7 Ekim 2023 sabahı Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları ve diğer Filistinli silahlı gruplar, yoğun roket atışları eşliğinde Gazze sınırındaki bariyerleri aşarak İsrail’in güneyindeki yerleşimlere ve askeri noktalara girdi. Birleşmiş Milletler verilerine göre saldırılarda yaklaşık 1.200 İsrailli ve yabancı uyruklu hayatını kaybetti; kurbanların çoğunu siviller oluşturdu. Toplam 251 kişi ise Gazze Şeridi’ne götürüldü.
İsrail aynı gün savaş hali ilan etti ve Gazze’ye hava saldırıları başlattı. Takip eden günlerde operasyon kara harekâtına dönüştü. Böylece 7 Ekim saldırıları, yalnızca İsrail ve Hamas arasındaki çatışmayı değil, Orta Doğu’nun güvenlik ve diplomasi gündemini yıllarca belirleyecek yeni bir dönemi başlattı.

7 EKİM’E GİDEN SÜREÇ NASIL GELİŞTİ?
7 Ekim 2023’te başlayan savaşın arka planı çok daha eskiye uzanıyor. İsrail-Filistin sorununda 1948 ve 1967 savaşları, Filistin topraklarının statüsü, İsrail yerleşimleri, Kudüs ve Mescid-i Aksa üzerindeki anlaşmazlıklar, Filistinli mülteciler ve bağımsız Filistin devleti meselesi onlarca yıldır çözülemeyen başlıca başlıklar arasında yer aldı.
İsrail 2005 yılında Gazze içindeki askerlerini ve yerleşimlerini geri çekti. Hamas, 2006 Filistin yasama seçimlerinde zafer kazandı; 2007’de El Fetih ile yaşanan çatışmaların ardından Gazze’nin kontrolünü ele geçirdi. İsrail bunun ardından Gazze’ye yönelik kara, hava ve deniz kısıtlamalarını ağırlaştırdı. Mısır da Gazze sınırındaki geçişleri çeşitli dönemlerde sınırlandırdı.

2008-2009, 2012, 2014 ve 2021 yıllarında İsrail ile Gazze’deki silahlı gruplar arasında büyük çaplı çatışmalar yaşandı. Buna rağmen kalıcı bir siyasi çözüm sağlanamadı.
2023 yılı ise 7 Ekim öncesinde de özellikle Batı Şeria açısından son derece gergin geçti. Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre 2023, daha 7 Ekim gelmeden İsrail güçleri ve İsrailli yerleşimciler ile Filistinliler arasındaki şiddetin son yıllardaki en yüksek seviyelerinden birine ulaştığı dönemlerden biriydi. Yerleşim faaliyetleri hızlanırken Cenin ve Nablus başta olmak üzere Batı Şeria’da İsrail operasyonları ve Filistinli silahlı grupların saldırıları arttı.
Hamas daha sonra 7 Ekim saldırısını; Gazze ablukası, Batı Şeria’daki İsrail operasyonları, Filistinli tutuklular ve Mescid-i Aksa çevresindeki gelişmelerle gerekçelendirdi. Bu gerekçeler saldırı sırasında sivillerin hedef alınması ve rehin alınmasını uluslararası hukuk açısından meşru hale getirmedi.

7 EKİM 2023 SABAHI NE OLDU?
Saldırı 7 Ekim sabahı yaklaşık 06.30’da Gazze’den İsrail’e yönelik yoğun roket atışlarıyla başladı. Aynı anda silahlı gruplar sınır bariyerlerini farklı noktalardan aşarak İsrail topraklarına girdi. Bazı gruplar kara araçlarını kullanırken deniz ve motorlu yamaç paraşütleriyle geçişler de gerçekleştirildi.
Silahlı kişiler Gazze sınırındaki kibbutzlara, kasabalara, askeri tesislere ve Nova müzik festivalinin düzenlendiği alana ulaştı. İsrail güvenlik güçlerinin saldırıya ilk saatlerde yeterli hızda yanıt verememesi, daha sonra ülkede yoğun biçimde tartışılan büyük bir güvenlik ve istihbarat başarısızlığı olarak gündeme geldi.
Saldırılar bazı bölgelerde saatler boyunca devam etti. İsrail ordusu birçok yerleşimde kontrolü ancak yoğun çatışmaların ardından yeniden sağlayabildi.
![]()
7 EKİM SALDIRILARINDA KAÇ KİŞİ ÖLDÜ?
İlk günlerde ölü sayısı 1.400 civarında açıklansa da daha sonra kimlik tespitleri ve adli incelemelerin ardından rakam aşağı yönlü revize edildi.
