Teknoloji ve yapay zeka gelişiminin optik sektörüne etkileri

Teknolojinin ve yapay zekanın gelişiminin optik sektörüne yansımalarını değerlendiren HOYA Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Hakan Kayra, optik sektöründeki iş gücünün, dijitalleşme ve yapay zekadan olumsuz yönde etkilenmeyeceğini söz konusu teknolojik gelişimin sektöre destek sağladığını söyledi

NAZ AKMAN/ANKARA

HOYA Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Hakan Kayra, sağlık sektörünün önemli kolları arasında yer alan optik sektörünün küreselleşme rüzgarındaki payını değerlendirdi. Teknoloji ve inovatif ürün gamıyla sektör liderleri arasında yer alan HOYA, geleceğin optisyenlerine ilişkin çalışmalarıyla sektöre destek veriyor. Göz sağlığını korumak ve yaşam kalitesini yükseltmek için tasarladığı çözümleri geleceğin optisyenleri ile eğitim aracılığıyla paylaşan HOYA, salgından önce İstanbul Sancaktepe’de bulunan ofisinde optisyen adaylarını üretim alanlarında ağırlayarak sektörel eğitimler veriyordu. Salgın dolayısıyla eğitimlerin online ortama taşındığı pandemi günlerinde ise dijital eğitimlerle interaktif iletişim devam ettiriliyor. HOYA Türkiye ofisinde optisyen adayları için düzenlenen eğitimlerde adayların hammadde olarak gelişinden son aşamaya kadar camın yolculuğunu görebildiklerini belirten Kayra, adaylarla sürekli iletişim halinde olduklarını ve onların olası soru ve önerilerine hızla dönüş sağladıklarını belirtti. Kayra, “Sektörü eğiten ve geliştiren firma olarak geleceğin optisyenleri ile sürekli bir aradayız. HOYA’nın kuruluş amacı insanlara ihtiyaç duydukları en net görüşü sağlamak. Yaşanabilecek bazı problemlerin insanların net görüşünü engellemesini ortadan kaldırmak için biz de göz sağlığı uzmanı geleceğin iş ortaklarına eğitimler vererek yeni teknolojilerimizi anlatıyor, düzenli bilgi akışı sağlıyoruz” dedi.

