Akdeniz’de yükselen deniz suyu sıcaklıkları, deniz ekosistemleri üzerindeki baskıyı giderek artırıyor. World Weather Attribution (WWA) tarafından yayımlanan yeni araştırmaya göre, bölgedeki uzun dönemli deniz yüzeyi sıcaklık artışı yaklaşık 3 dereceye ulaşırken, bu artışın yaklaşık 2 derecelik bölümünün insan kaynaklı iklim değişikliğinden kaynaklandığı ortaya kondu.

İsviçre, İsveç, ABD, İrlanda ve Birleşik Krallık’tan bilim insanlarının yürüttüğü çalışmada, Kelt bölgelerinden Akdeniz’e uzanan dört farklı kıyı bölgesindeki deniz sıcaklıkları değerlendirildi. Araştırmacılar, incelenen bölgelerin tamamında denizlerin küresel ortalama ısınma hızından daha hızlı ısındığını belirledi.

Akdeniz’in yüzde 80’i deniz sıcak dalgasına maruz kaldı

Araştırmaya göre 2026 yılında Batı Akdeniz’in yaklaşık yüzde 80’inde deniz sıcak dalgası koşulları görüldü. İnsan kaynaklı iklim değişikliğinin bulunmadığı varsayımsal senaryoda ise bu oranın yaklaşık yüzde 40 seviyesinde kalacağı hesaplandı.

Doğu Akdeniz’de de benzer bir tablo ortaya çıktı. 2026’da bölgenin yaklaşık yüzde 70’i deniz sıcak dalgası koşullarından etkilenirken, iklim değişikliğinin olmadığı senaryoda bu oranın yaklaşık yüzde 9 olması bekleniyordu.

Biskay Körfezi ve İber Yarımadası çevresindeki kıyıların yaklaşık yüzde 90’ı, Kelt bölgesinin ise yaklaşık yüzde 80’i deniz sıcak dalgası koşullarına maruz kaldı. İklim değişikliğinin olmadığı varsayımında bu oranların sırasıyla yaklaşık yüzde 40 ve yüzde 30 olacağı tahmin edildi.

“Kitlesel ölümler tüm ekosistemi etkileyebilir”

Aşırı deniz sıcaklıklarının etkisinin yalnızca sıcaklığa dayanıklı türlerin yaşam alanlarını değiştirmesiyle sınırlı kalmayabileceği belirtiliyor. Araştırmacılar, sıcaklık artışlarının ekosistem genelinde birbirini tetikleyen sonuçlara neden olabileceğine dikkat çekiyor.

Mercanlar, süngerler ve makroalgler gibi habitat oluşturan türlerin kitlesel şekilde ölmesi, bu canlılara bağlı diğer türlerin barınma alanlarını ve besin kaynaklarını da ortadan kaldırabilir.

Kuzey Karolina Üniversitesi Chapel Hill’den deniz biyoloğu Dr. John Bruno, Avrupa sularındaki deniz canlılarının ciddi bir baskıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Bruno’ya göre bazı türler daha serin sulara ulaşabilmek için yaşam alanlarını kuzeye taşırken, bazı türlerin ise aşırı sıcaklıklardan kaçma imkanı bulunmuyor.

Bruno, denizlerdeki sıcaklık artışının birçok türün biyolojik uyum kapasitesinin sınırlarına yaklaşıldığına işaret ettiğini belirterek, bunun biyolojik çeşitliliğin yanı sıra balıkçılık ve kıyı bölgelerindeki gıda sistemleri açısından da risk oluşturduğunu söyledi.

Balıkçılık kaynaklarında değişim riski

Denizlerin hızla ısınması, türlerin yaşadığı bölgelerin değişmesine de neden oluyor. Daha serin sulara yönelen canlıların hareketleri, besin zincirlerinden kıyı balıkçılığına ve su ürünleri yetiştiriciliğine kadar geniş bir alanda etkili olabiliyor.

Araştırmada, Birleşik Krallık’ta balıkçıların ahtapot popülasyonlarında ani artışlar bildirdiği aktarıldı. Bazı türlerin kuzeye doğru hareket etmesinin ise mevcut ekosistemlerdeki dengeleri değiştirebileceği ifade edildi.

Bilim insanları, gelecekte beklenen sıcaklık artışlarının çok sayıda deniz canlısının uyum sağlayabileceği sınırları aşabileceği uyarısında bulunuyor. Hızlı ısınmanın morina, mezgit, uskumru, deniz tarağı ve ıstakoz gibi ekonomik değeri yüksek türlerin popülasyonları üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor.

Denizlerdeki ısınma kıyılardaki sıcaklık stresini de artırabilir

Deniz yüzeyindeki sıcaklık artışının etkileri yalnızca su altındaki yaşamla sınırlı değil. Daha sıcak deniz yüzeylerinin kıyı bölgelerinde atmosferdeki nem miktarını artırarak, özellikle geceleri hissedilen sıcaklık stresini ağırlaştırabileceği ifade ediliyor.

Sıcak denizlerin atmosfere daha fazla nem taşıması, sezonun ilerleyen dönemlerinde aşırı hava olayları ve yıkıcı fırtınaların oluşması için elverişli koşulların gelişmesine de katkıda bulunabiliyor.

Maynooth Üniversitesi ICARUS İklim Araştırma Merkezi’nden Dr. Claire Bergin, bu yaz Avrupa genelinde kara sıcaklıklarının daha fazla gündeme geldiğini ancak kıyı sularındaki değişimin yeterince konuşulmadığını belirtti.

Bergin, insan kaynaklı iklim değişikliğinin bugüne kadar Akdeniz’de yaklaşık 2 derecelik, Batı Avrupa denizlerinde ise 1,3 ila 1,4 derecenin üzerinde sıcaklık artışına yol açtığını söyledi. Deniz suyundaki sıcaklığın artmasının yüzme ve turizm açısından bazı kişiler tarafından olumlu görülebileceğini belirten Bergin, deniz ekosistemleri açısından ise tablonun çok daha ciddi olduğunu vurguladı.

Barrack'tan Türkiye uyarısı: İsrail saldırısı askeri çatışma riski taşıyor
Barrack'tan Türkiye uyarısı: İsrail saldırısı askeri çatışma riski taşıyor
İçeriği Görüntüle

“Fosil yakıtlardan uzaklaşmayı geciktirmenin bedeli artacak”

Imperial College London Çevre Politikası Merkezi İklim Bilimi Profesörü Dr. Friederike Otto, denizlerin küresel ısınmanın ortalama hızından daha hızlı ısındığını ve bunun kara ve deniz ekosistemleri üzerinde doğrudan sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Otto, fosil yakıtlardan uzaklaşmanın ertelenmesinin çok sayıda okyanus ekosistemini geri dönüşü zor bir noktaya sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Yalnızca uyum politikalarının yeterli olmayacağını belirten Otto, deniz ve okyanus ekosistemlerinin sıcaklık artışına karşı sınırlı bir uyum kapasitesine sahip olduğunu söyledi.

Araştırmacılar, fosil yakıtlardan uzaklaşmanın gecikmesi durumunda deniz ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliğin yanı sıra balıkçılık ve kıyı toplulukları üzerindeki ekonomik ve sosyal maliyetlerin de artacağına dikkat çekiyor.

Muhabir: Tolga Çifci