Bölünme, ey halkım!

Mehmet Necati GÜNGÖR

İbni Haldun, “Coğrafya kaderdir” diyor, doğrudur.
Bu isabetli deyimi daha ileriye götürerek diyebiliriz ki:
“Irk kaderdir.”
Bir kimse, önceden anne-babasını seçemediğine göre, dünyaya geldiğinde hangi ırkın mensubuysa odur. Bunu şerefle kabullenmek durumundadır.
Biz Türk’üz. Elbette, Türklüğümüzle onur duyarız.
Bırakalım, bu vatana vatandaşlık bağıyla bağlı olanlar da kendi mensubiyetiyle onur duysunlar.
Onur duymak onların hakkı değil mi?
Bir insan Türkse Türk, Kürtse Kürt, Çerkezse Çerkez, Lazsa Laz!
Ne diyebiliriz.
İnançlar da seçimdir. Ama biz onu kader olarak kabul ederiz.
Bir insan dünyaya Müslüman olarak gelmişse Müslümandır, Hıristiyan olarak gelmişse Hıristiyan, Musevi olarak gelmişse Musevidir.
Biz ailemizden sünni Müslümanlığı aldık, sünniyiz.
Başkaları ailelerinden alevi Müslümanlığını alamazlar mı?
İnsana dini ve etnisitesi bağlamında kara çalmaya çalışmak, en hafif tabiriyle utanmazlıktır.
İçimizdeki bölücülere sesleniyoruz:
Siz kimsiniz? Hangi gücünüzle kadere hükmedebilir siniz? Kadere hükmetme iddianız varsa  Allah’ın mutlak iradesini nereye koyuyorsunuz?
Yoksa faşist ya da dinsiz misiniz?
İmamoğlu’nu parmaklarına doladılar.
Efendim, görevden alınan belediye başkanlarını nasıl ziyaret edermiş?
Size ne?
O bölgeye gitmişken öyle de bir nezaket göstermişse bunu hangi mantıkla yargılayabiliyor sunuz?
O insanlar suçlu idilerse neden seçime sokup kazanmalarını seyrettiniz?
Suçları devam ediyorsa neden yargılayıp cezalandırmıyorsunuz?
Hiç  bir suç izafe etmeden seçilmiş insanları görevden almak demokrasi ile izah edilebilir mi?
Ayrıca, ülkemizde 5 milyona yakın insan o partiye mensubiyeti dolayısiyle ya da başka saiklerle oy veriyor.
Onların hepsi vatandaş.
Bunları yok mu sayacaksınız?
Oy verdikleri parti legal değilse neden levhaları indirilmiyor?
O partinin emekli milletvekili seçime girmiş, kazanmış, belediye başkanı seçilmiş.
Milletvekili emekli maaşını almaya devam ediyor.
Suçu ne dediğinizde terörle iltisaklı olduğu söyleniyor.
Madem terörle iltisaklı neden dışarıda? Üstüne bir de emekli maaşı veriyorsunuz.
Türkiye hukuk devletiyse bu çelişkilere verilecek mantıklı cevaplar olmalıdır.
Öyle aba altından sopa göstererek 800 bin oyla kazanılmış bir belediyeye kayyum atayamazsınız beyler.
Halkın gücünü test etmeye kalkışmayın!