"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Esin Önder Çağlayan'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Emniyetteki ifadesinde aylık gelirini 400 bin lira olarak belirten ve firma yetkilisi olduğunu beyan eden Çağlayan, soruşturma kapsamında tutuklanan diğer şüpheli Yeliz Kaya ve Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent ile olan mali ilişkilerini detaylandırdı.
"Bütün borç paraları Yeliz'in şahsi banka hesabına gönderdim"
Emniyet sorgusunda yasal veya yasa dışı herhangi bir bahis sitesine üyeliği olmadığını savunan Çağlayan'a, şüpheli Yeliz Kaya'yı tanıyıp tanımadığı ve aralarında bir borç ilişkisi bulunup bulunmadığı soruldu. Kaya’yı, 15 yıllık arkadaşı Haluk Levent aracılığıyla tanıdığını belirten Çağlayan, ifadesinde şunları kaydetti:
"Kaya'yı 15 yıllık arkadaşı Haluk Levent aracılığıyla tanıdım. Levent ile aramızda uzun zamandır borç alışverişi vardı, kendisinden her zaman geçici ve kısa süreliğine borç istiyordu. Bu paraları kendisinin asistanı ve muhasebecisi olarak tanıttığı Yeliz Kaya isimli şahsın banka hesabına göndermemi istiyordu. Ben, bu şekilde tahmini olarak 2023 yılından itibaren ismen bilmekteyim. Haluk'a verdiğim bütün borç paraları Yeliz'in şahsi banka hesabına gönderdim. Zaten Haluk resmi olarak da Yeliz'in banka hesaplarını kendisinin kullandığını vergi dairesine de beyan etmiştir. Benim Yeliz'le 2025 yılı Ekim-Kasım aylarına kadar olan bütün ilişkim bundan ibaretti."
"Parça parça toplamda 8 milyon dolaristedi"
Haluk Levent'in kendisinden yüksek miktarlarda borç talep ettiğini iddia eden Çağlayan, Levent'in Haziran 2025'te yanına gelerek yardım faaliyetleri gerekçesiyle para istediğini ileri sürdü:
"Yaklaşık 15 yıl önce Levent'in ailesiyle tanıştım. Bu süreçte kendisinden zaman zaman borç istiyordu, en son 2024'e kadar gönderdiklerimi geri ödedi. Levent, Haziran 2025'te menajerleri Müge Sözen Küçük (şüpheli) ve H.K'yle yanıma geldi. Bir firmadan reklam gibi anlaşmalardan dolayı 10 milyon dolar tutarında sözleşmesinin olduğunu, alacaklarını 2025 yılının Eylül-Ekim aylarında alabileceğini ancak yardım faaliyetleri nedeniyle şahsi taahhütlerde bulunduğunu, bunları yerine getirmezse çok sayıda insanın mağdur olacağını, borcunu alacaklarını tahsil ettiği zaman geri ödeyeceğini söyleyerek, bizden parça parça, toplamda da 8 milyon dolar istedi."
"70 milyon dolar civarında borç para gönderdim, karşılığında taşınmaz aldım"
Verdiği borçları geri alamaması üzerine gayrimenkul devri sürecinin başladığını iddia eden Çağlayan, ifadesine şöyle devam etti:
"Haluk (Levent), bahse konu taşınmazları benim üzerime devrederken, taşınmazların sahibi olduğunu söylediği müteahhitlerle hesap kapatırken belli miktarlarda açığı kaldığını, bu açıkların kapatılması için taşınmaz devirlerinden sonra belli oranlarda kendisine para göndermem gerektiğini söyledi. Ben bu şekilde Haluk'a parça parça toplamda 70 milyon dolar civarında bir borç para gönderdim. Bu borç paraların karşılığında ekspertiz değeri toplamı 35 milyon dolar değerinde 68 adet taşınmaz aldım. Bu taşınmazlar halen benim üzerime kayıtlı olup, herhangi bir üçüncü kişiye devir işlemi yapılmamıştır."
Başaran Holding'e ait taşınmazların devri
Soruşturmada, mülkiyeti daha önce Başaran Holding'e ait olan ve şüpheli Yeliz Kaya'dan devralınan taşınmazların durumu da Çağlayan'a soruldu. Çağlayan, bu devir işlemlerine dair şu savunmayı yaptı:
"Bu taşınmazların ne şekilde Yeliz Kaya'ya devredildiği hususunda da herhangi bir bilgim yoktur. Ben, bu taşınmazları Haluk Levent'in bana olan borçları karşılığında devir aldım. Bu devir işlemleri öncesinde Haluk'a borç olarak parça parça toplam da 70 milyon dolar tutarında borç para vermiştim. Bu paraların bir kısmını yine Haluk'un isteği üzerine asistanı ve muhasebecisi olan Yeliz Kaya'nın banka hesabına gönderdim. Bir kısmı için ise yetkilisi olduğum firma tarafından benim adıma düzenlenen çeklerle vermiştim."
Devralınan taşınmazların değer tespiti ve aralarındaki protokole ilişkin de bilgi veren Çağlayan, şunları aktardı:
"Her ne kadar 22 adet taşınmazın 60 milyon dolar değerinde olduğu ifade edilmiş ise de bu taşınmazlar için yaptırdığımız banka ekspertiz raporlarında, 22 adet taşınmazın toplam değerinin 24 milyon 800 bin dolar değerinde olduğu anlaşılmıştır. Banka tarafından düzenlenen ekspertiz raporlarını ifademe ek olarak sunuyorum. Ayrıca bu konu ile ilgili Haluk Levent, Haluk Levent'in yetkilisi olduğu Ahbap Derneği ve benim aramda düzenlenen 17 Mayıs 2026 tarihli sözleşme ekinde görüleceği üzerine bahse konu 22 adet taşınmaza toplam 28 million 500 bin dolar tutarında para ödemesi yapılmıştır. Taşınmazlar şu anda mülkiyetimde olup, banka kredisi için ipotek olarak gösterilmiştir. Taşınmazlar herhangi bir üçüncü kişiye devredilmemiş, böyle bir konu söz konusu olmamıştır."
"Dolandırıldım, şikayetçiyim"
İfadesinin son bölümünde dolandırıldığını iddia eden Çağlayan, Haluk Levent ve Başaran Holding yetkilileri hakkında şikayetçi olduğunu belirtti:
"Vicdanımın istismar edilerek sarmalın içinde bırakıldım ve dolandırıldım, Haluk Levent'ten şikayetçiyim. Başaran Holding'le ilgili olarak ederi 24 milyon dolar olan taşınmazların değerinin 60 milyon olduğunu iddia etmesi ve hakkımda bu taşınmazların bedelini ödemediğim yönünde iftiralarda bulunması sebebiyle şikayetçiyim. Bu soruşturma dolayısıyla itibarım zedelenmiştir."
Ayrıca Çağlayan, vadesi 2026 yılının Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ait olan 13 milyon dolar tutarındaki çeklerin ödeme yükü altında olduğunu belirterek, bu çeklerin kimlere ciro edildiğinin tespit edilmesini talep etti.




