M. Salih Sertkal / Van

Van’ın sayılı adalarından, Van Gölü’nü süsleyen martıların üreme noktası olan Çarpanak Adası’nda doğal yaşam alanı tehdit altında. Resmiyette turizme kapalı olduğu belirtilen, hafta sonları yüzlerce insanın gezdiği Çarpanak Adası’nda, ziyaretçiler adada bulunan doğal yaşama farkında olmadan zarar veriyor. Martıların, ilkbaharla beraber yumurtlama sezonu olması ve bir süre sonra kuluçkaya yattığı yuvalar, ziyaretçilerin ayakları altında eziliyor tahrip oluyor. Birçok ziyaretçi, yumurtalara basarken doğal yaşam alanını yok ediyor. 

1 4

Martıların yaşam alanlarının tahrip edilmesine ilişkin görüş bildiren Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, martıların doğal alanlarının sıkı bir şekilde koruma altına alınması gerektiğini vurguladı. Yaşam alanları ve üreme yerleri tahrip edilen martıların saldırganlaştığına dikkat çeken Prof. Dr. Aslan, yaşanan tahribatla beraber ekolojik dengenin zarar gördüğünün altını çizdi. 

Profdraslan

Türkiye’deki kuş türünün yarısı, Van Gölü Havzası’nda yaşıyor

Türkiye’de yaşayan 475 kuş türünden 232’si, Van Gölü Havzası’nda bulunuyor. Havzadaki en yüksek orana sahip olan martılar, genellikle Çarpanak, Adır, Akdamar adalarını doğal yaşam alanı olarak tercih ediyor. İnsan yoğunluğunun çok az olduğu adalarda, bahar mevsimiyle kuluçkaya yatan martılar, burada üreme sürecini tamamlıyor. Nesli tehlike altında olmasa da üreme dönemlerinde adaları ziyaret eden insanlar tarafından bilinçsiz bir şekilde tahrip edilmesi martıların, yaşamdan kopmasına neden olabiliyor.

“Üreme alanlarının zarar görmemesi için adalar ziyaretlere kapalı tutulabilir”

Akdamar Adası’nın güneyinde bulunan Çarpanak ve Adır adalarının martıların üremek için en çok tercih ettiği alanlardan olduğunu bilgisini paylaşan Prof. Dr. Lokman Aslan, şunları söyledi:

“Martılar, doğal yaşam alanlarında oluşturdukları yuvalara yumurtalarını bırakıyor. Martıların özelikle adaları tercih etmesinin nedenlerin başında, buralarda insan yoğunluğunun olmaması ve tehdit oluşturmamasıdır. Akdamar Adası, uzundur turizme açık ve insanlar sürekli gidiyor. Fakat Çarpanak ve Adır adalarında şimdiye kadar böylesi bir ziyaretçi akını yaşanmıyordu. İnsanların, martıların üreme dönemi olan dönemlerde bu iki adaya asla gitmemeleri gerekiyor. Gittikleri ayak bastıkları yerler, martıların yaşam ve üreme alanları. Bir ziyaret yapılacaksa da üreme döneminde değil sonraki aylarda yine kontrollü bir şekilde yapılmalı. Çarpanak Adası’na doğru tekneyle gidişlerin yasaklanması gerekiyor. Yumurta bıraktıkları ve kuluçkaya yattıkları yerleri zarar gören martılar, korkabiliyor, ürküyor ve haliyle saldırganlaşabiliyor. Hiçbir şey yapılmasa dahi en azından Mart-Nisan-Mayıs aylarında, martıların üreme alanlarının zarar görmemesi için adalar, ziyaretlere kapalı tutulabilir.

Martılar, genelde insan popülasyonunun ve kurt-tilki gibi biyolojik düşmanların olmadığı alanları doğal yaşam alanları olarak tercih eder. Eğer siz gidip martıların doğal yaşam alanlarını tahrip edip yok ederseniz onlar da zamanla insanların yaşam alanlarına müdahil olurlar. Yuva yapmak ve bu yuvalarda üremek adına kentlere akın edebilirler. Binaların çatılarını mesken tutup kentin çöplerinden beslenerek dolaylı olsa da insanların yaşamına bir şekilde dahil olabilirler. Bu da karşılıklı olarak birbirinin yaşam alanlarına müdahaleyi getirir ve her türlü ekolojik dengeyi bozmaya dönük bir daimi tutuma dönüşebilir. Martılar şehirlere geldiğinde başka hayvanları da bu alanlara çekebilir. İnsan ve yaban hayat karşı karşıya gelir bu durumda.”

Vangölüada

“Van Gölü Havzası’nda milyonlarca martı var”

Nesli şu an için tehlike altında olmasa dahi martıların her zaman kontrollü bir korum planına tabi tutulması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Lokman Aslan, sözlerini şöyle tamamladı:

Marmara Denizi’nde “kırmızı alg” alarmı Marmara Denizi’nde “kırmızı alg” alarmı

“Martılar, Şubat sonu Mart ayının başından başlamak üzere mevsim koşullarına da bağlı olarak Akdamar, Çarpanak, Adır adalarındaki doğal yaşam alanlarında yuva yapma ihtiyacı duymadan orta yere yumurtalarını bırakır sonrasında üzerine kuluçkaya yatar. Ada olduğu için biyolojik düşmanları yok ve insan az. Ve böyle üreyen martıların şu an Van Gölü Havzası’ndaki sayıları milyonları buluyor. Biz insanların en değerli hazinesi doğal varlıklarımız ve canlılarımızdır. Bunları korumalı ve yaşam alanlarına saygıyla yaklaşmalıyız.” 

Editör: Ramazan Atabey