Abant ve Gölcük'te endemik nilüfer çiçeğini kopartmanın cezası 387 bin 141 lira Abant ve Gölcük'te endemik nilüfer çiçeğini kopartmanın cezası 387 bin 141 lira

Ahmet Çağatay Bayraktar

Sahipsiz sokak köpekleri son bir aydır Türkiye’nin gündeminde AKP’nin Meclis'e getirdiği taslağa göre sahiplendirilmeyen köpeklerin “uyutularak” öldürülmesi öngörülüyor. Sahipsiz köpeklerin tespiti ve takibi belediyeler tarafından yapılması öngörülüyor. Kamuoyunda birçok tepkiye neden olan ve hayvanseverler tarafından Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen mitinglere konu olan “Hayvanları Koruma Kanunu”nda değişiklikte tek çare “hayvanları uyutmak” mı? Ekonomiden kültür sanata topluma dokunan konular hakkında çözüm üretmeyi amaçlayan Yarın Çözüm Araştırmaları Vakfı, Mayıs ayında yayımlandığı “Birlik”te Çözebiliriz başlıklı öneri raporuna göre hiç tartışılmayan sürdürülebilir hatta ekonomiye de destek olabilecek bir çözüm mevcut. Yarın Çözüm Araştırmaları Vakfı (Yarın Vakfı) GüntekinBaşkanı Güntekin Güntay sokak hayvanlarını yakından ilgilendiren “Birlik”te Çözebiliriz raporunun ayrıntılarını 24 Saat Gazetesi'ne anlattı.

Raporu hazırlamaya sokak köpeklerine ilişkin düzenlemenin gündeme gelmesinden yaklaşık 2 ay önce başladıklarını belirten Güntekin Güntay, bilgi kirliliğinden yakınarak tartışmaların bilimsel gerçekliklerden uzak yapıldığını söyledi:

“Köpek popülasyonunun azaltılması adına ‘köpeklerin yüzde 50’ini kısırlaştıralım, dişi köpeklere spiral takalım’ diyenler var. Halbuki bunu sadece erkek köpeklere olacak şekilde 2 milyon erkek köpeği kısırlaştırarak çözüm üretilebilir. Çünkü erkek köpekleri kısırlaştırmak dişi köpeklere göre hem daha az maliyetli hem de ameliyat ve iyileşme süresi dikkate alındığında daha verimli. Veterinere bir köpeği kısırlaştırmak için götürdüğünüzde de bu işlem dişi köpeklerde bin TL daha pahalı. Bunun yanında Dişi köpeğin operasyonu 30 dakikaya kadar çıkabilirken erkek için bu süre yaklaşık 10 dakika. Erkek köpekler 3 günde taburcu edilirken dişinin taburcu edilmesi 7 gün sürüyor.”

Köpek sürülerinde "alfa" faktörü önemli

Peki toplu köpek saldırılarını önlemek için bu kadarı yeterli mi? Güntay şu şekilde yanıtladı:

“Köpek sürülerinin doğal yapısı gereği, sürünün içinde bir alfa erkek çıkıyor. Alfa köpek belirlendiği andan itibaren sürünün davranışı değişiyor, saldırganlaşıyor. Bu noktada sürünün içinden erkeği aldığınızda köpek sürüsü diğer hayvan sürülerine benzer davranışlar göstermeye başlıyor, saldırganlık azalıyor, normalleşiyor. Kısırlaştırılan erkek köpeğin testosteron seviyesi de düştüğü için saldırganlık oranı azalıyor.”

“Öncelik 30 kilo üstü erkek köpekler olmalı”

Türkiye’de 2024 yılı itibarıyla 51 il özel idaresi, bin 391 belediye, 18 bin 275 köy bulunuyor.

14.07.2021 tarihli ve 7332 sayılı “Hayvanları Koruma Kanunu İle Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13’üncü maddesiyle 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na eklenen madde ile büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu yirmi beş bini aşan büyükşehir ilçe belediyeleri ile diğer belediyeler, sahipsiz veya güçten düşmüş ya da tehlike taşıyan hayvanların korunması ve bakımının yapılması ile rehabilitasyonunun sağlanması amacıyla hayvan bakımevleri kurmakla yükümlü.

