Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin (AKPM) Strazburg'da düzenlenen yaz oturumunda, "Türkiye'de muhalefete baskılar ve yargının işleyişi" başlıklı oturum gerçekleştirildi. Oturumda Türkiye'deki siyasi gelişmeler, yargı süreçleri ve muhalefete yönelik uygulamalar gündeme geldi.

Raportör Blencathra: "Demokratik işleyiş açısından kaygı verici"

AKPM Türkiye Raportörü Lord David Blencathra, siyasi parti kongrelerine yönelik yargı müdahaleleri ile seçilmiş parti yöneticilerinin görevden uzaklaştırılmasına ilişkin gelişmelerin demokratik işleyiş açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Blencathra, bir siyasi partinin iç seçimlerinin yargı kararıyla geçersiz sayılmasının ve seçilmiş yöneticilerin değiştirilmesinin siyasi çoğulculuk açısından kaygı verici olduğunu ifade etti. Belediye başkanlarının görevden alınması, kayyum uygulamaları ve yargının siyasallaştığı yönündeki eleştirilerin birlikte değerlendirildiğinde demokratik alanın daraldığına ilişkin bir tablo ortaya çıktığını savundu.

Frank Schwabe'den yaptırım çağrısı

AKPM Sosyalistler, Demokratlar ve Yeşiller Grubu Başkanı Alman milletvekili Frank Schwabe ise CHP'ye yönelik yargı süreçlerini eleştirerek, Avrupa Birliği'nin Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında bazı Türk yetkilileri hakkında yaptırım seçeneklerinin değerlendirilmesini desteklediğini açıkladı.

Macaristan euroya geçiş için tarih verdi: Macaristan euro hamlesi piyasaları etkiledi
Macaristan euroya geçiş için tarih verdi: Macaristan euro hamlesi piyasaları etkiledi
İçeriği Görüntüle

Schwabe, Türkiye'nin Avrupa Konseyi üyesi olması nedeniyle insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne ilişkin gelişmelerin AKPM'nin denetim yetkisi kapsamında bulunduğunu vurguladı.

"Muhalefetin özgürce faaliyet göstermesi gerekir"

İsviçreli milletvekili Fabian Molina da konuşmasında, Türkiye'de muhalefetin faaliyet alanının daraldığı yönündeki endişelerini dile getirdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasının Avrupa Konseyi üyeliğinin temel yükümlülüklerinden biri olduğunu belirten Molina, bağlayıcı mahkeme kararlarının uygulanmamasının hukukun üstünlüğü ilkesini zayıflattığını savundu.

Molina ayrıca, demokratik sistemlerde muhalefetin baskı ve müdahale olmaksızın faaliyet gösterebilmesinin önemine dikkat çekerek, Avrupa Parlamentosu'nda da insan hakları ihlallerinden sorumlu olduğu değerlendirilen kişiler hakkında yaptırım uygulanmasının gündeme getirildiğini hatırlattı.

Kaynak: Haber merkezi