HOYA Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Hakan Kayra

Yapay zeka sadece “destek kuvvet”
Oxford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, önümüzdeki 25 yıl içerisinde var olan mesleklerin yarısının robotlar ve yapay zeka tarafından ele geçirilebileceğini ifade eden HOYA Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Hakan Kayra, iş gücü piyasasının böyle bir tehdit ile karşı karşıyayken tıp ve sağlık teknolojileri gibi bazı sektörlerin bu konuda endişe duymadığını belirtti. Optisyenliğin de bu mesleklerden biri olduğuna dikkat çeken Kayra, optik sektöründe yapay zekanın sadece “destek kuvvet” olarak bazı konularda yardımcı olabileceğini söyledi. Kayra, “Teknolojinin ve yapay zekanın önlenemez yükselişi kimi meslekleri elimizden alırken kimilerinin de yolunu açıyor. Bunlardan biri de yenilikçi yapısına rağmen ne kadar teknolojiyle donatılırsa donatılsın insan gücüne ihtiyaç duyan optisyenlik. Optik sektörü her ne kadar teknolojiyle iç içe olsa da son kullanıcıya ulaşma aşamasında mutlaka insan işgücüne ihtiyaç duyuyor. Fizyolojik olarak insanların yüz ve göz yapıları farklı olduğu için kişiye uygun üretilen camın göz sağlığı uzmanları yani optisyenler vasıtasıyla montajının doğru yapılması çok önemlidir. Aynı zamanda net görüşe ulaşmak için cam tercihi yapmadan önce kişinin reçete değerleri ve yüz ölçüleri gibi kişisel parametreleri, yaşam tarzı ve tercihleri ile günlük aktivitelerinin de önemi vardır. Göz sağlığı uzmanı, kişiye en uygun cam dizaynını bulup montajını yapıp kişinin yüzüne uygun seçimi yapar. Dolayısıyla bu iş kolu yapay zekanın iş gücü tehdidinden uzak, gelecekte daha da yıldızı parlayacak bir meslektir” sözlerine yer verdi.
Kayra, “Dijitalleşme ve yapay zekadan en zor etkilenecek sektörlerden biri optisyenliktir”
Kayra devamla, “Fizyolojik olarak insanların yüz yapıları göz yapıları farklıdır. Cam ne kadar doğru bir numarayla ölçülmüş olursa olsun, ne kadar mükemmel bir cam üretilirse üretilsin en net görüşü elde etmek için günün sonunda cam kullanıcının yüzüne en uygun şekilde düzenlenmelidir. Optisyenlik mesleğinde gelişen koşullarda gıda sektöründeki gibi otomatlar vasıtasıyla otomatik olarak ölçüm alınıp buna göre sipariş geçme yapılabiliyor. Fakat yapay zekayla işletilen sistemle yapıldığında son kullanıcı gözlüğü taktığında eğer net görüşü elde edemezse karşısında bununla ilgili çözüm önerileri sunacak bir muhatabı olamıyor. Bu nedenle dijitalleşme ve yapay zekadan en zor etkilenecek sektörlerden biri optisyenliktir” dedi.
“Optik cam seçimi kişiseldir ve seçim aşamasında optisyen yardımına ihtiyaç duyulur”
Optisyenlikte insan işgücüne ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Kayra, bu nedenlerden ötürü yakın bir gelecekte sadece yapay zekayla optisyenlik mesleğinin son kullanıcıyla birebir etkileşiminin mümkün olmayacağını belirtti. Farklı iş kollarında farklı optik gereksinimler olduğunu belirten Kayra, “Örnek verecek olursam son kullanıcı bir banka müdürü, dolayısıyla zamanının büyük bir bölümünü masa başında geçiriyor. Misafiri de gelse 1- 1,5 metre arasında sohbet ediyor. 40 cm uzaklığında önünde mutlaka bir tableti var. 65 cm uzaklığında bilgisayarı var. Dolayısıyla yakın ve orta alanda çok daha iyi ve net bir görüş yakalaması gerekiyor. Göz sağlığı uzmanı yakın ve orta kanalı geniş, net bir görüş yakalayacağı bir cam tavsiye etmeli. İş hayatı dışında da araba kullanmayı çok sevdiğini öğrenirse parametreler değişir. Hem orta alanda arabanın içindeki gösterge panelini çok iyi görmesi lazım, aynı zamanda karşıdan gelen araçlara ve yol durumuna göre de geniş bir görüş açısı sağlaması lazım. Kişi karşıdan gelen aniden yola çıkacak şeyleri, yanal alanlardaki nesneleri de çok iyi takip edebilmeli. Bu tespitleri yaptıktan sonra camı önermek de yetmiyor. Bundan sonra o kişinin fiziksel özelliklerine uygun şekilde bu bilgileri optisyenin birleştirmesi gerekiyor. Ölçü ve montaj parametrelerini odaklarını alarak seçmiş olduğu çerçevede o odaklara göre ayarlamaları normal bir cetvelle ölçerek de yapabilir, dijital ölçümleme cihazlarını da kullanabilir. Bunları yaparken montaj yüksekliği, sağ ve sol göz bebeğinin orta burun mesafesine olan uzaklıkları, çerçevenin yüksekliği, burun mesafesi gibi noktalara dikkat etmek gerekiyor. Kaza geçirmiş, doğuştan fizyolojik sıkıntıları olan, yüzüne darbe alan, gözleri simetrik olmayan kişilerde ise parametrelerin değiştirilmesi ve yeniden yorumlanmasına gerekir. Hiçbir fizyolojik problemi, hiçbir sıkıntısı olmasa dahi numaralarından dolayı da bir takım görüş problemleri olabilir. Tüm bu sebeplerden dolayı yakın bir gelecekte sadece yapay zekayla optisyenlik mesleğinin son kullanıcıyla birebir etkileşimi mümkün olmayacaktır. Doğru bir montaj ve doğru bir ölçümleme için yorumlamaların en doğru şekilde yapılması gerekmektedir. Tavsiye verecek bir uzman olmadan bu işin yapılması mümkün değildir” sözlerine yer verdi.
Her bir uluslararası teknolojiye sahip firmanın ürün grubu içerisinde farklı teknolojiler kullanıldığını ifade eden Kayra, “Farklı teknolojiler pazarlama dinamiklerini ön plana çıkarmak için kullanılıyor gibi gözükse de aslında her bir kullanıcının optik ihtiyacı farklıdır. Kişinin reçete değerleri ve yüz ölçüleri gibi kişisel parametreleri, yaşam tarzı ve tercihleri ile günlük aktivitelerine uygun cama optisyen karar vermelidir” dedi.