Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından düzenlenen YKS oturumlarının geride kalmasıyla birlikte, üniversite kapısındaki adayları en az sınav kadar kritik olan tercih listesi hazırlama heyecanı sardı. 22 Temmuz’da ilan edilmesi beklenen sonuçlar öncesinde, yükseköğretim kalite güvencesi ve uluslararası program akreditasyonu alanında çalışmalar yürüten uzman Saygı Ünlü, sürece ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Üniversite tercihinin yalnızca puanlara göre yapılan mekanik bir yerleştirme süreci olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Ünlü, adayların gelecekte içinde yer alacakları akademik ve mesleki ekosistemi seçtiklerini hatırlattı.

Üniversite Yaşı 15-(copy)

"Asıl soru: 'Hangi üniversiteye girebilirim' olmamalı"

Adayların tercih etmeyi düşündükleri programı çok boyutlu bir süzgeçten geçirmesi gerektiğini belirten Saygı Ünlü, adayların kendilerine sorması gereken temel soruları şu şekilde özetledi:

Öğrencilerin dikkat becerileri için MEB'den PürDikkat hamlesi
Öğrencilerin dikkat becerileri için MEB'den PürDikkat hamlesi
İçeriği Görüntüle

“Bir aday için asıl soru sadece ‘Hangi üniversiteye girebilirim’ olmamalı. Bununla birlikte ‘Bu program bana ne öğretecek, beni nasıl yetiştirecek, hangi yetkinliklerle mezun edecek ve mezuniyet sonrasında bana nasıl bir yol açacak’ sorularının da yanıtı aranmalı. Adaylar tercih döneminde bölümün müfredat, uygulama olanakları, staj imkanları, akademik kadrosu, öğrenci destek hizmetleri, mezun izleme sistemi ve varsa akreditasyon durumuna ilişkin mutlaka kapsamlı bilgi edinmeli.”

"Üniversite tercihi bir program kalitesi değerlendirmesi"

Tercih listesinin yalnızca geçmiş yılların taban puanlarına ve popüler eğilimlerine göre oluşturulmasının eksik bir yaklaşım olacağını kaydeden Ünlü, uluslararası akreditasyon süreçlerindeki değerlendirme felsefesinin adaylar tarafından da benimsenmesi gerektiğini ifade etti:

“Uluslararası akreditasyon süreçlerinde bir program yalnızca ders listesinden ibaret görülmez. Programın nasıl tasarlandığı, öğrencinin hangi bilgi ve becerilerle mezun olacağı, ölçme-değerlendirme yöntemleri, öğrenciye sunulan destekler, mezunların takibi, sektör ve paydaş geri bildirimleri ile sürekli iyileştirme mekanizmaları birlikte değerlendirilir. Adaylar da tercih döneminde benzer bir bakış açısı geliştirmeli. Akreditasyon, bir programın bağımsız bir dış değerlendirme sürecinden geçtiğini gösterir. Bu, aday için tek başına karar verdirici unsur olmayabilir ancak programın kalite güvencesi, sürekli iyileştirme, öğrenci geri bildirimi, mezun izleme ve eğitim-öğretim süreçlerini belirli standartlar çerçevesinde ele aldığını göstermesi bakımından önemli bir işarettir.”

Üniversite internet sitelerinde "şeffaflık" uyarısı

Tercih sürecinde üniversitelerin resmi web sayfalarının adaylar için birer reklam panosu değil, şeffaf bilgi kaynağı olarak kullanılması gerektiğine değinen Ünlü, web sitelerinde yer alan bilgilerin güncelliğinin kritik bir veri olduğunu söyledi. Ünlü, "Bir aday, tercih etmeyi düşündüğü bölümün web sayfasına girdiğinde o programın amacını, müfredatını, uygulama ve staj olanaklarını, akademik kadroyu, mezuniyet sonrası kariyer alanlarını, akreditasyon bilgisini ve öğrenci destek hizmetlerini açık şekilde görebilmeli. Eğer bu bilgiler eksik, güncel değil ya da anlaşılır biçimde sunulmuyorsa aday mutlaka üniversiteye soru sormalı" dedi.

Popüler bölümler için 'risk'uyarısı

Her dönemin kendine has popüler bölümleri olduğunu ancak bu durumun her öğrenci için başarı getirmeyeceğini belirten Saygı Ünlü, sözlerini ailelere ve adaylara yönelik şu tavsiyelerle tamamladı:

“Popüler görünen her bölüm her öğrenci için doğru tercih olmayabilir. Doğru tercih, öğrencinin kendini tanıması, programı doğru analiz etmesi ve mezuniyet sonrası fırsatları gerçekçi biçimde değerlendirmesiyle ortaya çıkar. Adaylar bölüm seçerken sadece bugünkü puanlarını değil, dört yıl sonra nasıl bir mezun olmak istediklerini de düşünmeli. Aileler tercih döneminde öğrencileri yalnız bırakmamalı ancak karar sürecinde adayın ilgisi ve hedeflerinin dikkate alınması hayati önem taşıyor.”

Uzmanlar, resmi tercih dönemi başlamadan önce üniversitelerin web siteleri, ders planları, mezun profilleri ve YÖK Atlas gibi dijital veri havuzlarından ön araştırma yapılmasının bilinçli bir kariyer planlaması için elzem olduğunu hatırlatıyor.

Kaynak: Anka Haber Ajansı