KP Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı’nın başkanlığında, "AKP Genel Merkez Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı Akdeniz Bölge Toplantısı" düzenlendi. Toplantının açılış bölümünde kürsüye çıkan Yazıcı; yeni anayasa yapım süreci, terörle mücadele ve ana muhalefet partisi CHP'de yaşanan iç gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

"Mevcut anayasayı darbeciler yapmış, halen bununla yönetiliyoruz"

Anayasa yapma yetkisinin doğrudan egemenliğin sahibi olan millete ait olduğunu belirten Hayati Yazıcı, Türkiye'nin anayasa tarihine değinerek şu ifadeleri kullandı:

AYM’nin "nafaka kararına" Derin Yoksulluk Ağı’ndan tepki: "Nafaka kadınlar ve çocuklar için hayati bir haktır"
AYM’nin "nafaka kararına" Derin Yoksulluk Ağı’ndan tepki: "Nafaka kadınlar ve çocuklar için hayati bir haktır"
İçeriği Görüntüle

"Anayasa yapmak milletin hakkıdır. Çünkü egemenliğin sahibi millettir ve siyasi kurumların, bunun en öncüsü olan parlamentonun önemli toplantı salonlarında, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' özdeyişi yer alır. Dolayısıyla bunu hayata geçirmek, her alana bu egemenliğin etkin olduğunu ortaya koymakla kaimdir. Bugüne kadar şöyle irdelediğimiz zaman ilk anayasa hareketimiz 1876'dır. Kurtuluş Savaşı dönemi var, Cumhuriyet'in kuruluş süreci var 21-24 anayasaları ve çok partili demokratik hayata geçtikten sonra iki anayasamız olmuş; 61-82 anayasaları.

Bu anayasaları darbeciler yapmış. Darbe yapmışlar, milletin iradesini bir yana koymuşlar. Millete ait anayasa yapma hakkını, o hakkı nerden aldılarsa, kullanmak suretiyle anayasa inşa etmişler. Halen de bu nitelikte yapılmış bir anayasayla yönetiliyoruz. Önümüzdeki dönemin en önemli gündem başlıklarından biri, milletin özgür iradesinin ürünü olan yeni bir anayasa yapmaktır. İyi işleyen ve kurumsallaşmış demokrasi en büyük kazanımımızdır."

"Meclis'te uzlaşma masası kurulduğunda hazır bir şekilde başlatacağız"

AKP bünyesinde kurulan yeni anayasa komisyonunun 1 yıldır çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü açıklayan Yazıcı, tüm siyasi partilere uzlaşma çağrısında bulunarak konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Küresel ve bölgesel gelişmelerin hızlandığı, savaşların, çatışmaların, soykırım ve insanlara karşı işlenen suçların olağanlaştığı bir dönemde Türkiye olarak insanlığın yeni anayasası ile umut veren bir ülke olmayı ciddi şekilde hedefliyoruz. AK Parti olarak yeni anayasaya yönelik fikir hazırlıklarımızı ve çalışmalarımızı yapmaya devam ediyoruz. Yeni anayasa komisyonu da 1 yıldır çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeni anayasa konusunda bir uzlaşma masası kurulduğunda AK Parti olarak hazır bir şekilde anayasa yapım sürecini başlatacağız.

Tüm siyasi partileri yeni ve sivil anayasaya katkı vermeleri konusunda içtenlikle ve özenle çağrıda bulunuyoruz. Yeni anayasa talebi herhangi bir siyasi partinin değil, doğrudan milletimizin talebidir. Anayasayı günlük siyasi hesapların veya kişisel amaçların bir gereği olarak değil, milletimizin geleceğinin güvencesi olarak değerlendiriyoruz. Bizler yeni anayasa çalışmalarını bir siyasi polemik alanı değil, milletimizin tarihi bir sorumluluğu olarak görüyoruz. Tüm siyasi partilerin bu meseleye ön yargılardan uzak yapıcı bir anlayışla yaklaşması gerektiğine inanıyoruz.

Anayasa yapmak, milletimize ait tekel bir haktır. Toplumun tüm kesimlerinin doğrudan ve dolaylı yöntemlerle katılımıyla yapılacak anayasa için son sözü yine millet söyleyecek, yani referandumla hayat bulacaktır. Türkiye'nin ikinci yüzyılına yakışacak olan ülkemizi yeni bir anayasaya kavuşturmak, önemli hedeflerimiz arasındadır.”

"Terörsüz Türkiye yalnızca bir güvenlik hedefi asla değildir"

Cumhur İttifakı'nın iradesiyle terörle mücadelede tarihi bir eşiğe gelindiğini kaydeden AKP Genel Başkan Yardımcısı, "Terörsüz Türkiye" başlığı altında şu mesajları verdi:

“Türkiye yıllardır terör nedeniyle ağır bedeller ödemiş bir ülkedir. Binlerce evladımızı şehit verdik. Milyarlarca dolarlık kaynağımızı terörle mücadele etmek için kullanmak zorunda kaldık. Cumhur İttifamızın güçlü iradesi ve devletimizin kararlı duruşu ile bugün terörle mücadelede tarihi bir yere ulaşmış bulunuyoruz. Hedefimiz terörün tamamen gündemden çıktığı, huzurun ve kardeşliğin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye.

Terörsüz Türkiye yalnızca bir güvenlik hedefi asla değildir. Aynı zamanda demokrasi, kalkınma ve kardeşlik hedefidir. 86 milyonun ortak geleceğine sahip çıkmak iradesidir. Bu toplumun mayası sağlamdır, birlik ve beraberliğimizin, kardeşliğimizin ebedi kılmak üzere üzerimize düşen dün olduğu gibi bugün ve yarın da kararlılıkla inşa etmeye devam edeceğiz. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize ulaşma yolunda samimiyiz, kararlıyız, netiz ve dirayetliyiz. Algı operasyonlarıyla, dedikodularla sürecin sekteye uğramasına asla izin vermeyeceğiz. Amacımız iç cephemizi güçlendirmek, terörsüz Türkiye'yi inşa etmektir.”

"CHP’lilerin koltuk kavgasına düşmesi üzücü"

Konuşmasının son bölümünde ana muhalefet partisi CHP'de yaşanan gelişmelere ve "mutlak butlan" kararı tartışmalarına değinen Yazıcı, muhalefet kulislerini şu sözlerle eleştirdi:

"Ana muhalefet partisi milletin sorunlarına çözüm üretmek yerine kendi siyasi krizlerini yönetmeye çalışmaktadır. Sürekli değişen söylemler, kendi içine yaşanan çekişmeler ve liderlik tartışmaları ana muhalefetin ülke meselelerinden ne kadar uzaklaştığını maalesef göstermektedir. Türkiye'nin ihtiyacı olan şey, kavgalarla ve iç hesaplaşmalarla vakit kaybetmeden bir muhalefet değil, ülkenin geleceğine katkı sunan, yapıcı ve siyaset anlayışı doğrultusunda icrai faaliyette bulunan güçlü bir muhalefet olmaktır.

Bir süredir CHP'de yaşananlar sadece ve sadece siyasetin itibarsızlaşmasına hizmet ediyor. Bu olaylar ne yazık ki siyaset kurumuna olan güveni de zedelemekte ve azaltmaktadır. Milletin oylarıyla göreve gelenlerin, millete karşı sorumluluğunu yerine getirmek yerine koltuk kavgasına düşmesi üzücü.”

Kaynak: AA