Gerçekleri Konuşmaktan Korkmayınız… (Atatürk)

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Ebedi Şef’imiz Ulu Önder Atatürk’ün, Türk varlığına ışık tutan çok önemli bir sözüyle yazıma başlamak istiyorum:
“Gerçekleri konuşmaktan korkmayınız..”
Bugün gerçekleri konuşmaya o kadar ihtiyacımız var ki.. Hatta gerçekleri yazmaya da.
Gerçekleri konuşmak, gerçekleri yazmak korkusuzluğuna, su kadar, ekmek kadar nasıl muhtacız.
Evet dürüstlükten, doğruluktan, dik durmaktan korkmamalıyız..
Asıl korkulması gereken; yanlılık, yalakalık ve dalkavukluktur. Bu gibiler, aslında kişiye de, millete de, devlete de zarar veriyorlar.
Soruyorum; bugün gerçekleri yazmaktan korkmayan kaç gazeteci var?
Kaç aydınımız, kaç öğretim üyesi, kaç angaje olmamış okuryazarımız gerçekleri konuşmaktan korkmuyorlar?
Ama çığ gibi büyüyen bir ordumuz var. Kendini aydın diye satan yarı aydınlar ordusu.
Beni sokmayan yılan bin yaşasın diyen bunlar.. “Evet efendimci” dönekleri bunlar.. Nedimeliğin şahı bunlar. Yalakalığın, şaklabanlığın rekortmeni bunlar. Yüzlerine tükürsen “Yarabbi şükür..” diyen bunlar..
İşte o kişiler, kene gibi yapışmışlar halkın sırtına bir türlü utanmak, arlanmak bilmiyorlar. Ayıklasan da bir türlü bitecek gibi değiller.
Bunlar kurban olsunlar cahil denen onur sahibi kişilere..
O cahil gördüğünüz adamın hası kişiler olmasa, bugün tam bir felaketin içinde bulurduk kendimizi.
Onlar cahildir ama adam satmazlar. Onlar cahildir ama yerlere kadar iki büklüm eğilmezler. Onlar cahildir ama, adam gibi adamdırlar. Onlar cahildir ama devletini ve milletini ölümüne sevenlerdir.
Onlar cahildir ama, Türk olmanın gururu ve mutluluğuyla yaşarlar.
Onlar cahildir ama, “Ne mutlu Türk’üm” diyenlerdir.
Onlar cahildir ama, Atatürk gerçeğinin onurlu savunucularıdır.
Onun için ayaktayız, onun için yıkamıyorlar Ay-yıldızlı kalemizi.
O kendini aydın diye satan ve halka tepeden bakan yarı aydınlar, kurban olsunlar o cahil dediklerine..
Gerçekleri konuşmaktan, gerçekleri yazmaktan korkanlara bir çift sözümüz olacak.
Korkunun ecele faydası yok.
Kaldı ki, biz yedi düvelden korkmamış ve onların hakkından gelmiş bir büyük milletiz.
Bu, varoluşumuzun tek ve gerçek güvencesidir.