Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin Altındağ İlçe Başkanlığı'nın açılış törenine katıldı. Açılış kurdelesini kestikten sonra partililere ve basın mensuplarına hitap eden Özdağ, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında Meclis'ten geçen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete'de yayımlanan çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Murat Karayılan'ın rahatlıkla dolaşabileceği hukuki çerçeve oluşturuluyor"

Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte ortaya çıkacak hukuki ve siyasi risklere dikkat çeken Özdağ, şu ifadeleri kullandı:

"PKK'ya af yasası Cumhurbaşkanı tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi. Birçok değerli ceza hukukçusunun bu yasanın sakıncaları konusunda yazıları, dilekçeleri bulunmasına rağmen yasa imzalandı. PKK affı böylece yürürlüğe girmiş oldu. Bu yasanın uygulanması sırasında ortaya birçok hukuki ve siyasi sorunun çıkacağını çok net bir şekilde şimdiden görüyoruz. Mesela 'Bu yasada yapılan düzenlemeler, Murat Karayılan'ın yarın Ankara'da ve İstanbul'da sokakta rahatlıkla dolaşabileceği bir hukuki çerçeve oluşturuyor' görüşü kıymetli hukukçular tarafından dile getirilmeye başlandı bile.

Ancak mesele sadece bu af yasası değil. Bu af yasasıyla birlikte PKK ve Öcalan'ın taleplerini karşılayacak yasal ve anayasal düzenlemelerin yapılacağı görülüyor ve bu anayasal ve yasal düzenlemeler yapılırken Abdullah Öcalan'ın önemli bir görev üstleneceği, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yapmış olduğu son açıklamadan sonra netleşmiş durumda. Devlet Bahçeli, Öcalan'ın af yasası oluşurken üstlendiği işlevden övgüyle bahsederek, bundan sonra da katkıda bulunması için kendisine bir misyon ve unvan verilmesi gerektiğini ifade etti. Esasen PKK'lı terör örgütü şefleri, Avrupa'dan ve Kandil'den yapmış oldukları açıklamalarda, af yasasında bahis konusu olmayan üçüncü bir komisyondan ve bu komisyona başkanlık yapacak Öcalan'dan bahsetmeye başladılar bile."

"Görüşlerimi paylaştığım için beş ay Silivri'de tutuklu kaldım"

Zafer Partisi olarak sürecin başından itibaren uyarılarını sürdürdüklerini belirten Özdağ, şunları söyledi:

"Türkiye şimdi Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'i tartışır ve yıkıma sürüklerken, kurucu önderleri arasında, tırnak içinde, narko terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'ın da olduğu bir anayasa yapım süreci başlıyor demek ki. Bu konuda Zafer Partisi olarak görüşlerimizi son birkaç günde, son bir ayda değil, bu süreç başladığı günden itibaren Türkiye'nin her yerinde düzenlediğimiz mitinglerle, panellerle, konferanslarla, yürüyüşlerle Türk halkıyla paylaştık. Bu görüşlerimizi paylaştığımız için beş ay Silivri'de tutuklu olarak tutuldum ve hiç dahlim olmayan bir suç isnadıyla mahkum edildim. Ama bütün bu baskılar, tutuklamalar, Zafer Partisi'ni Türk milletine doğru bildiklerini söylemekten alıkoyamadı, bundan sonra da alıkoyamayacak."

"Vatanseverlerin susturulmaya çalışıldığı bir dönemi yaşıyoruz"

Terör eylemlerini övenlere müsamaha gösterilirken affa itiraz edenlerin yargılandığını dile getiren Özdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Eylemlerinin 9. gününde madencilerden bakanlığa çağrı: "Garantörlüğün gereğini yapın"
Eylemlerinin 9. gününde madencilerden bakanlığa çağrı: "Garantörlüğün gereğini yapın"
İçeriği Görüntüle

"Bu süreçte yine görüyoruz ki PKK affı ve Anayasa'nın değiştirilerek Türkiye'nin Yugoslavyalaştırılması, Lübnanlaştırılması, Iraklaştırılması, Türk milletinin etnisitelere ve mezheplere bölünmesine karşı çıkan aydınlar, siyasetçiler, vatandaşlar ağır bir baskı altına alınacaklar. Bundan dolayı PKK'nın, PKK yandaşlarının önü açılırken, hukuksuz açıklamaları ve eylemlerine hoşgörüyle yaklaşılırken, meydanlarda 12 kişiyi yakarak öldürmüş, bebekleri katletmiş birisi 'pişman değiliz' diye bağırırken, hakkında halkı kin ve düşmanlığa teşvikten soruşturma açılmazken, 15 Ağustos'ta PKK'nın lanet ve uğursuz terör eylemini kutlamak için Mersin'de, Adana'da, Ankara'da üç ilçede eylemler yapılırken, bu eylemlerle ilgili, yani Türk askerlerinin şehit edilmesini kutlayan eylemlerle ilgili soruşturma dahi açılmazken, bu eylemlere karşı çıkan, PKK affına karşı çıkan, 'Mehmetçik katillerine af yok' diyen yurttaşların mahkemelere sürüklendiğini görüyoruz. Özetle, PKK'nın, bölücülerin önü açılırken vatanseverlerin, Atatürkçülerin, Türk milliyetçilerinin baskılarla susturulmaya çalışıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Zafer Partisi olarak bu baskılara karşı, bu yıldırma çabalarına karşı, olası provokasyon girişimlerine karşı kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz."

"Kimin kimi öldürdüğünü nereden biliyorsunuz?"

Yasa kapsamında tahliye edilecek kişi sayısına ve kanıt yetersizliklerine değinen Özdağ, sözlerini şu değerlendirmeyle tamamladı:

"Tuncer Bakırhan bir televizyon programında yasa kapsamında 3 bin 400 PKK'lının serbest bırakılacağını açıkladı. Şimdi bu serbest bırakılacak olanlar herhalde komşunun bahçesinden erik çaldıkları için hapse girmediler. Terör eylemlerinden dolayı hapse girdiler. Bir de bu yasanın adam öldürenleri kapsamadığı söyleniyor. Kimin kimi öldürdüğünü nereden biliyorsunuz? Mesela şimdi Kuzey Irak'tan, Suriye'den, İran'dan Türkiye'ye gelecek olan PKK'lılar gelip 'Ben şu çatışmaya girdim, şu çatışmada bulunuyordum, şu çatışmada da şu pusuda da şöyle bir Türk askerini şehit ettim' diye açıklama mı yapacak? Tabii ki yapmayacak.

Bazıları halkı aldatmak için, 'Türk devleti kimin kimi öldürdüğünü, şehit ettiğini biliyor' diyor. Bu doğru değil. Tahminler var, o da kısmen. Ama hukuki bir kanıt yok. Bu anlamda hukuki kanıt olmadığı için, 'Ben bu eyleme katılmadım' diyenin ifadesi kabul edilecek. Ayrıca yine Tuncer Bakırhan, bu yasanın birinci etap olduğunu da ifade ediyor. Yani anlaşılan, bugün açıklanmayan ama ileride çıkacak bir başka af yasası daha olacak ve bugün kapsamayan suçlular da, ki onların sayıları çok daha az, büyük bir bölümü çıkıyor, onlarla kapsama ikinci yasayla alınacaklar."

Kaynak: Anka Haber Ajansı