Bugün Birleşmiş Milletler ve uluslararası haber kuruluşları saldırılarda yaklaşık 1.200 kişinin öldüğünü kabul ediyor. Bir BM soruşturmasının İsrail kaynaklarına dayandırdığı verilere göre öldürülenlerin en az 809’u sivildi. Ölenler arasında çocuklar, yaşlılar ve yabancı ülke vatandaşları da bulunuyordu.
Nova müzik festivali, saldırının en ağır kayıplarının yaşandığı yerlerden biri oldu. Gazze sınırındaki bazı kibbutzlarda da çok sayıda sivil öldürüldü.
BM soruşturmaları ayrıca 7 Ekim saldırıları sırasında ve bazı rehinelerin tutulduğu dönemde cinsel şiddet yaşandığına ilişkin makul gerekçeler bulunduğunu bildirdi. BM, bazı kamuoyuna yansıyan tekil iddiaları doğrulayamadığını da özellikle belirtti.
251 KİŞİ GAZZE’YE REHİN GÖTÜRÜLDÜ
7 Ekim saldırılarının en önemli sonuçlarından biri rehine krizi oldu.
Birleşmiş Milletler verilerine göre toplam 251 kişi Gazze’ye götürüldü. Rehineler arasında siviller, askerler, kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve yabancı ülke vatandaşları bulunuyordu.
Kasım 2023’te gerçekleştirilen geçici ateşkes sırasında bazı İsrailli ve yabancı rehineler serbest bırakıldı; İsrail de Filistinli tutukluları tahliye etti.
Rehine dosyası daha sonraki bütün ateşkes müzakerelerinin temel unsurlarından biri haline geldi.
İSRAİL 7 EKİM’E NASIL KARŞILIK VERDİ?
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 7 Ekim günü ülkenin savaş halinde olduğunu açıkladı. İsrail ordusu Gazze’ye yoğun hava saldırıları başlatırken yüz binlerce yedek asker göreve çağrıldı.
9 Ekim’de dönemin İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Gazze’ye yönelik “tam kuşatma” uygulanacağını duyurdu. Elektrik, yakıt ve diğer temel ihtiyaçların girişinin kesilmesi uluslararası insancıl hukuk açısından yoğun tartışmalara neden oldu.
13 Ekim’de İsrail, Gazze’nin kuzeyindeki yaklaşık 1 milyon kişinin güneye geçmesini istedi. Birleşmiş Milletler ve yardım kuruluşları bu büyüklükteki nüfus hareketinin ciddi insani sonuçlar yaratacağı uyarısında bulundu.
İsrail ordusu daha sonra Gazze’ye kara harekâtı başlattı. Gazze Şehri, Han Yunus ve ilerleyen aylarda Refah çatışmaların merkezleri arasına girdi.
GAZZE’DE CAN KAYBI 74 BİNİ AŞTI
7 Ekim sonrasında başlayan İsrail operasyonlarının Gazze açısından bilançosu çok ağır oldu.
7 Ekim 2026 itibarıyla Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre savaşın başlangıcından bu yana 74 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti. Bakanlığın toplam can kaybı verileri sivil ve savaşçı ayrımını her vakada ayrı ayrı vermiyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşlar bu rakamları insani durum değerlendirmelerinde temel kaynaklardan biri olarak kullanıyor.
Yüz binlerce kişi yaralandı. Gazze nüfusunun büyük bölümü savaş sırasında en az bir kez yerinden edildi.
Hastaneler, yollar, okullar, konutlar, su ve kanalizasyon altyapısı ağır hasar gördü. BM ve uluslararası yardım kuruluşları dönem boyunca açlık, temiz su sıkıntısı, ilaç yetersizliği ve bulaşıcı hastalık riskine ilişkin art arda uyarılar yaptı.
KASIM 2023’TE İLK ATEŞKES VE REHİNE TAKASI
24 Kasım 2023’te İsrail ile Hamas arasında Katar, Mısır ve ABD’nin arabuluculuğunda geçici insani ara başladı.
Yaklaşık bir hafta süren dönemde çok sayıda İsrailli ve yabancı rehine serbest bırakıldı. Bunun karşılığında İsrail cezaevlerindeki Filistinli kadın ve çocukların bir bölümü tahliye edildi.
Ateşkes 1 Aralık’ta sona erdi ve Gazze’de yoğun çatışmalar yeniden başladı.
2024’TE SAVAŞ HAN YUNUS VE REFAH’A TAŞINDI
2024 yılı boyunca İsrail ordusu Gazze’nin kuzeyindeki operasyonların ardından ağırlığını Han Yunus ve Refah’a yöneltti.
