Adli tatilin sona ermesine ilişkin geri sayım sürerken, dava ve yargılama süreçleri bulunan vatandaşların gözü ağustos ayının son günlerine çevrildi. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 102. maddesinde yer alan düzenlemeye göre adli tatil her yıl 20 Temmuz'da başlıyor ve 31 Ağustos'ta sona eriyor. Buna göre 2026 yılında adli tatilin son günü 31 Ağustos olacak.

Adli tatil boyunca mahkemelerdeki tüm faaliyetler durdurulmuyor. Kanunda belirtilen bazı dava ve işler görülmeye devam ederken, belirli yargısal işlemler de yapılabiliyor. Bu nedenle bir dosyanın adli tatil döneminde bulunması, o dosyayla ilgili hiçbir işlem yapılamayacağı anlamına gelmiyor.

Özellikle süre hesabı açısından HMK'deki düzenlemelerin bilinmesi önem taşıyor. Adli tatile tabi bir işte kanuni sürenin son gününün tatil dönemine denk gelmesi halinde, HMK'nin 104. maddesinde özel bir ek süre düzenlemesi bulunuyor.

2026 adli tatil ne zaman bitiyor?

2026 adli tatil 31 Ağustos Pazartesi günü sona erecek. HMK'nin 102. maddesine göre adli tatil 20 Temmuz'da başlıyor ve 31 Ağustos'ta sona eriyor. Bu tarihler her yıl kanunda belirlenen adli tatil dönemini oluşturuyor.

Bakan Işıkhan: Sigorta prim teşviklerinde 616,4 milyar liralık destek sağlandı
Bakan Işıkhan: Sigorta prim teşviklerinde 616,4 milyar liralık destek sağlandı
İçeriği Görüntüle

Dolayısıyla 2026 yılı bakımından adli tatilin son günü 31 Ağustos 2026 Pazartesi olacak. Adli tatilin tamamlanmasının ardından 1 Eylül itibarıyla yeni adli yıl başlayacak.

Ancak adli tatilin devam ettiği dönemde mahkemelerin tamamen kapalı olduğu düşünülmemeli. Kanun, belirli dava ve işlerin tatil süresince görülmesine izin veriyor.

Yeni adli yıl ne zaman başlayacak?

Adli tatilin sona ermesinin ardından 1 Eylül 2026 Salı günü yeni adli yıl başlayacak.

Bu tarihten itibaren adli tatil nedeniyle sınırlanan genel yargılama faaliyetleri normal çalışma düzenine dönecek. Bununla birlikte adli tatil döneminde de yapılabilen işlemler bulunduğundan, her dosyanın 1 Eylül'ü beklemesi gerekmiyor.

Özellikle HMK kapsamında adli tatile tabi olmayan veya kanunda istisna olarak düzenlenen işlerde yargısal süreçler tatil döneminde de devam edebiliyor.

Adli tatilde hangi davalara bakılıyor?

HMK'nin 103. maddesi, adli tatil sırasında görülebilecek dava ve işleri belirli başlıklar altında düzenliyor. Buna göre mahkemeler, tatil döneminde kanunda sayılan bazı işlere bakmaya devam ediyor.

Adli tatilde görülebilen başlıca dava ve işler arasında şunlar bulunuyor:

  • İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi geçici hukuki koruma talepleri,

  • Delillerin tespiti işlemleri,

  • Her çeşit nafaka davaları,

  • Soybağına ilişkin dava ve işler,

  • Velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler,

  • Nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalar,

  • Hizmet akdi veya iş sözleşmesi nedeniyle işçilerin açtığı davalar,

  • Ticari defterlerin kaybı nedeniyle kayıp belgesi verilmesi talepleri,

  • Kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri,

  • İflas ve konkordatoya ilişkin bazı işler,

  • Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler,

  • Çekişmesiz yargı işleri,

  • Tahkim hükümleri kapsamında mahkemenin görev alanına giren işler,

  • Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler,

  • Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen dava ve işler.

Ayrıca mahkemenin ivedi görülmesine karar verdiği işler de adli tatil kapsamında değerlendirilebiliyor.

Bakan Gürlek’ten ticaret mahkemelerine getirilen yeni düzenlemeye ilişkin açıklama

Nafaka ve velayet davaları adli tatilde görülür mü?

