Çocuk hakları alanında faaliyet gösteren çok sayıda kuruluşun da aralarında bulunduğu 160 sivil toplum örgütü, TBMM'ye sunulan ve suça sürüklenen çocuklara yönelik yaptırımların ağırlaştırılmasını öngören kanun teklifine ortak bir açıklamayla itiraz etti. Açıklamada, düzenlemenin çocukları korumaktan çok cezalandırmayı amaçladığı belirtilerek, "Bu bir çocuk koruma politikası değil, çocuklardan vazgeçme politikasıdır" ifadelerine yer verildi.

"#ÇocuklarİçinAdalet" ve "#ÇocuklardanVazgeçmeyin" etiketleriyle paylaşılan açıklamada, sivil toplum örgütleri bir yıl önce "Cezalandırmaya Değil, Korumaya ve Önlemeye Dayalı Bir Yaklaşım" çağrısında bulunduklarını anımsattı. Kuruluşlar, Meclis'e ve kamuoyuna sundukları bilimsel veriler ile çözüm önerilerinin dikkate alınmadığını savundu.

Tarım Orman Bakanlığı personel alımı 2026 ne zaman? 1.874 personel hangi kadrolara alınacak? İşte 2026 detayları
Tarım Orman Bakanlığı personel alımı 2026 ne zaman? 1.874 personel hangi kadrolara alınacak? İşte 2026 detayları
İçeriği Görüntüle

Ortak metinde, Meclis gündemindeki teklifin çocuk haklarını güçlendirmek yerine çocukların daha fazla cezalandırılmasının ve özgürlüklerinden mahrum bırakılmasının önünü açtığı öne sürüldü. Açıklamada, çocukların hak sahibi bireyler olarak değil güvenlik meselesi olarak ele alındığı, uluslararası yükümlülüklerin ve çocuk adalet sistemine ilişkin bilimsel bulguların göz ardı edildiği ifade edildi.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi'nin Türkiye'ye ceza sorumluluğu yaşının en az 14'e çıkarılması yönünde tavsiyede bulunduğu hatırlatılan açıklamada, buna rağmen 12 yaşındaki çocukların kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmesinin gündeme gelmesine dikkat çekildi. Çocukların yetişkinlerle aynı şekilde yargılanmasını öngören düzenlemenin, çocukluk dönemine ilişkin hukuki güvenceleri zayıflatacağı ve çocuk işçiliği, eğitimden uzaklaşma ile çocuk yaşta evlilik gibi sorunların normalleşmesine zemin hazırlayabileceği dile getirildi.

Sivil toplum örgütleri, cezalandırıcı yaklaşımın olumsuz etkilerinin yasa yürürlüğe girmeden de görüldüğünü belirterek, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'nun Tekirdağ Karatepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na ilişkin raporuna işaret etti. Raporda, 288 kişilik kapasiteye sahip kurumda 432 çocuğun kaldığı bilgisine yer verildiği hatırlatılarak, "Eğer daha ağır cezalar çözüm olsaydı, çocuk hapishaneleri neden dolup taşıyor?" sorusu yöneltildi.

Açıklamada ayrıca, TBMM Araştırma Komisyonu'nun çocuk mahpuslarla gerçekleştirdiği görüşmelere de değinildi. Çocukların suça sürüklenmesinde yoksulluk, aile içi şiddet, eğitimden kopuş ve sosyal destek yetersizliğinin belirleyici olduğu ifade edilirken, "Sorun çocuklar değil; yoksulluk, eşitsizlik, eğitimden kopuş ve sosyal hizmetlerin yetersizliğidir" denildi. Adli sisteme dahil olan çocukların bu yapısal sorunların nedeni değil, sonucu olduğu vurgulandı.

Açıklamanın sonunda 160 sivil toplum örgütü, çocuk adalet sisteminin hak temelli, koruyucu ve onarıcı bir anlayışla yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu. Kuruluşlar, çocukların yetişkinler gibi yargılanmasına ve cezalandırıcı politikaların yaygınlaştırılmasına karşı olduklarını belirterek, "Çocukları hedef haline getirmeyin, çocukları koruyamayan politikalarınızı değiştirin" çağrısıyla açıklamalarını tamamladı.

Muhabir: Tolga Çifci