Kanun kapsamında nüfusu 25 binin altında olan belediyeler de sorumluluk alanındaki bu hayvanları en yakın hayvan bakımevine götürerek rehabilite ettirme zorunluluğunu taşıyor. Hayvan bakımevine sahip belediyelere baktığımızda; nüfusu 75 binin üzerinde olan yaklaşık 280 belediyeden 166’sında, nüfusu 25 bin-75 bin arasında olan 217 belediyeden 53’ünde ve nüfusu 25 bin altında olan yaklaşık 894 belediyeden 26 tanesinde hayvan bakımevi bulunuyor.

Mevcut yasal düzenlemenin sahipsiz köpek durumuna kalıcı çözüm getirmekten uzak olduğunu vurgulayan Güntay, çözüm için tüm STK’lerin bir birlik zemininde buluşması gerektiğini savundu. Vakfın önerdiği “Birlik Modeli”ne göre il ve ilçe belediyeleri, il veya ilçe Tarım Orman Müdürlükleri, sivil toplum kuruluşları ile gönüllü kurum ve kişilerin dahil olacağı süreç içinde her ilk merkezinde bütün bölgenin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanması gerektiğini vurgulayarak, “Barınaklar aslında maliyetli değil, içinde yer alan hastane gibi tesisler maliyeti artıran unsurlar. Yapılan bu yatırımların da atıl kalmaması için az nüfuslu yerlerden ziyade çok nüfuslu şehirlerde açılacak büyük ölçekli barınakların açılması daha verimli olacaktır” dedi. Her köpeğin barınaklarda bulunmasının gerekli olmadığını söyleyen Güntay, “30 kilo üstü erkek köpeklerin kısırlaştırılsa da tekrar çeteleşebilecekleri için mutlaka misafir edilmesi gerekiyor. Mesela Almanya’da 50-65 cm üzeri köpeklerde bu uygulama yapılıyor. Çünkü küçük köpekler hem alfa olamıyor hem de sürüyü koordine edemiyor. Ondan dolayı öncelik hem insanların hem de hayvanların canını yakmadan 30 kilo üstü köpekleri sokaktan çekilmesi olmalı” dedi.

“4 milyon köpeğin uyutulması gerçekçi değil”

Sahipsiz hayvanların uyutulmasının vicdani açıdan sorunlu olduğu kadar gerçekçi de olmadığını sözlerine ekleyen Güntay, “Vakıf olarak önceliğimiz dünyada yaşayan tüm canların sağlıklı bir yaşam sürmesi. Fakat uyutulma seçeceğini destekleyenler, barınakların yükünün azalacağını bahane ederek destekleyebiliyor bu düşünceyi. Halbuki uyutma seçeneğinin de maliyetleri var. Eğer ki hayvan anestezi altında bu işlem yapılsın istenirse bunun maliyeti 2 bin 500 lira. Ayrıca hayvanların sokaktan toplanıp barınağa götürülmesi de bin 500 lira. Toplandıktan sonra hayvanların barınaklarda 30 gün tutulması da gerekecek. Türkiye’de toplam barınak kapasitesi 100 bin. 4 milyon sokak köpeğinin 30 gün barınaklarda bekletmek için yaklaşık 5 yıllık bir süreye ihtiyaç var. Yani 5 yıl boyunca bu köpeklerin bakımı, beslenmesi temin edilip uyutulması gerçekleştirilebilecek. Bu çözümün ise bütüncül olmadığını görüyoruz” dedi.

Köpek maması üretimi cari açığı azaltabilir

Raporda yer alan hayvanların beslenme sorununa yönelik de çözümleri sıralayan Güntay, “Türkiye, yıllık mama ticaretinden yaklaşık 53 milyon dolarlık cari açık veriyor. Bu cari açığı kapatmamız için yıllık 110 bin ton daha mama üretmemiz gerekiyor. Bu da günde 4 ton mama üretecek 100 üretim tesisi kurulmasıyla mümkün. 100 tesisin kuruluş maliyetinin ise toplamda 20 milyon dolar. Tek seferde 20 milyon dolarlık yatırımla yıllık 53 milyon dolarlık cari açıktan kurtulabiliriz. Böylece barınaklardaki hayvanların beslenme sorunu da bu şekilde çözülebilir. Öteki taraftan mama üretimi için gerekli malzeme de belediyeler tarafından toplanan ve metan gazı ile elektrik üretmek için depolarda tutulan yıllık 100 bin ton mezbaha ve hal atıklarının mama üretiminde kullanılabilir. Bunlara kanatlı hayvan üreticilerinin atıkları ve askeri birliklerin yemek atıkları da eklenirse mevcutta yürütülen sıfır atık politikasına da destek sağlanmış olunacak” dedi.

Muhabir: Ahmet Çağatay Bayraktar