Türkiye Diyanet Vakfı, son dönemde gündeme gelen fon tartışmalarının ardından hakkında çıkan haberlere ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Vakıf, tabi olduğu yasal mevzuat gereği kısa sürede kullanılması öngörülmeyen nakdi varlıklarını etkin şekilde değerlendirmekle yükümlü olduğunu belirtti. Açıklamada, mali kaynakların faizsiz finans ilkeleri doğrultusunda değerlendirildiği vurgulandı.
TDV, adı son dönemde piyasalarda gündeme gelen portföy yönetim şirketlerinde ve tasfiye kararı alınan ilgili fonlarda herhangi bir mali kaynağının bulunmadığını bildirdi.
“Mali kaynaklarımızın değer kaybettiği iddiaları gerçeği yansıtmıyor”
Vakıf tarafından yapılan açıklamada, mali kaynakların değer kaybına uğradığı, faizli ürünlerde değerlendirildiği ve borsada yatırımlarının bulunduğu yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Son dönemde piyasalarda adı geçen portföy yönetim şirketlerinde ve tasfiye kararı alınan ilgili fonlarda vakfımızın herhangi bir mali kaynağı bulunmamaktadır. Ayrıca basında yer alan vakfımızın mali kaynaklarının değer kaybına uğradığı, faizli ürünlerde kaynağını değerlendirdiği, borsa üzerinde yatırımlarının olduğu yönünde çıkan haberler gerçeği yansıtmamaktadır.”
TDV’nin fon paylarını azalttığı iddia edilmişti
Türkiye Diyanet Vakfı’nın fon skandalının ardından elindeki fon paylarının önemli bir bölümünü elden çıkardığı öne sürülmüştü.
İddialara göre vakfın 31 Ağustos 2026 tarihinde elinde bulunan fon payı 1 milyar 228 milyon 259 bin 509 seviyesindeyken, bu miktar 29 Eylül 2026 itibarıyla 637 milyon 622 bin 159’a geriledi.
Söz konusu rakamlar üzerinden yapılan değerlendirmelerde, vakfın yaklaşık bir aylık dönemde fon paylarını yarıya yakın oranda azalttığı ileri sürüldü. Türkiye Diyanet Vakfı, açıklamasında tasfiye kararı alınan ilgili fonlarda ve adı geçen portföy yönetim şirketlerinde mali kaynağı bulunmadığını belirterek iddialara karşı çıktı.
Türkiye Diyanet Vakfı’nın açıklaması, fon paylarının azaltıldığı yönündeki iddiaların ardından geldi. Vakıf, mali kaynaklarının değerlendirilmesinde faizsiz finans ilkelerine bağlı kalındığını savunurken, basında yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.




