Adana’nın Kozan ilçesinde kurulan semt pazarında esnaf ve çiftçiler, akaryakıt fiyatlarına gelen peş peşe zamların yarattığı ekonomik yıkımı dile getirdi. Mazot maliyetlerinin nakliye ve üretim kalemlerini katlamasıyla birlikte meyve-sebze fiyatlarının tezgahta yükseldiğini belirten esnaf, alım gücünün düşmesi nedeniyle satış yapamaz hale geldiklerini ifade etti. Pazarda en çok konuşulan konu ise "siftah" değil, borçlar ve haciz kıskacı oldu.
"Emanet arabayla mal getiriyorum"
Pazarcı esnafı İsmail Büyükevren, yaşadığı derin ekonomik krizi gözleri dolarak anlattı. Daha önce kendi araçlarıyla ticaret yaparken şu an başkalarının emanet arabalarıyla işini yürütmeye çalıştığını belirten Büyükevren, mülksüzleşme sürecini şu sözlerle özetledi:
"İki tane arabam vardı, banka borçları yüzünden haczedildi. Evim vardı, satmak zorunda kaldım. Şu an kiradayım ama kiramı ödeyemiyorum. Ev sahibi bu kış gününde ‘evden çık’ diyor. Param yok, nereye gideceğimi bilmiyorum. Bayramda hiçbir şey alamadık; borçlar yüzünden arife günü saklandık, gönül rahatlığıyla bayramlaşamadık bile."
Nakliye maliyetleri iki katına çıktı
Pazarda tezgah açan diğer esnaflar da akaryakıt zamlarının ürün fiyatlarını doğrudan etkilediğini vurguladı. Adana ve Mersin’den mal getirmenin maliyetinin %100’den fazla arttığını belirten bir esnaf, "Daha önce Adana’ya giden bir araç 1000-1500 lira yakarken, şimdi bu rakam 2500 liraya yaklaştı. Bu farkı mecbur ürüne yansıtıyoruz ama bu sefer de vatandaş alamıyor. Ürünler elimizde kalıyor, fire veriyoruz ve her türlü zarar ediyoruz" dedi.
"Traktörü satıyorum"
Ekonomik darboğaz sadece satıcıyı değil, üreticiyi de vurdu. Pazarda dert yanan bir çiftçi, üretim maliyetlerini karşılayamadığı için tarımdan çekilmek zorunda kaldığını belirtti. Çiftçinin artık "kıpırdayacak halinin kalmadığını" söyleyen yurttaş, "Çiftçi bitti, öldü. Ben traktörün birini sattım, elimde kalan sonuncusunu da satacağım. Mazot zammı ürüne yansısa ne olur, yansımasa ne olur? Üretecek mecalimiz kalmadı" ifadelerini kullandı.