Gazze’nin diğer bölgelerinden kaçan yüz binlerce Filistinlinin Refah’a sığınmış olması nedeniyle İsrail’in burada kara operasyonu başlatma planı uluslararası alanda büyük tartışma yarattı.
Uluslararası Adalet Divanı, Mayıs 2024’te İsrail’e Refah’taki askeri operasyonuyla ilgili ek tedbirler uygulaması yönünde karar verdi ve bölgeye insani yardım girişinin sağlanması gerektiğini belirtti.
GAZZE SAVAŞI ULUSLARARASI MAHKEMELERE TAŞINDI
Güney Afrika Aralık 2023’te İsrail hakkında Soykırım Sözleşmesi kapsamında Uluslararası Adalet Divanı’nda dava açtı.
Divan Ocak 2024’te davanın esasına ilişkin nihai karar vermedi; ancak Gazze’deki Filistinlilerin Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki haklarının korunması için İsrail hakkında geçici tedbirler açıkladı. İsrail’e insani yardımın sağlanması ve Soykırım Sözleşmesi kapsamındaki fiillerin önlenmesi yönünde yükümlülükler hatırlatıldı.
İsrail soykırım suçlamasını reddetti ve askeri operasyonlarının Hamas’ı hedef aldığını, uluslararası hukuka uygun hareket ettiğini savundu.
Savaşın hukuki boyutu yalnızca İsrail’in eylemleriyle sınırlı kalmadı. BM soruşturma mekanizmaları, Hamas ve diğer Filistinli silahlı grupların 7 Ekim’de sivilleri öldürmesi ve rehin almasının da savaş suçları ve diğer ciddi uluslararası hukuk ihlalleri oluşturduğuna ilişkin bulgular yayımladı.
SAVAŞ LÜBNAN’A VE KIZILDENİZ’E YAYILDI
7 Ekim’den bir gün sonra, 8 Ekim 2023’te Hizbullah İsrail’in kuzeyine yönelik saldırılar başlattı. İsrail de Lübnan’daki Hizbullah hedeflerini vurdu.
2024 sonbaharında çatışmalar çok daha geniş ölçeğe ulaştı. İsrail Lübnan’a yoğun hava saldırıları düzenledi ve kara operasyonu başlattı. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah da Eylül 2024’te İsrail’in Beyrut’a düzenlediği saldırıda öldürüldü.
İsrail ile Hizbullah arasında ABD ve Fransa’nın arabuluculuğunda varılan ateşkes 27 Kasım 2024’te yürürlüğe girdi.
Yemen’deki Husiler ise Gazze’ye destek gerekçesiyle Kızıldeniz’de ticari gemilere saldırılar düzenledi. ABD ve İngiltere buna karşı Yemen’de Husi hedeflerine hava saldırıları gerçekleştirdi.
İsrail ile İran arasındaki gerilim de 2024 içerisinde doğrudan karşılıklı saldırılara dönüştü ve 7 Ekim sonrasında başlayan bölgesel güvenlik krizi daha geniş bir coğrafyaya yayıldı.
OCAK 2025’TE ATEŞKES SAĞLANDI
Uzun süren müzakerelerin ardından İsrail ile Hamas arasında yeni bir ateşkes anlaşması 19 Ocak 2025’te yürürlüğe girdi.
Anlaşmanın ilk aşamasında çatışmalar altı hafta süreyle durduruldu; rehinelerin bir bölümünün serbest bırakılması karşılığında yüzlerce Filistinli mahkûm ve tutuklu tahliye edildi. Gazze’ye insani yardım girişinde de geçici bir artış yaşandı.
Ancak anlaşmanın ikinci aşaması konusunda uzlaşma sağlanamadı. İsrail Mart 2025’te Gazze’ye yardım girişini yeniden durdurdu ve daha sonra geniş çaplı askeri operasyonlarını yeniden başlattı.
EKİM 2025’TE YENİ ATEŞKES VE SON YAŞAYAN REHİNELERİN DÖNÜŞÜ
Savaşın ikinci yılı tamamlanırken ABD arabuluculuğunda yeni bir ateşkes anlaşmasına ulaşıldı.
Ateşkes 10 Ekim 2025’te yürürlüğe girdi. İsrail ordusu belirlenen hatlara çekilirken anlaşma, kalan İsrailli rehinelerin serbest bırakılması ve Filistinli mahkûmların tahliyesini içeriyordu.
13 Ekim 2025’te Gazze’deki son 20 yaşayan rehine de serbest bırakıldı. Böylece 7 Ekim 2023’te başlayan rehine krizinin yaşayan rehinelerle ilgili bölümü sona erdi. Ölen rehinelerin cenazelerinin teslimi ise ayrı bir süreç olarak devam etti.
