memuruna dönüştürdüğünü ilan eden bakanlık, sağlığın piyasalaştırılması doğrultusunda hasta sayısına odaklanan ikinci ve üçüncü basamak randevulu muayene sisteminin tüm düzenlemelere rağmen yürütemediğini de kabul etmiş oldu.”

Ttb Aile Hekimi

1 milyar 48 bin kez sağlık hizmeti

Açıklamada Sağlık Bakanlığı’nın 2024 Sağlık İstatistikleri Yıllığı verileri paylaşıldı. Buna göre ülkedeki tüm sağlık birimlerinde yaklaşık 1 milyar 48 bin kez sağlık hizmeti verildi. Bunun da kişi başı hekime müracaat sayısının Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülke ortalaması 6,51, Avrupa Birliği (AB) ülke ortalaması 6,3 iken, ülkemizde 12,2 ile rekor bir seviyeye ulaşması anlamına geldiği ifade edildi. Açıklamada şu değerlendirme yapıldı:

“Her geçen yıl artan hasta sayısı, küresel sağlık firmalarına büyük kârlar sağlarken; halkın nitelikli sağlık hizmetine yeterli düzeyde erişememesine yol açmaktadır. Yine aynı istatistiklere göre; 2014 yılında yüzde 70,4 olan halkın sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranının 2024’te yüzde 63,2’ye gerilemesi de bu tespiti doğrular niteliktedir.”

Aile Hekimligi Calisanlari Cimer Ile Seslerini Duyurmaya Calisiyor

“Aile hekimlerini feda eden uygulama”

Birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerine yeterli kaynak ayrılmadığının da vurgulandığı açıklamada, “Birinci basamağın sorunlarına çare bulmak yerine aile hekimlerini feda eden, aile hekimlerini adeta randevu memuruna dönüştüren uygulamalar, hükümetin sağlığı yönetemediğine yönelik tespitlerimizi bir kez daha doğrulamaktadır” denildi.

TTB’nin Sağlık Bakanlığı’ndan randevu talebi

Açıklamada, TTB’nin, Sağlık Bakanlığı’ndan sağlığın sorunlarını konuşmak ve çözüm önerilerini iletmek için randevu talep etmesine rağmen, Bakanlığın “yanlışlar üzerine yanlışlar ekleyerek birinci basamak hekimlerini randevu memuru yapma uygulamalarını hayata geçirmeye çalıştığı” değerlendirmesi yapıldı.

Aile hekimleri ile anket düzenlendi

TTB Aile Hekimliği Kolu olarak iki ay önce aile hekimleri arasında düzenlenen ankete de atıf yapılan açıklamada, “Türkiye genelinden 1.367 meslektaşımız uygulamanın verimsizliğini, iş yükündeki artışı, gerek hastalar gerekse de sağlık çalışanları için oluşturduğu zorlukları dile getirdi” denildi. Randevu almaya çalışan hastaların “Aile hekimine gideceksiniz” diyerek yönlendirildiğine, verilebilecek durumdaki bazı randevuların bilerek ve isteyerek verilmediğine işaret edilen açıklamada, aile hekimlerine “Kanser tarama, akut hastalık alevlenmesi gibi özellikli durumlarda hastanıza erken randevu bulabiliyor musunuz?” diye sorduklarını ve sadece yüzde 7 oranında hekimin “Evet” yanıtı verdiği de dile getirildi.

Kilo verirken en büyük kaybınız kaslarınız olmasın
Kilo verirken en büyük kaybınız kaslarınız olmasın
İçeriği Görüntüle

Ttb Aile Hekimi 1

Randevu alabilmek için aile sağlığı merkezlerinde oluşan sıralar

Her gün sadece randevu alabilmek için yüzbinlerce kişinin aile sağlığı merkezi kapısında beklediği de belirtilen açıklamada, “Sevk baskısı sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ortamı yarattığı gibi; aile sağlığı merkezi çalışanlarının aldıkları ücretin yüzde 65’inin performans kriterlerinden oluştuğu ve hasta memnuniyetinin de bu 12 kriterden biri olduğu düşünüldüğünde gelir kaybına da yol açmaktadır. Hekimler, iyi hekimlik değerleri ve toplumun sağlığı için yoğun çaba gösterirken; memnuniyet kriterleri, şiddet, poliklinik ve acillerde bitmek bilmeyen hasta sayıları karşısında tükenmişlik yaşamaktadır” denildi.

“Koruyucu sağlık hizmeti” talebi

Açıklamada, birinci basamak sağlık hizmetlerinin önemine işaret edilerek, “Toplumun sağlığını önceleyen, birinci basamak sağlık hizmetlerini ve koruyucu hekimliği güçlendiren, basamaklar arası entegre bir sevk zincirine sahip, kamu olanaklarıyla yürütülen, tamamen ücretsiz, herkese eşit, ulaşılabilir bir sağlık hizmeti zor değil, tercihtir” değerlendirmesi yapıldı. Ayrıca hekimlerin ve sağlık emekçilerinin de güvenceli, performansa dayalı olmayan, kamu binalarında, güvenli ortamda çalışıp, emeğinin karşılığını alabildiği bir sağlık sistemi kurmanın da tercih olduğu ifade edildi.

Muhabir: Sultan Özer