Alaeddin Yavaşça ve TRT Müzik

Birsen GÜRDİL

Teşekkürler TRT Müzik, teşekkürler 1 Mart Türk Sanat Müziği’nin yaşayan en ünlü üstadı Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça’nın doğum günü nedeniyle ekranlara taşıdığımız muhteşem program için yine yürekten teşekkürler.
Evet, değerli müzik icracısıbestekâr, söz yazarı eğitmeni, müzisyen ve de kadın doğum uzmanı Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça’yı TRT Müzik büyük bir yayıncılık örneği göstererek müzik severlerin beğenisine sunmuştu.
Geride bıraktığımız Mart ayı başında musikimizin efsane ismi Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça’yı anma törenleri kapsamında İstanbul Pera Müzesi’nde birde konser düzenlenmişti. Pera’da ayda bir düzenlenen Türk Musiki konserlerinin danışmanlığını yapan Yavaşça, rahatsız olup, hastanede kontrol altında tutulunca, eşi Ayten Yavaşça, konser akışını bozmamak amacıylabu ay eşinin adına düzenlemek inceliğini göstermişti.
Pera’nın müze müdürü Özalp Birol’un da yardımları ile müzikseverler ve Yavaşça hayranları MelihatGülses ve Prof. Dr. Ali Rıza Kural’ın birbirinden güzel besteleri ile Türk Sanat Müziği’ne armağan ettiği şarkıları zevkle dinlediler.
Sunucu Osman Bey’in, ustaca sunduğu programda saz heyetine enstrümanları ile katılan Taner Sayacıoğlu (Kanun), Lütfiye Sezer (Kemençe), Volkan Yılmaz (Ney), Volkan Ertem (Çello) aynı zamanda programın sunuşunu da yapan Osman Nuri Özpetek (Ud), usta icraları içinde sunulan şarkılar salonu dolduran değerli konuklar tarafından dakikalarca alkışlanmıştı.
MelihatGülses, Alaeddin Yavaşça’nın Diyarbakır’da Cahit Sıtkı Tarancı’nın müze evini gördükten sonra yazdığı şiirinden oluşan bestesi;
“Bir tatsız akşam saatindeGörünmez kanatlarınlaCama vurmayın hatıralarO eski saatleri, yeni baştan Kurmayın hatıralar” la konsere başlayan MelihatGülses, daha sonra Prof. Dr. Ali Rıza Kural, sözleri yine bir doktor olan Rahmi Duman’a ait olan çok sevilengulu bir eser olan:
“Kimseyi böyle perişan etme
Allah’ım yeter
Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor
hiçbir haber
Ağlamaktan gözlerim etrafı artık
görmüyor
Hazret-i Yakub’a döndürdü beni Hükm-i kader” bestesini alkış sesleri arasında tamamladı. Üç doktor tarafından oluşturulan bu değerli beste Türk Klasik Müzik arşivlerinin en beğenilen bir eserdir.
Ayten Yavaşça’nın yaşamında eşi Alaeddin Yavaşça ile dizilere konu olacak ilginç olaylar yaşanmış. Hatta Alaeddin Yavaşça eşi için bir tango bile yapmış. 2003 yılında MelihatGülses tarafından okunan tango şu sözlerden oluşmuş:
“Pembe beyaz çiçekler var, sen geline bana
Neredesin Acep bilmem gönül seni arıyor
Uzamasın ayrılık yaklaş hasretim sana
Gözlerim daim seni bak her yerde arıyor”
Prof. Dr. Alâeddin Yavaşça’nın âşık olduğu eşi Ayten Hanım’a, 1951 yılında yazıp bestelediği bir şarkı ise günümüzde yaşayan tüm ses sanatçıları tarafından defalarca okunmuştu:
“Ümitsiz bir aşk düştüm, ağlarım ben halime
Gönlüm kırık bağrım yanık, hasretim ben sana
Senden ayrı yaşayamam da, hayat ölümdür bana
Gönlüm kırık, bağrım yanık, hasretim ben yârime”
Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça eşi için pek çok şarkı sözü yazıp, bestelemiş. İşte 1963 yılında bestelenen güzel bir şarkı:
“Senden uzak günlerim zindan oluyor
Hasretin elemin kalbime doluyor
Gönül bahçende yazık hayal gülü soluyor
Hasretin elemin kalbime doluyor”
600’ün üstünde bestesi olan Alaeddin Yavaşça’nın en çok icra edilen bir eseri de sözleri ve müziği kendisine ait olan:
“Boğaziçi şen gönüller yatağı
Her bucağı âşıkların otağı
Yamaçları sanki cennetin bağı
Mehtabı hoş, güneşi hoş, günü hoş
Boğaziçi herkesi eder sarhoş
Pırıltılar oynaşırken sularda
Ötüşürler martılar kuytularda
Tarabya’da, Bebek’te, Üsküdar’da
Mehtabı hoş, güneşi hoş, günü hoş
Boğaziçi herkesi eder sarhoş”
Kültür ve Turizm Bakanlığı günümüzde yaşayan Türk sanat müziğinin en büyük üstadı için bir kitap yazmış. Çok yerinde bir çalışma, üstelik Sayın Bakan Mehmet Nuri Ersoy, kitabın giriş sözünü de yazmış. Araştırmacı yazar Sinan Sipahi, değerli hoca ile aylar süren söyleşilerden özetleyerek hazırladığı bu değerli yapıtın ötesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın acilen bir konuya el atması gerekmektedir.
Göreve geldiği günden bu yana çok olumlu girişimlerde bulunarak, Türk turizminin güvencesi olmakla kalmamış, sanat ve kültür alanlarında olumlu adımlar atmıştır.
Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi, ülkemiz de de adı ölümsüzlere çıkmış. Büyük usta ve yeteneklerin evleri birer müze olarak geçmişe ışık tutmakla kalmayıp, gelen nesillere örnek olacak değerli mekânlar olarak kalmaktadır.
Kilis’te bulunan tipik bir Anadolu yapısı olan evini değerli hoca müze olarak hizmet vermesi için Kültür Bakanlığı’na bağışlamıştır. Kilis’in en değerli semtinde bulunan evin bazı art niyetli müteahhitler tarafından el konulup, çok katlı bina ve alışveriş merkezi yapılmak istenmektedir.
Bugün 94 yaşında olup, halen hastanede özel bakıma tabi tuttular musikimizin son efsanesinin son isteği olan evinin müze yapılması isteği bir an önce gerçekleşmesi için Sayın Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un yetiştirdiği zihni açık, bilgili, görgülü yüzlerce gencimizin hocası da olan Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça’ya daha nice sağlıklı günler dilerken, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan müze evin bir an önce açılmasını rica ederim.