7 EKİM 2026 İTİBARIYLA GAZZE’DE SON DURUM NE?
7 Ekim 2026 itibarıyla ateşkes yaklaşık bir yıldır yürürlükte olsa da Gazze’de şiddet tamamen sona ermiş değil.
Uluslararası haber ajanslarının aktardığı verilere göre ateşkes sonrasında da İsrail saldırıları ve silahlı çatışmalarda Filistinli can kayıpları yaşandı. Gazze Sağlık Bakanlığının savaşın tamamına ilişkin toplam can kaybı ise 74 bini aşmış durumda.
İsrail ordusu Gazze’nin önemli bir bölümünde askeri kontrolünü sürdürüyor. Yaklaşık 2 milyon Filistinlinin önemli bölümü Gazze’nin kalan kesimlerinde ve geçici barınaklarda yaşamaya devam ediyor. Yeniden inşa süreci ise sınırlı ilerliyor.
İsrail, Gazze’de devam eden askeri faaliyetlerinin Hamas altyapısını ve silahlı unsurlarını hedeflediğini savunuyor. BM yetkilileri ve insan hakları kuruluşları ise devam eden yıkım, yardım kısıtlamaları ve sivillerin yaşam koşulları konusunda ciddi uluslararası hukuk endişeleri dile getiriyor. İsrail bu suçlamaların önemli bölümünü reddediyor.
7 EKİM SALDIRILARININ ÜÇ YILLIK BİLANÇOSU
Üç yılın sonunda 7 Ekim 2023 saldırıları ile başlayan dönem hem İsrailliler hem de Filistinliler açısından ağır sonuçlar doğurdu.
İsrail’de yaklaşık 1.200 kişinin öldürüldüğü saldırı, ülke tarihinin en ağır sivil kayıplı saldırılarından biri olarak kayıtlara geçti. 251 kişinin rehin alınması ise savaş boyunca İsrail siyasetinin ve ateşkes görüşmelerinin merkezindeki konulardan biri oldu.
Gazze’de ise İsrail’in askeri operasyonlarının bilançosu çok daha yüksek bir can kaybı ve geniş çaplı fiziksel yıkım yarattı. Gazze Sağlık Bakanlığına göre 74 binden fazla Filistinli öldü; nüfusun büyük bölümü yerinden edildi ve yerleşimlerin önemli bölümü ağır hasar gördü.
7 Ekim’in ardından Lübnan, Yemen, Kızıldeniz, Suriye ve İran’ı kapsayan çatışmalar da Orta Doğu’daki güvenlik dengelerini değiştirdi. Üç yıl sonra Gazze’de ateşkes bulunmasına rağmen kalıcı siyasi çözüm, Gazze’nin yönetimi ve yeniden inşası, İsrail’in güvenliği, Filistin devletinin geleceği ve İsrail-Filistin barış sürecinin yeniden başlayıp başlamayacağı temel belirsizlikler olarak varlığını sürdürüyor.
7 EKİM’DE NE OLDU? KISA KRONOLOJİ
7 Ekim 2023: Hamas ve diğer Filistinli silahlı gruplar İsrail’in güneyine saldırdı. Yaklaşık 1.200 kişi öldü, 251 kişi Gazze’ye götürüldü.
Ekim 2023: İsrail Gazze’ye yoğun hava saldırıları ve ardından kara operasyonu başlattı.
24 Kasım 2023: İlk geçici ateşkes ve rehine-tutuklu takası başladı.
1 Aralık 2023: Çatışmalar yeniden başladı.
Ocak 2024: Uluslararası Adalet Divanı Güney Afrika’nın başvurusu üzerine geçici tedbir kararı aldı.
Mayıs 2024: İsrail Refah operasyonunu genişletti; UAD yeni tedbir kararı açıkladı.
Eylül-Ekim 2024: İsrail-Hizbullah çatışması genişledi; Lübnan’a büyük çaplı İsrail operasyonları başladı.
27 Kasım 2024: İsrail-Hizbullah ateşkesi yürürlüğe girdi.
19 Ocak 2025: İsrail-Hamas ateşkesi başladı.
Mart 2025: Ateşkes çöktü ve İsrail Gazze’de geniş çaplı operasyonlarını yeniden başlattı.
10 Ekim 2025: Yeni İsrail-Hamas ateşkesi yürürlüğe girdi.
13 Ekim 2025: Gazze’de kalan son 20 yaşayan İsrailli rehine serbest bırakıldı.
7 Ekim 2026: Saldırıların üçüncü yıldönümünde Gazze’de ateşkes yürürlükte olmakla birlikte şiddet tamamen sona ermiş değil; Gazze’deki toplam Filistinli can kaybı 74 bini aşmış durumda.





