Yeni yılda Bodrum

Can PULAK

Bodrum yeni yıla nasıl giriyor, neler yapılıyor, projeler nasıl gidiyor? Yerel seçimden bu yana gözle görülür bir iyileşme var mı? Sivil toplum örgütlerinin yargıya taşıdığı konuların sonucu alındı mı?
Bütün bunları gözden geçirmekte fayda var. Bodrum’da yaşayanlar ne durumda olduğumuzu bilmeliler. Bilirlerse eğer, dedikodu, yalan ve hayal bataklığına düşmeden gerçekleri öğrenmiş olurlar. Öncelikle şunu söylemeliyiz, 8 ayda hayli iş yapıldı Bodrum’da. Elbetteki tüm sıkıntı ve problemlerin bir çırpıda hallolması mümkün değil. Bunun için zamana ihtiyacımız var.Ama dürüst, samimi ve en azından iyi niyetli bir Belediye yönetimine sahibiz. Ayrıca kaymakamlık dahil,tüm kamu kurumlarının da iyi çalıştığını, imkanlar ölçüsünde halkın ihtiyaçlarının karşılanması için yoğun çaba sarf edildiğini görüyoruz.
Önce içme ve kullanma suyuyla ilgili paniği önlemeliyim. Bu konuda bilgi kirliliği var çünkü. Geyik Barajından gelen su, 4. sınıf kalitesiz bir sudur. Bu su direkt olarak arıtılamıyor. Bu yüzden DSİ, Çamköy’deki kaliteli yer altı suyuyla yarı yarıya karıştırarak, Güvercinlik içmesuyu arıtma tesisine ulaştırıyor. Burada suyun kalitesi iyice arttırılarak Bodrum’a veriliyor. Kent sakinleri rahat olsunlar, musluklarından akan su temiz ve halk sağlığı verileri ile örtüşüyor. Yani herhangi bir tehlike ve sıkıntı şimdilik yok.Ama hükümetin aldığı bir kararla Çamköy ve Karacahisar köyleri,termik santral için kömür havzası olarak ilan edildi. Bu karar büyük bir doğa faciasına sebep olmakla kalmayacak, ayrıca su kaynaklarının kaybedilmesine de yol açacak. Öyle olunca, Geyik barajından gelen suyun Çamköy’de iyileştirmesi imkanı ortadan kalkacak, Bodrum’a yeterli ve sağlıklı su verilememesi tehlikesi doğacaktır. O nedenle bir doğa harikası ve orman zengini olan Çamköy’ün kömür havzası yapılması kararı geri alınmalıdır.
Torba’daki otobüs terminali yapımı büyük bir hızla sürüyor. İki aya kalmaz terminal yeni yerine taşınır. Minibüsleri eski yerinde bırakacaklar. Keşke onları da,baskılara boyun eğmeyip taşısalar iyi olurdu. Otobüslerden temizlenecek alanla ilgili proje çalışmaları sürüyor. Öğrendiğime göre altı modern bir otopark,üstü modern bir pazar,geri kalanı ise ağaçlarla donanmış mükemmel bir park olacakmış. Postaneye inen caddedeki manavların bulunduğu bölüm yıkıldı. Geniş bir alan çıktı ortaya. Buraya ünlü mimar Gülay Tezer harika bir proje yapmış. Yine manavlar, minik şık dükkanlar olacak ama, tüm görünümüyle Bodrum’un ruhunu ve havasını iyi yansıtan bir eser çıkacak ortaya.
Kaçak yapılar artık havadan insansız hava aracı (Drone) ile izleniyor. Bugüne kadar kentte 1100 kaçak bina tespit edilmiş. Ben de anlatanların yalancısıyım, bunlardan 264 tanesi, yasal süre tamamlandıktan sonra yıkılmış. Mayıs sonuna kadar 21 kaçak daha yıkılacakmış. Yıkımları Belediye ve mal sahipleri yapıyorlarmış. Peki dev kaçak oteller, dev kaçak siteler, projeleri ikiye katlayan kaçak yapılar ne durumda? Henüz bunlarla ilgili bir yıkıma şahit olmadık ama, Çevre Bakanlığı ile Belediye uyum içinde kaçakların üzerine gidiyorlarmış ki, öyle olursa yakında bunlara da müdahele edilir.
