Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenler, açlık grevlerinin 11'inci gününde yaptıkları açıklamada iktidara tepki gösterdi. Sendika adına konuşan Merve Baltan, iktidar partisi içerisinde meseleyi çözmek isteyenlerin yanı sıra, "öğretmenliğin 5 yıl içerisinde tümden yok olacağını düşünen piyasacı, patroncu bir aklın da bulunduğunu" belirtti.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve atama süreçlerinde mülakat mağduriyeti yaşayan öğretmenlerin başlattığı açlık grevi eylemi 11'inci gününe girdi. Sendika adına basın açıklamasını okuyan Baltan, 14 Haziran'da başlatılan eylemin gerekçelerini, yürütülen müzakere süreçlerini ve eğitim sektöründe yaşanan yapısal sorunları kamuoyuyla paylaştı.
Eylemlerinin asıl amacının geçmişte verilen sözlerin neden tutulmadığına dair gerekçeleri öğrenmek ve engelleri kaldırmak olduğunu belirten Baltan, "Bu noktada hedeflerimizin belli bir kısmına ulaştığımızı net bir şekilde söyleyebiliriz. Taleplerimizin önündeki engeller tümden belirgin hale gelmiştir. Bu belirginliği ortaya çıkarmak için dahi abluka, gözaltı, şiddet, açlık, psikolojik baskı yaşamak elbette bizim tercihimiz değildi" dedi. Baltan, sendikal haklardan mahrum bırakılmalarının ve gönüllü toplu görüşme mekanizmalarının bulunmayışının kendilerini direniş ve açlık grevi gibi yollara mecbur bıraktığını ifade etti.
"Talebi holding yönetici aklıyla yorumluyorlar"
Öğretmenlerin taleplerinin toplumun genelinden, muhalefet partilerinden ve iktidar partisindeki bazı vekillerden destek gördüğünü vurgulayan Baltan, müzakereler sırasında iktidar partisi cephesinde karşılaştıkları tabloyu şu sözlerle aktardı:
"İktidar partisinin içerisinde öğretmenlerin talebini makul ve çözülmesi gereken bir noktada gören vekiller, Bakanlıkta bu meseleyi tümden ret etmeyen bir tavır bulunmakla birlikte yine iktidar partisinde meseleyi bir öğretmen/eğitim meselesi olarak görmekten uzak piyasacı, patroncu, talebi ve hakkı bir şirket/holding yönetici aklıyla yorumlayan ve ütopik öngörülerle öğretmenliğin 5 yıl içerisinde tümden yok olacağını düşünen bir aklın varlığı eş zamanlı bulunmaktadır."
"Piyasacı akla teslim olmayın"
Öğretmen taleplerinin karşılanmasının sermayeye müdahale veya diğer mesleklere emsal olarak algılanmasını eleştiren Baltan; öğretmenlerin asgari ücretle çalıştırılması, özel eğitim kurumlarındaki süreli iş sözleşmeleri, taban maaş hakkının gasp edilmesi ve mülakat sistemindeki haksızlıkların göz ardı edilemeyeceğini kaydetti.
Toplumsal muhalefetin ve Meclis'in büyük bölümünün öğretmenlerin taleplerinde ortaklaştığını belirten Baltan, açıklamayı şu sözlerle noktaladı:
"Herkesin öğretmenlerin yanında olduğu bir atmosferde iktidar partisinin kendi içerisindeki piyasacı akla teslim olmayarak milyonların talebine kulak tıkamamasını temenni ediyoruz. Mücadelemiz devam ediyor."





