Kültür ve sanat endüstrisinde uzun yıllardır kronik bir sorun haline gelen güvencesiz, güvencesiz ve karşılıksız istihdam modelleri, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin radarına girdi. Sektörün önde gelen kurumlarının sıklıkla başvurduğu "gönüllü çalışan" çağrıları, son olarak bazı kültür sanat kurumlarının yayınladığı "Gönüllü Festival Asistanı" duyurusuyla yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Yabancı dil ve sanat donanımı isteyip ücret ödemiyorlar
Söz konusu festival asistanlığı ilanında 18-30 yaş arası genç profesyonellerden yabancı dil yeterliliği, güçlü iletişim becerileri ve çağdaş sanat donanımı gibi üst düzey mesleki nitelikler talep edildi. Ancak bu donanımlara karşılık herhangi bir maddi ücret politikasının öngörülmemesi, yalnızca "deneyim ve network" vaat edilmesi kültür-sanat bileşenlerinin tepkisini çekti.
AICA Türkiye: "Tümüyle profesyonel iş tanımları maskeleniyor"
Konuya ilişkin yazılı bir kınama ve protesto deklarasyonu yayımlayan Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği Türkiye Şubesi (AICA Türkiye), sanatsal üretimin sürdürülebilirliğinin ancak emeğe saygıyla mümkün olabileceğini savundu. Dernek tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Kültür - sanat alanında saygın ve etkin kurumların sıklıkla 'gönüllü' çalışan çağrısı yaptığını görüyoruz. Sektöründe yapısal sorun haline gelen güvencesiz ve karşılıksız emek sarmalının son örneklerinden biri 'Gönüllü Festival Asistanı' duyurusunda karşımıza çıkıyor. Başta yabancı dil yeterliliği, iletişim becerileri ve çağdaş sanat donanımı gibi ciddi nitelikler talep edilen 18-30 yaş arası genç profesyonelleri, 'deneyim kazanma' vaadiyle, maddi karşılık ödemeksizin çalıştırmak asla kabul edilemez! Sanatsal ve kültürel üretimin sürdürülebilirliği, ancak ve ancak bu üretimin en dinamik yükünü sırtlayan genç profesyonellerin emeğine saygı duyulmasıyla mümkündür. Bu alanda 'gönüllüler' sömürülmemeli; özendirilmeli, ödüllendirilmelidir!"
Sektörün tüm aktörlerine "etik sorumluluk" çağrısı
Gönüllülük kavramının, profesyonel iş gücü maliyetlerinden kaçmak için bir maske olarak kullanılmaması gerektiğini vurgulayan sanat eleştirmenleri, kurumlara adil piyasa koşullarını hatırlattı. Bildirinin sonuç bölümünde yer alan çağrıda, sektör temsilcileri şu sözlerle sorumluluk almaya davet edildi:
"Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği olarak, 'gönüllülük' çağrısının tümüyle profesyonel nitelikli iş tanımlarını maskeleme ve görünmez kılma aracına çevrilmesini kınıyor, protesto ediyoruz. Sektörün tüm aktörlerini ve kurumlarını, genç sanat profesyonellerinin emeğini adil bir ücretlendirme politikasıyla güvence altına almaya, etik sorumluluğa davet ediyoruz."

