Kesici’yi dinlerken

Mehmet Necati GÜNGÖR 

Öncesinde, birkaç dostumdan telefonlar aldım.
Hepsinin sorusu aynı: “İlhan beyi dinledin mi?”
Dışarıda olduğum için dinleyememiştim.
Youtobe’ye baktım, orada da yok; sonunda sayın Kesici’ye mesaj attım.
Meğer, konuşma  internete konulmuş.
Youtobe’den dinleme imkânını buldum.
Çok özel ve değerli bir konuşma idi.
Konu, 11. Kalkınma Planı idi.
Kesici’nin konuşması yine “kavl-i leyyin” bir konuşmaydı.
Kimseyi kırmamaya özen gösterdi ama; verdiği mesajlar, iktidarın ekonomi konusundaki beceriksizliğini ortaya koyuyordu.
Meselâ; birinci boğaz köprüsünün o günkü dolar kuru üzerinden maliyeti, günümüz kuruna taşıyarak dedi ki: “Dış borca ödenen faizle 750 tane boğaz köprüsü yapılırdı.”
Müthiş bir tespit.
Mesajlarını ustalıkla süslüyor ve ustalıklı iğnelemeler yapıyor.
Onuncu Kalkınma üzerindeki çalışmasını kitabın kapakçığında yapmış. Kapak üzerine yine rakamları serpiştirmiş.
Bu durumu Sivas yöresine uygun bir deyimle ambalajladı ve dedi ki: “İti oynamış yonca tarlasına dönmüş!”
Sonra, ekonominin düştüğü durumu rakamlarla anlattı.
Sivas yöresine ait o tabiri birçokları ekonominin bu günkü haline benzetmişler.
“İt oynamış yonca tarlası.”
Kesici, Onuncu Kalkınma Planındaki hedeflerin hiçbirisinin tutmadığını rakamlarla açıkladı.
İyiye giden bir şey yok.
Hedefler yarı yarıya gerçekleşebilmiş.
11. Kalkınma Planı ise, 10. Kalkınma Planı’ndan söz etmeden hazırlanmış.
Halbuki yeni planın bir önceki plana yaslandırılarak mukayese edilmesi gerekli.
Kesici, bunu da eleştirdi, onbirincisinin de onuncusu gibi başarısız olduğunu ifade etti.
Arayanlar şunu söylediler:
“Sayın Kesici Meclis’e ekonomi dersi verdi.”
Doğruydu, ben de aynı kanaate vardım.
Ve bir sözünü not ettim:
“Devlet toplantılarda öğrenilir.”
Keşke, 11. Kalkınma Planı üzerindeki görüşmeler iki günle sınırlandırılmayıp beş güne, hatta 15 güne yayılmalıydı.
Bu arada Meclis’in üç yıldızından daha söz etmeliyim:
İyi Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, Erzurum Milletvekili Naci Cinisli, Isparta Milletvekili Aylin Cesir. Biz O’nu “babasının kızı” olarak niteleriz.
Meclis’te hem ülkenin, hem illerinin sorunlarını vukufiyetle dile getiriyorlar.
Bu Meclis, Kesici gibi bilge adamlarını korumalı ve partisi tarafından da lâyık olduğu yerlere taşınmalı.
Bu değerler kolay kolay yetişmiyorlar.