Bodrum’da dernek bolluğu, Tabelasından başka yararlı hizmetini göremediğimiz pek çok sivil toplum örgütü var. Ama içlerinde iki-üç tanesi, toplum yararına çok ciddi görevler yapıyorlar. Örneğin TMMOB ile ODTÜ mezunları derneği bunların başında gelir. TMMOB Bodrum Şubesi, Ortakent’teki külliye projesi (hani İslamiyet tanıtım merkezi ve camii), inşaatı süren Bodrum kalesi, yeni sanayi sitesi, Turgutreis’teki plaj bölümünde yapımı planlanan Sahil Güvenlik bina ve iskeleleri, ormanın arkasından geçirilmesi düşünülen Torba-Güvercinlik devlet anayolu, Koruköy-Kılıç Balıkçılık arasına açılacak ticaret alanı, Güllük yolunun sağına soluna yapılacak ticaret ve konut alanları işini yargıya taşımış. Projelerin bir kısmını iptal ettirmiş, diğerlerinin mahkemeleri sürüyor.
Denizden bakıldığında 12 katli bir bina görünümü taşıyan Külliyeyi Diyanet Vakfı yaptıracaktı. Ruhsatı Çevre Şehircilik Bakanlığından almışlar ama imzalar eksik. TMMOB dava açmış, bilirkişi odayı haklı bulmuş ama mahkeme ruhsatı onaylamış. Bunun üzerine konu İstinaf mahkemesine gitmiş, orada bekliyor. Bu proje inşallah tasarruf tedbirlerine takılmış olsun. Öyle değilse ve inşaat yapılırsa, burası Diyanetin yazlık lojmanı olur.
İki yıldır kapalı ve bir bölümü bu yaz açılan Bodrum kalesi inşaatına gelince, iki yapı yıkılıp yerine bina yapılacaktı.Yasa izin vermediği için yine TMMOB dava açtı,bilirkişiler geldi, Muğla İdari Mahkemesi projeye iptal kararı verdi. İzmir bölge idari mahkemesi de kararı onaylayıp, sadece restorasyona evet deyince, depolarda sergilemeyi bekleyen Uluburun ve Serçe limanından çıkan eserler ortada kaldı. Şimdi kalenin restorasyon inşaatı sürerken, ortada kalan eserlere yeni bir yer aranıyor. Bakanla yapılan görüşmeye göre, Paşatarlası’ndaki öğretmenevi ve İlçe Tarım Müdürlüğü ile ilkokulun bulunduğu arsaya (eski su ürünleri binası)sualtı arkeoloji müzesi yapılacakmış.
Sanayi Sitesi işi de bir alem.Torba’daki o güzelim yere sanayi sitesi yapılır mı? Bunun için güzelim ormanları biçtiler, çok sayıda zeytin ağacını kestiler, odunları sattılar. Mahkeme bu planı da iptal etti. Sanayii sitesi kooperatifinde profesörlerin, doktorların, seyahat acentası sahiplerinin filan ne işi var anlayamadım doğrusu..
229 villa ve 80 yataktan oluşan ASPAT projesinin de başı belada. Burası en eski antik limanlardan biri, üstelik arkeolojik alan. Bu projeyi de mahkeme durdurdu.Sahipleri istinafa gittiler, şimdi konu Danıştay’daymış. İçişleri Bakanlığına bağlanan Sahil Güvenlik Komutanlığı da Aksaz’dan çıkmak zorunda kalınca, Turgutreis’teki plaj bölgesi içinde kalan bir yeri seçmiş ve buranın planlarını yaptırmış. Büyük bir bina inşa edilecek, denize doğru 100 metre derinliğinde dolgu yapılacak, yine denize doğru 500 metre ilerleyen sahil güvenlik ve savaş gemilerimizin de yanaşabileceği bir liman düşünülmüş. Aslında ihtiyaç ama, yeri iyi seçilmemiş. Etrafında 7000 turistik yatağı ve plajları olan bir bölgeden daha elverişli yer bulunamayınca, TMMOB buna da dava açıyor. Görüyorsunuz Bodrum’da davalık olmayan proje yok. Küdür de aynı durumda, Sandıma köyü de… Davalar ne kadar sürer,ne zaman biter kimse bilmiyor.. İnşallah buraları da ranta kurban vermeyiz.
Yılın son haberi, bu kere şiddetli ve sürekli sağanaklar eskisi gibi büyük zararlara ve taşkınlara yol açmadı. Yine belli bölgelerde bir miktar birikim görüldüyse de, felakete sebep olacak bir durum ortaya çıkmadı. Belediyenin olağanüstü gayret ve çabaları dikkati çekti. Temizlik işlerinin de bir düzene girdiğini söyleyebiliriz. Artık çöp dağları, bahçe budama artıkları, hurda ve eski ev eşyaları pek görülmüyor ortalıkta. Ayrıca şehirdeki tüm çöp konteynerlerinin yeşil çim örtüsüyle kaplanmasına da başlandı. Aslında daha yazacak çok şey var ama, da 2020’nin başına bırakalım.