Medicana Kadıköy Hastanesi Nöroloji Bölümü'nden Doç. Dr. Mehmet Güney Şenol, yaş ilerledikçe sıklaşan unutkanlığın her zaman yaşlanmanın doğal bir neticesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, günlük pratikleri sekteye uğratan hafıza sorunlarının Alzheimer habercisi olabileceğini bildirdi.

Hastaneden yapılan açıklamada, demans vakalarının en yaygın nedeni konumundaki Alzheimer hastalığının hafıza ve öğrenme süreçlerinden muhakeme, planlama ve günlük yaşam becerilerine kadar geniş bir bilişsel alanı etkilediği vurgulandı.

Bakır eksikliği hangi belirtilerle ortaya çıkıyor?
Bakır eksikliği hangi belirtilerle ortaya çıkıyor?
İçeriği Görüntüle

Erken evredeki ipuçlarına dikkat

Alzheimer tablosunun yalnızca unutkanlıktan ibaret kalmadığına işaret eden Doç. Dr. Şenol, erken dönemde özellikle yeni öğrenilen bilgilerin akılda tutulamamasının öne çıktığını belirterek semptomları şöyle aktardı:

"Aynı soruların sık sık sorulması, eşyaların alışılmadık yerlere konulması, konuşma sırasında doğru kelimeyi bulmakta zorlanma, tarihleri karıştırma veya daha önce bilinen bir yerde kaybolma erken dönemde görülebilen belirtilerdir. Hastalık ilerledikçe günlük işlerin planlanması ve tamamlanması, karar verme ve muhakeme gibi becerilerde de bozulmalar ortaya çıkabilir."

Yaşa bağlı doğal unutkanlık ile klinik belirtilerin birbirine karıştırılmaması gerektiğini hatırlatan Şenol, temel ayrımın unutkanlığın frekansı ve bireyin günlük fonksiyonlarını ne derece kısıtladığı üzerinden yapılacağını ifade etti.

Genetik yapı kadar damar sağlığı ve yaşam tarzı da rol oynuyor

İleri yaşın değiştirilemeyen en kuvvetli risk faktörü olduğunu belirten Şenol, tablonun genel sağlık durumuyla olan doğrudan bağına dikkat çekti. Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve obezite gibi damar sağlığını bozan etkenler beyin işlevlerini de doğrudan tehdit ettiğini vurgulayan Şenol sigara, aşırı alkol tüketimi ve sedanter (hareketsiz) yaşam tarzı bilişsel rezervi aşındırdığını ifade etti. Şenol düzensiz uyku ritmi, geçirilmiş kafa travmaları ve genetik yatkınlıklar risk değerlendirmelerinde öne çıktığını söyledi.

"Her unutkanlık alzheimer değildir"

Doç. Dr. Şenol, depresyon, uyku apnesi gibi uyku bozuklukları ve çeşitli metabolik rahatsızlıkların da unutkanlığa yol açabileceğini hatırlatarak erken tıbbi değerlendirmenin önemine değindi:

"Tanı sürecinde kişinin yalnızca kendi anlatımı değil, yakınlarının gözlemleri de dikkate alınabilir. Gerekli görüldüğünde nöropsikolojik testler ve beyin görüntüleme yöntemleriyle değerlendirme genişletilebilir. Böylece yaşa bağlı değişikliklerle hastalık belirtilerinin birbirinden ayrılması mümkün olabilir."

Hastalığı bütünüyle ortadan kaldıran kesin bir tedavi henüz bulunmasa da kişinin evresine, genel fiziki kondisyonuna ve eşlik eden hastalıklarına göre ilaçlı ve ilaçsız destekleyici yaklaşımların uygulandığını belirten Şenol, son yıllarda erken evreye dönük yeni seçeneklerin de klinik gündeme taşındığını aktardı.

Korunma mekanizmalarında değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının hayati olduğunu kaydeden Doç. Dr. Şenol, sözlerini şu tavsiyelerle tamamladı:

"Unutkanlığın günlük yaşamı etkilemeye başlaması önemli bir işarettir. Daha önce kolaylıkla yapılan işlerde zorlanma, yakın zamanda yaşanan olayların hatırlanamaması veya yakın çevrenin belirgin davranış değişiklikleri fark etmesi durumunda hekim değerlendirmesi gerekir. Amaç her unutkanlığı hastalık olarak görmek değil, hastalık belirtisi olabilecek değişiklikleri zamanında fark edebilmektir. Zihinsel olarak aktif kalmak, yeni bilgiler öğrenmek, sosyal bağları korumak, kaliteli uyumak ve kardiyovasküler parametreleri dengede tutmak sağlıklı yaşlanmanın anahtarıdır."

Kaynak: AA