Küresel piyasalarda altın, Orta Doğu’da tırmanan savaşın dördüncü haftasına girmesi, petrol fiyatlarının enflasyonist baskıyı tetiklemesi ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırabileceği yönündeki beklentilerle tarihinin en sert satış baskılarından birini yaşıyor. 23 Mart 2026 sabahı itibarıyla ons altın yaklaşık son dört ayın en düşük seviyesine gerilerken, satış baskısı üst üste dokuzuncu işlem gününe taşındı.

Haftaya %7’ye ulaşan bir değer kaybıyla başlayan ons altın, 4.182,14 dolar seviyesine kadar çekildi. Geçtiğimiz hafta %10’dan fazla değer kaybeden sarı metalde, yıl başından bu yana toplam kayıp %3’ü buldu.
İç piyasada ise ons tarafındaki bu tarihi düşüş, gram altın fiyatlarını hızla aşağı çekti. Güne %2,9 düşüşle 6.222 TL seviyesinden başlayan gram altın, gün içinde 6.000 TL psikolojik sınırının altına sarkarak yatırımcısını şoke etti. Borsada artan volatilite üzerine Borsa İstanbul (BİST), VİOP’ta işlem gören altın, gümüş, platin ve paladyum sözleşmelerinde alt fiyat limitini %10’dan %20’ye çıkardı.
Altındaki negatif seyir diğer emtiaları da peşinden sürükledi. Gümüş %9 düşüşle 61,51 dolar, platin %8 kayıpla 1.772,74 dolara geriledi.![]()
Krizin mimarı: Savaş, petrol ve faiz üçgeni
KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer’a göre, piyasalardaki bu sert hareketin arkasında "beklentilerin tersine dönmesi" yatıyor. İran ile süren çatışmaların dördüncü haftasında tansiyonun düşmemesi ve petrolün 110 doların üzerinde kalması, "faiz indirimi" hayallerini rafa kaldırdı.
Analizlere göre düşüşün temel nedenleri şunlar:
-
Faiz Artışı İhtimali: Enflasyon baskısı nedeniyle CME FedWatch verileri, Fed’in Aralık ayına kadar faiz artırma ihtimalini %27’ye çıkardı. Getirisi olmayan altın, yükselen faiz ortamında cazibesini yitiriyor.
-
Likidite İhtiyacı: Asya borsalarındaki sert satışlar, yatırımcıları nakit ihtiyacını karşılamak için altın pozisyonlarını kapatmaya zorluyor. "Güvenli liman" talebi, nakit ihtiyacının gerisinde kaldı.
-
Enerji Savaşları: İran’ın, Trump’ın tehditlerine karşılık Körfez’deki enerji ve su altyapılarını hedef alabileceğini açıklaması, küresel üretim maliyetlerini ve enflasyon korkusunu zirveye taşıdı.

ING analizi: "2022 senaryosu tekrarlanıyor"
ING stratejistleri, mevcut durumu 2022 yılındaki Rusya-Ukrayna savaşı başlangıcına benzetiyor. O dönemde de ilk şokun ardından likidite ihtiyacı ve doların güçlenmesiyle altın kazanımlarını geri vermişti. ING’ye göre; güçlü dolar, yüksek reel getiriler ve faiz beklentileri, jeopolitik risklerin altına sağladığı desteği gölgeliyor.
Yatırımcıyı baskılayan diğer faktörler arasında fonlardan sürekli para çıkışı ve Merkez Bankası alımları gösteriliyor.Stagflasyon umudu mu, satış baskısı mı?
Ekonomi çevrelerinde kısa vadeli risklerin arttığı ancak uzun vadeli görünümün "temkinli pozitif" kaldığı ifade ediliyor. ING, düşük büyüme ve yüksek enflasyonun bir arada olduğu stagflasyonist bir ortamın uzun vadede altın için destekleyici olabileceğini öngörüyor. Ancak Fed’in "daha uzun süre yüksek faiz" (higher for longer) stratejisi ve ETF çıkışları, kısa vadede toparlanmanın önündeki en büyük engel olarak duruyor.



