Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından bu yıl 37. kez gerçekleştirilen Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, İstanbul Boğazı’nda adeta bir görsel şölen sundu. Bu prestijli organizasyona yaklaşık 2800 sporcu katıldı ve yüzücüler, 6,5 kilometrelik parkurda kıtalararası unvan için mücadele etti.
Doğukan Ulaç’tan Tarihi Zafer: 4. Şampiyonluk
Erkekler genel klasmanında 37. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı şampiyonu Doğukan Ulaç, 00:56:57’lik derecesiyle bir kez daha birinciliği kazandı. Bu zafer, Ulaç’ın organizasyondaki 4. şampiyonluğuydu. Yarışta, ikinci sırayı Gökhan Yiğitoğlu, üçüncü sırayı ise Mehmet Çağlar aldı.
Kadınlar genel klasmanında ise Su İnal, 2024 Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nda birinci oldu. İnal’ı sırasıyla Eylül Nisa Ayçetin ve Hilal Zeyneb Saraç takip etti.
Yarışta Filistin’e Destek
Yarışın başlamasından önce Kuruçeşme Cemil Topuzlu Parkı’nda toplanan yüzücüler, yarış için Kanlıca Vapur İskelesi’ne götürüldü. Yarış öncesi sağanak yağmur etkili olsa da, katılımcılar bu zorlu hava koşullarına aldırış etmeden start alanına doğru hareket ettiler. Yarışta dikkat çeken bir başka unsur ise bazı yüzücülerin, Filistin’e destek vererek ellerinde Filistin bayraklarıyla start almasıydı. Bu anlamlı jest, organizasyona farklı bir boyut kazandırdı.
İlk olarak 1989 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) desteğiyle düzenlenen Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, her geçen yıl büyüyerek uluslararası bir etkinlik halini aldı. 1989'dan bugüne kadar organizasyona katılan sporcu sayısı ve ülke sayısı her yıl artarak, bu yıl 81 farklı ülkeden 4000'den fazla başvuru alındı. Katılan sporcu sayısı ise yaklaşık 2800’e yükseldi.
Geçtiğimiz yıl (2024) yarışta 1.967 erkek ve 869 kadın olmak üzere toplam 2.836 kişi Boğaz’da kulaç atmıştı. Bu yıl ise kadınlar ve erkekler arasında 37. kez yapılan yarışta dereceye giren sporcular, tarihi bir başarıya imza attı.
Kadınlar kategorisinde en iyi derece, 2006 yılında birinci olan Beren Kayrak’a ait. Kayrak, parkuru 40 dakika 50 saniyede tamamlayarak yarışta en hızlı kadın yüzücü olmayı başardı. Erkekler kategorisinde ise en iyi derece, 2021 yılında Polat Uzer Turnalı tarafından kaydedildi. Turnalı, parkuru 38 dakika 22 saniyede tamamlayarak erkekler rekorunu kırmıştı.
En çok birincilik rekoru ise Hakan Eskioğlu’na ait. Eskioğlu, 10 kez Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı birinciliği kazanarak organizasyonun en başarılı yüzücüsü oldu. 2010 yılından bu yana tüm parkuru tamamlayan yüzücüler, organizasyon sonunda "Kıtalararası Yüzücü" sertifikası ile ödüllendiriliyor.
Uluslararası Katılım: Boğaziçi Yüzme Yarışı’nın Küresel Etkisi
Yarışa yabancı katılım ilk kez 1992 yılında gerçekleşti. 22 Çekoslovakyalı ve 2 Amerikalı yüzücü Boğaz’da kulaç atmıştı. Zamanla bu etkinlik, yalnızca Türkiye'deki sporcular için değil, tüm dünyadaki yüzücüler için büyük bir çekim alanı haline geldi.
Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, 1995 yılında iki Guinness rekoru sahibi köpek Umbra ile de ilginç bir anı yaşatmıştı. Yarış, bugüne kadar olimpiyat şampiyonları ve ünlü yüzücüler tarafından da katılım gösterilmiş bir organizasyon olarak tarih yazmaya devam ediyor.
Çevresel Farkındalık Yaratıyor
2018 yılında Birleşmiş Milletler (UNEP) ve Dünya Bankası tarafından desteklenen ve çevresel farkındalık oluşturan Plastic Disclosure Project (PDP) Sport’a Türkiye’den dahil olan ilk etkinlik olan Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, bu alanda da önemli bir yer edinmiştir.
2016 yılında, Dünya Açık Su Yüzme Birliği (WOWSA) tarafından "Yılın En İyi Açık Su Yüzme Organizasyonu" seçilen yarış, 2019 yılında ise "Dünyanın En İyi 100 Açık Su Yüzme Yarışı" oylamasında birinciliği elde etti. Bu başarılar, yarışın sadece bir spor etkinliği değil, aynı zamanda çevresel duyarlılığa sahip bir organizasyon olduğunun göstergesi.
İstanbul’un Kültürel ve Spor Değerleri Tanıtılıyor
Yarış, İstanbul Valiliği’nin koordinasyonunda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile 26 kamu kurumu ve sivil toplum kuruluşunun iş birliğiyle düzenlendi. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, İstanbul'un eşsiz manzarası eşliğinde tarihi Boğaz’da yüzmenin keyfini çıkarırken, aynı zamanda katılımcılara ve izleyicilere unutulmaz bir deneyim sundu.
TMOK yetkilileri, organizasyonun hem ulusal hem uluslararası spor camiasında büyük prestije sahip olduğunu ve bu etkinliğin İstanbul’un kültürel ve sportif değerlerini dünyaya tanıttığını vurguladı.




