Ankara Barosu Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, Halk TV'ye yönelik polis müdahalesi ve kayyum atanması haberlerine tepki gösterdi. Ceza soruşturmaları kapsamında alınan tedbirlerin basın özgürlüğünü ve yayın kuruluşlarının editoryal bağımsızlığını etkileyebileceğini belirten Çağlayan, anayasal hak ve özgürlüklerin korunması gerektiğini vurguladı.
Çağlayan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, soruşturma yetkisinin temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunacak biçimde kullanılmasının basın özgürlüğünün geleceği açısından kaygı verici olduğunu ifade etti.
Ankara Barosu Başkanı'ndan Halk TV açıklaması
Halk TV'ye yönelik polis müdahalesi ve kayyım atandığına ilişkin haberleri değerlendiren Ankara Barosu Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, söz konusu tedbirlerin basın özgürlüğü açısından doğurabileceği sonuçlara dikkat çekti.
Çağlayan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Bu sabah Halk TV’ye yönelik polis baskını ve kayyım atandığı haberleriyle güne başladık. Ceza soruşturmaları gerekçe gösterilerek Türkiye’nin en çok izlenen haber kanallarından birinin yayın faaliyetlerini ve editoryal bağımsızlığını doğrudan etkileyebilecek tedbirlere başvurulması, Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleriyle güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir."
Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerine dikkat çekti
Çağlayan, açıklamasında ifade özgürlüğünü düzenleyen Anayasa'nın 26. maddesi ile basın özgürlüğünü güvence altına alan 28. maddesine işaret etti.
Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecileri ve medya kuruluşlarını değil, halkın haber alma hakkını da ilgilendirdiğini belirten Çağlayan, soruşturmalar kapsamında uygulanan tedbirlerin anayasal haklar üzerindeki etkisinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
"Ölçülülük ilkesi gözetilmeli"
Ceza soruşturmaları kapsamında başvurulan tedbirlerde ölçülülük ilkesinin önemini vurgulayan Çağlayan, bu ilkenin gözetilmemesinin demokratik toplum düzeninin dayandığı dengeyi sarsabileceğini belirtti.
Çağlayan, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
"Türkiye Cumhuriyeti gibi bir hukuk devletinde soruşturma yetkisinin anayasal hak ve özgürlüklerin özüne dokunacak şekilde kullanılması, basın özgürlüğünün geleceği bakımından son derece kaygı vericidir."





