Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Avrupa Birliği (AB) dışı ülkelerde kurulması planlanan geri dönüş merkezlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Kurum, söz konusu merkezlerin ABD’deki Guantanamo Hapishanesi ile benzer riskler taşıyabileceğini öne sürdü.
Berlin’de “Guantanamo Hapishanesi” benzetmesi
Amnesty International Almanya Genel Sekreteri Julia Duchrow, Berlin’de düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada geri dönüş merkezlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Duchrow, bu merkezleri ABD’nin 11 Eylül saldırılarının ardından yürüttüğü “teröre karşı küresel savaş” süreciyle ilişkilendirilen Guantanamo Hapishanesi’ne benzetti.
Guantanamo’nun işkence gibi uluslararası hukuka aykırı uygulamalarla anıldığını belirten Duchrow, planlanan merkezlerin de benzer şekilde tartışmalı bir yapıya dönüşebileceğini ifade etti.
Hukuki güvenceler ve insan hakları vurgusu
Duchrow, geri dönüş merkezlerinin hukuki güvencelerin zayıfladığı alanlar oluşturabileceğini savundu. Bu merkezlerde tutulacak kişilerin avukatlara erişimde zorluk yaşayabileceğini ve insanlık dışı koşullarla karşı karşıya kalabileceğini öne sürdü.
Daha önce bazı ülkelerde benzer uygulamalara yönelik girişimlerin mahkemeler tarafından hukuka aykırı bulunduğunu hatırlatan Duchrow, bu tür kararların tesadüf olmadığını ifade etti.
Sistematik risk iddiası
Amnesty International temsilcisi, insan hakları ihlallerinin bu modelin yapısal bir parçası olabileceğini dile getirdi. Duchrow, benzer girişimlerin farklı ülkelerde yargı süreçleriyle engellendiğine dikkat çekti.
Açıklamada, geri dönüş merkezlerine yönelik tartışmaların yalnızca siyasi değil aynı zamanda hukuki boyutlarıyla da ele alınması gerektiği vurgulandı.
Almanya’dan farklı değerlendirme
Almanya İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Bernd Krösser ise Almanya ve diğer Avrupa Birliği ülkelerinin bu tür merkezler kurma planını savundu.
Krösser, söz konusu merkezlerde uluslararası mülteci ve insan hakları standartlarına uyulması gerektiğini ifade etti.