Nafaka, velayet, vesayet ve soybağına ilişkin bazı dava ve işler adli tatilde görülebilen dosyalar arasında yer alıyor.

Bu düzenlemenin temelinde, kişinin aile ve kişilik hakları bakımından gecikmesi ciddi sonuçlar doğurabilecek yargısal süreçlerin tamamen tatil sonrasına bırakılmaması bulunuyor.

Ancak somut bir dosyanın adli tatil döneminde hangi işlemlerinin yapılabileceği, dosyanın niteliğine ve mahkemenin değerlendirmesine göre değişebilir. Bu nedenle yalnızca dava türüne bakılarak her aşamanın tatil döneminde kesinlikle yürütüleceği sonucu çıkarılmamalı.

Adli tatilde iş davaları devam eder mi?

HMK'nin 103. maddesinde, hizmet akdi veya iş sözleşmesi nedeniyle işçilerin açtıkları davalar da adli tatilde görülebilecek işler arasında sayılıyor.

Bu düzenleme nedeniyle iş hukukuna ilişkin bazı yargılamalarda adli tatil süresince işlem yapılabilmesi mümkün. Özellikle kanunda belirtilen kapsam dahilindeki iş davalarının tatil nedeniyle otomatik olarak tamamen durduğu düşünülmemeli.

Dosyanın niteliği ve yapılması gereken işlemin adli tatilde görülmesine ilişkin kanuni düzenleme kapsamında olup olmadığı ise ayrıca değerlendirilmelidir.

İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri ne olacak?

Adli tatil döneminde tamamen beklemeye bırakılmayan önemli işlemlerden biri de geçici hukuki koruma talepleri.

İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi başvurular, hak kaybının önlenmesi bakımından zaman açısından önem taşıyabildiği için kanunda adli tatilde görülebilecek işler arasında yer alıyor. Delillerin tespiti talepleri de aynı kapsamda değerlendiriliyor.

Bu tür başvuruların adli tatil sırasında yapılabilmesi, yargı sisteminde telafisi güç sonuçların ortaya çıkmasını önlemeye yönelik düzenlemelerden biri olarak öne çıkıyor.

Adli tatilde dilekçe verilebilir mi?

Adli tatil döneminde mahkemelere dilekçe verilmesi mümkün. Tatil döneminin başlaması, adli ve idari kalemlerde tüm işlemlerin durduğu anlamına gelmiyor.

Dava veya karşı dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri ile kanun yollarına ilişkin bazı dilekçeler adli tatil sırasında verilebiliyor. İstinaf ve temyiz başvuruları da süreleri bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken işlemler arasında bulunuyor.

Dosyası işlemden kaldırılan davaların yenilenmesine yönelik işlemler de kanundaki şartlar çerçevesinde yapılabiliyor.

Ayrıca ilam verilmesi, tebligat işlemleri ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay'a gönderilmesi gibi işlemler de adli tatil döneminde gerçekleştirilebiliyor.

Bu nedenle adli tatil, adliyelerde hiçbir evrakın kabul edilmediği veya hiçbir yargısal işlem yapılamadığı bir dönem olarak değerlendirilmemeli.

Anayasa Mahkemesi mali denetimleri sonrası 1 parti hakkında suç duyurusu

Adli tatilde süreler uzuyor mu?

Adli tatil döneminde dava takip edenlerin özellikle dikkat etmesi gereken konulardan biri süre hesabı.

HMK'nin 104. maddesine göre, adli tatile tabi olan dava ve işlerde kanunun belirlediği sürelerin bitişi adli tatil dönemine denk gelirse, bu süreler ayrıca bir karara ihtiyaç duyulmadan adli tatilin sona ermesinden itibaren bir hafta uzamış sayılıyor.

Burada önemli nokta, söz konusu düzenlemenin bütün dava ve işlemler için otomatik olarak uygulanmaması. Öncelikle işin adli tatile tabi olup olmadığına bakılması gerekiyor.

Dolayısıyla bir dosyada süre hesabı yapılırken yalnızca son tarihin ağustos ayına denk gelip gelmediğine bakmak yeterli değil. Davanın veya işlemin HMK kapsamında adli tatile tabi olup olmadığı da belirlenmeli.

