Sağlık Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı iş birliğinde Sarıyer'deki bir otelde düzenlenen Tıp ve Adalet Sempozyumu'nun açılışında konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı ile tıp dünyasının kesiştiği alanlara dair açıklamalarda bulundu. Konuşmasının başında İstanbul ve Sakarya'da etkili olan aşırı yağış felaketlerinde hayatını kaybedenlere rahmet, afetten etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Gürlek; hem hekimlerin hukuki güvencesinin hem de hasta haklarının bir arada korunmasının anayasal bir yükümlülük olduğunu bildirdi.
"Mesleki sorumluluk kurulu hekimlere usul güvencesidir"
Tıbbi müdahalelerin doğası gereği yüksek risk ve sorumluluk barındırdığını ifade eden Bakan Gürlek, hekimlerin ağır tazminat korkusu altında mesleklerini icra etmekten çekinmemeleri için 2022 yılında hayata geçirilen düzenlemeleri anımsattı. Her başarısız tıbbi sonucun suç teşkil etmeyeceğinin altını çizen Gürlek, soruşturma izin süreçlerinde Mesleki Sorumluluk Kurulu'nun devreye girdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Hastaların hakları ile sağlık çalışanlarının mesleki ve hukuki güvenceleri, birbirini dışlayan değil, birlikte korunması gereken değerlerdir. Sağlık meslek mensuplarının tıbbi işlem ve uygulamalarından doğan ceza soruşturmalarında Mesleki Sorumluluk Kurulu üzerinden işleyen bir izin usulü getirdik. Bu kurulun izin süreci bir usul güvencesidir; yargı mercilerinin araştırma yetkisini ortadan kaldıran bir dokunulmazlık alanı yaratmaz. Ancak büyük özveriyle çalışan personelimizin asılsız ihbar ve ithamlarla görevini yapamaz hale getirilmesine de müsaade edemeyiz."
Kamuda görev yapan hekimlere idarece ödenen tazminatların rücu edilmesini özel koşullara bağladıklarını anlatan Gürlek, bu adımla hekimlerin mali baskı altında kalmadan doğru tıbbi kararlar verebilmelerinin önünü açtıklarını vurguladı.
Sağlıkta şiddete karşı sıfır tolerans vurgusu
Sağlık çalışanlarının güvenli ortamda görev yapmalarının kamusal süreklilik açısından vazgeçilmez olduğunu belirten Bakan Gürlek, görevi başındaki personele yönelik saldırıların toplum vicdanını hedef aldığını dile getirdi. Şiddet fiillerine yönelik cezai yaptırımların güçlendirildiğini aktaran Gürlek, 2020 yılındaki düzenlemeyle kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarında cezaların yarı oranında artırıldığını ve bu cezalarda hapis cezasının ertelenmesini engelleyen hükümler getirildiğini hatırlattı. Özel sağlık kuruluşu çalışanlarının da adli süreçlerde kamu görevlisi statüsünde kabul edildiğine değinen Gürlek, sağlık çalışanlarına yönelik kasten yaralama suçunun Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında tutuklama nedeni sayılan suçlar arasına eklendiğini kaydetti.
Mesleki sorunlar üzerinden ideolojik ve siyasi söylemler üreten yapıları eleştiren Gürlek, sağlık çalışanlarının gerçek haklarını korumak yerine yargı süreçlerini hedef alan oluşumları ciddiye almadıklarını ve hekimlerin emeğine sahip çıkmaya devam edeceklerini ifade etti.
Merdiven altı cerrahiye karşı yargı desteği
Türkiye'nin sağlık turizmi alanındaki büyümesine paralel olarak hukuki altyapının güçlendirilmesine de dikkat çeken Adalet Bakanı Gürlek, kamuoyunda "merdiven altı" olarak adlandırılan yetkisiz ve denetimsiz mekanlarda yürütülen estetik ve cerrahi operasyonlara karşı Cumhuriyet başsavcılıklarıyla tam koordinasyon içinde çalıştıklarını belirtti. Gürlek, bu alanda yaşanan mağduriyetlerin önüne geçmek amacıyla önleyici tedbirlerin hızla geliştirileceğini ve Sağlık Bakanlığı'na her türlü kurumsal desteğin kesintisiz sunulacağını bildirdi.




