Türkiye’nin turist bekleyen cennet köşeleri

Meslek icabı günde en aşağı 10-15 günlük gazeteyi gerektiği gibi okuyamasam da birinci sayfasından son sayfasına kadar göz geçirip günün olaylarına vakıf olurum.
Tabi bu arada canımı sıkan ilanlar ve haberlere bakılırsa Türkiye’de ne işiniz var. Tatilinizi orada, burada özellikle de Yunan Adaları’nda geçirin diyen ikazlı duyurulara kafam bozulur.
Benim cennet vatanım dünyada hiçbir ülke ile kıyaslanmayacak güzelliklere sahip doğa, tarih, deniz, güneş, sanat, samimiyet, müzik ve de dünya mutfaklarıyla yarışacak lezzetli yemekleri ile her yaştan insanı ağırlayabilecek yeteneğe sahiptir.
İşte henüz tam manası ile tanınmamış bir yöremiz; Maşukiye belki içinizde adını bile ilk defa duyduğunuz bu yöremiz Sapanca Gölü’nün kıyısında, Kartepe eteklerinin zirvesinde yeşimli yeşil, meyve, sebze tabiri caizse doğal olan Maşukiye’nin bir özelliği de Kartepe’de kayak pistleri, otellerin yaz-kış dolu olması, tabi dağ turizmi de burada geçerli bir spor kolu.
Maşukiye’nin pek bilinmeyen bir özelliği de var. Kurtuluş Savaşı komutanlarından Hasan Paşa’nın buralı olması, Hasan Paşa’dan önce kızı Leyla Atakan yörenin hatta ülkenin tanınmış bir bürokratıdır. İlk Belediye Başkanı olarak İzmit’e büyük katkıları olmuştur.
Son yıllarda Arap turistlerin ilgisini çeken belde İzmit’e sadece 20 kilometre uzaklıktadır. 1860’lı yıllarda Soçi yakınlarında yaşayan Ubıhlardan Öçbe Murat Bey ve yakınları tarafından kurulmuş. Kocaeli sınırları içinde bulunan Maşukiye, İstanbul’a 1,5 saat uzaklıktadır. Benden tavsiye yer yüzünde cenneti düşünebiliyorsanız işte orası Maşukiye’dir.
Iztuzu Plajı’na ev sahipliği yapan yer: Dalyan
Beş kilometrelik bir uzunluğa sahip İztuzu Plajı bugün dünyanın sayılı plajlarından biridir. Son yıllarda turistlerin dikkatini çeken bu yöre Muğla’nın Ortaca ilçesi sınırları içinde Köyceğiz’e bağlı bir tabiat harikası yerdir.
Calbis adı verilen fiyort tipi doğal kanalın bir tarafı tuzlu su, diğer tarafı ise tatlı su olması nedeniyle nadir görülebilecek bir özellik olarak kabul edilmektedir.
Dalyan’ın turist çeken özelliklerinden birisi de kral mezarlarının yüksek kayalara yapılmış olmasıdır. Eski inançlara göre insanın mezarı ne kadar yüksekte olursa, o kadar tanrıya yakın olurmuş. Bu yüzden mezarlar dik kayalara kazılmış.
Dalyan’ın dünya turizm rehberlerinde Caretta Caretta’ların yaşamı ve doğumunu tanıtan haberler bulunmaktadır. İztuzu Plajı gece 20.00 ile sabah 08.00 saatleri arasında konuklara kapatılmaktadır. Geceleri tamamen kaplumbağalara ait olan bu plajın sorumluluğu bir üniversiteye aittir.
Alaçatı ve ünlü bir marka: İmrence
Çeşme yarım adasında yer alan Alaçatı bugün turist çeken beldelerin başında gelmektedir. Bundan yıllarca önce, Antik Çağ’da adı “Agrilia” olan Alaçatı’nın Batı Anadolu tarihindeki adı ise “İonia” diye adlandırılmıştır. Erken Osmanlı tarihinde yani 1361’de kurulan ordu teşkilatının piyade ve süvari birliklerinin yerleşmesi sonucu “Alaçatı” adı verilmiştir.
1930’larda bölgenin sorumlusu olan Hacı Memiş Ağa, Sakız Adası’nın deprem sonucu işsiz kalan Rum gençlerini Alaçatı’ya çağırarak onları bağlarda ve zeytinliklerde çalıştırmaya başlaması ile hareketlenen yöre daha sonra 1850-1890 yıllarında tekrar davet edilen Rumların Alaçatı’da yerleşmek için yaptıkları taş evler bugün birer butik otel, restaurant, cafe bar olarak Türk turizmine hizmet vermektedir.
Kurtuluş Savaşı’ndan sonraki günlerde mübadele kapsamında Selanik muhaciri Hasan Usta, yine kendisi gibi mübadele anlaşması sonrası Alaçatı’ya yerleşen Ülfet hanımla evlenir.
1933 yılında oğulları Ekrem dünyaya gelir. Helvacılık yapan komşusu Sait Usta, yaşlandığını artık bu işi yapamayacağını söyleyerek işi Hasan Usta’ya devreder.
1941’de helva yapımı için kolları sıvayan Hasan Usta, kısa zamanda yörenin tanınmış helvacısı olur. Eşi Ülfet hanımla geceli-gündüzlü çalışan çift helvacının ötesinde tatlı-pekmez, şıra, hatta dondurma yaparak köşeyi dönerler.
Tek oğulları Ekrem, askere gitmiştir. Baba Hasan diktiği zeytin fidanının büyümesi ile zeytincilik yapmış oğlu askerden gelince mahalle bakkalının kızı ile evlendirilmiş onlarda tatlı işine girişmişlerdir.
Yıllar çabuk geçmiş, Hasan Usta 1977’de vefat etmiş, oğlu Ekrem ise 1994 yılında ölünce işlerin başına gelinler ve torunlar geçerek dededen kalan mirası daha da işler hale getirmişler ve bugün Alaçatı’da İmrence adı soylu bir ailenin simgesi olarak adını sürdürmektedir. Tabi aile otel işine de girmiş yemekleri ilede ün salmıştır.
Alaçatı’yı Alaçatı yapan faktör ise 330 gün rüzgarlı bir havaya sahip olup rüzgar sörfü için dünyanın sayılı beldelerinden birisi olmasıdır.
1990’larda kadar kaderine küsmüş olan Alaçatı, bu yıldan sonra sörf tutkunlarının burayı keşfetmeleri üzerine beldeye gelenleri yapımalrı 200’li yıllara dayanan taş evlere olan ilgileri bir anda Alaçatı’yı gözde turizm merkezi haline getirmiştir.
2001 yılında ilk açılan taş otelden sonra 100 yıllık taş evler onarılarak turizmin hizmetine sokulmuştur. Bugün pek çok ünlünün ve iş adamının evi bulunan Alaçatı’da yaz aylarında ülkemizin pek çok ünlü imside yaz tatilinin bir bölümünü burada geçirmektedir.
Ünlüler Çeşme’yi tercih ediyor.
Alaçatı’ya 7 kilometre uzaklıktaki Çeşme, turizm pastasından en büyük parçayı yiyen belde olarak daha ziyade ünlü kişilerin tercih ettikleri bir eğlence merkezidir. Kulüpleri, barları, kafeleri ve beachleri ile paralı zenginlerin yuvalandıkları bu yerde paparazzi dediğimiz magazinci muhabirlere görünmek isteyenlerinde özellikle gelip gösteriş yaptıkları Çeşme, ünlü, ünsüz herkesin ilgisini çeken turistik bir yöremizdir.