31 Ağustos'ta biten süreler için ne olacak?

Adli tatile tabi bir dava veya iş bakımından kanuni sürenin sonunun adli tatil dönemine rastlaması halinde HMK'nin 104. maddesindeki ek süre düzenlemesi gündeme geliyor.

Bu düzenleme, hak kaybı yaşanmaması açısından önemli. Ancak her hukuki sürenin aynı kurala tabi olduğu düşünülmemeli. Farklı yargı kollarında ve farklı kanunlarda özel süre düzenlemeleri bulunabiliyor.

Bu nedenle özellikle istinaf, temyiz, cevap ve başvuru süreleri gibi hak kaybına yol açabilecek sürelerde dosyaya özgü hesaplama yapılması önem taşıyor.

Adli tatil boyunca mahkemeler tamamen kapanıyor mu?

Hayır. Adli tatil, adliyelerin tamamen faaliyet dışı kaldığı bir dönem değil.

Kanunda belirtilen dava ve işler görülmeye devam ederken, nöbetçi mahkemeler de görevlerini sürdürüyor. Ayrıca tebligat, dilekçe kabulü ve bazı dosya işlemleri gerçekleştirilebiliyor.

Bununla birlikte adli tatil döneminde genel duruşma düzeninde değişiklikler yaşanabiliyor. Kanunda belirtilen istisnalar dışında kalan bazı duruşma ve yargılama işlemleri adli tatil sonrasına bırakılabiliyor.

Tarafların anlaşması veya dosyanın bir tarafın yokluğunda görülmesi gibi durumlarda da kanunda özel düzenlemeler bulunuyor.

Mahkeme2-(copy)

Adli tatilde keşif yapılabilir mi?

Adli tatil sırasında keşif yapılması da belirli şartlarda mümkün. HMK'nin 103. maddesinde adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler, tatil döneminde görülebilecek işler arasında sayılıyor.

Burada keşfin dosya bakımından gerekli ve yapılabilir olmasına ilişkin mahkeme kararı önem taşıyor. Bu nedenle bütün keşiflerin otomatik biçimde adli tatilde yapılacağı şeklinde genel bir kural bulunmuyor.

Dosyanın niteliğine göre mahkeme tarafından verilen karar doğrultusunda işlem gerçekleştirilebiliyor.

2026 adli tatil için bilinmesi gereken tarihler

2026 yılı bakımından adli tatille ilgili temel tarihler şöyle:

  • Adli tatilin başlangıcı: 20 Temmuz 2026

  • Adli tatilin sona ermesi: 31 Ağustos 2026

  • Yeni adli yılın başlangıcı: 1 Eylül 2026

  • Adli tatil süresi: 20 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arası

Adli tatilin bitiş tarihi değişken bir takvim uygulaması değil; HMK'nin 102. maddesinde düzenlenen dönem esas alınarak belirleniyor.

Öte yandan belirli dava ve işlemlerin tatil sırasında da görülebilmesi nedeniyle, dosyası bulunan kişilerin yalnızca 1 Eylül tarihini beklemek yerine kendi dosyalarındaki duruşma ve süreleri ayrıca takip etmesi gerekiyor.

Resmi Gazete'de yayımlandı: Kayseri ve Edirne’de yeni idare mahkemeleri kuruldu

2026 adli tatili açısından en önemli ayrıntı, tatilin mahkemelerdeki bütün işlemleri durdurmaması. HMK'nin 103. maddesinde sayılan dava ve işler tatil sırasında da görülebilirken, HMK'nin 104. maddesi de belirli durumlarda süreler bakımından ek bir koruma sağlıyor.

2026 adli tatil 31 Ağustos Pazartesi günü sona erecek, yeni adli yıl ise 1 Eylül Salı günü başlayacak. Ancak dava veya başvuru süresi bulunan kişilerin kendi dosyalarının adli tatile tabi olup olmadığını ayrıca kontrol etmesi gerekiyor.

Özellikle kanuni sürelerin yanlış hesaplanması hak kaybına neden olabileceğinden, somut bir dosyada süre hesabı yapılırken ilgili kanun hükmü ve dosyanın niteliği birlikte değerlendirilmelidir.

Muhabir: Nida Çitler