Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) öğrencileri, bir yıl önce şüpheli şekilde yaşamını yitiren öğrenci Rojin Kabaiş’in ölümünün aydınlatılması talebiyle beş gündür süren eylemlerini bugün de sürdürdü. Yüzlerce öğrencinin katıldığı yürüyüş ve basın açıklamasında, öğrenciler Adli Tıp Kurumu (ATK) önüne yürüyerek “Sonuna kadar alanlarda olacağız” mesajı verdi; iddialar ve eksik soruşturmaya ilişkin eleştiriler yineledi.
Öğrenciler “Rojin için Adalet” pankartı arkasında toplanıp sloganlarla ATK binası önüne yürüdü. Yürüyüş boyunca atılan sloganlar arasında “Vur vur inlesin ATK dinlesin”, “Susma sustukça sıra sana gelecek”, “Otopside rektörün ne işi var”, “Rektör istifa”, “Hak, hukuk, adalet” ve “Rojin Kabaiş isyanımızdır” yer aldı. Yoldan geçen araç sürücüleri de kornalarıyla yürüyüşe destek verdi.
ATK önünde yapılan basın açıklamasında öğrenciler, Rojin’in ölümünün “intihar” olarak kapatılmak istendiğini, dosyada 10 ay boyunca gizlenen kritik deliller olduğunu savundu. Açıklamada, Rojin’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA bulunduğu iddiasına dikkat çekildi; bu bilginin uzun süre gizlendiği öne sürüldü.
"Öğrencilerden ihmal ve örtbas iddiası"
Basın metninde ve alanda konuşan öğrenciler soruşturmanın taraflı yürütüldüğünü, kolluk kuvvetleri ve savcılığın delilleri toplamamakla, ATK’nin ise önemli bulguları gizlemekle suçlandığını belirtti. Metinde şu ifadeler yer aldı:
“Rojin’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA bulundu. Bu bilgi tam 10 ay boyunca gizlendi. Başından beri hiçbir emare yokken bu ölüme intihar diyen Vali ve Emniyet Müdürü, delilleri toplamayan kolluk görevlileri, kamera kayıtları yok diyen savcı ve en önemli delilleri gizleyen Adli Tıp Kurumu… Rojin’in ölümü münferit bir olay değildir.”
Öğrenciler, Rojin dosyasında yaşananların “kadınların yaşamını hiçe sayan adalet düzeninin gerçeği” olduğunu savunarak, olaya ilişkin tam ve şeffaf bir soruşturma talep etti.
"Sonuna kadar alanlardayız"
Öğrenciler eylemlerinin uzun soluklu olabileceğini belirterek kararlılık mesajı verdi. Öğrenci temsilcilerinden Barış Metin, şunları söyledi:
“Nizamettin Baba'nın sonuna kadar yanındayız. Bizim tek derdimiz güvenli bir kampüs ortamıdır. Başka Rojinlerin ölmesini istemiyoruz. Direnişimizi sonuna kadar devam ettireceğiz. 5 gün olur, 10 gün olur veya 100 gün olur — her şey açığa kavuşana kadar, failler bulunana kadar, rektör bize bir açıklama yapana kadar biz alanlarda olacağız.”
Bir diğer öğrenci Berfin ise “Biz bağırmadan adalet yerini bulmuyor” diyerek, toplumdan ve diğer üniversitelerden dayanışma çağrısı yaptı.
Üniversite yönetiminin açıklamasına tepki
Öğrenciler, üniversite yönetiminin vakitlice adım atmadığını savunuyor. Basın açıklamasında, üniversitenin eylemler başlamadan önce yapmadığı açıklamalar eylemler başladıktan sonra yapılınca “geç kalınmış” olarak nitelendirildi. Öğrenciler, rektörden ve üniversite yönetiminden somut bir açıklama, soruşturmanın şeffaf yürütülmesi ve sorumluların açıklanmasını talep ediyor.




