Ankara'da son günlerde kusma, ishal ve mide bulantısı şikayetlerinin arttığı yönündeki paylaşımlar sosyal medyada gündem olurken, bazı vatandaşlar yaşanan rahatsızlıkların şebeke suyundan kaynaklanabileceğini öne sürdü. Bunun üzerine Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ), konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, Ankara'da vatandaşlara ulaştırılan içme suyunun Sağlık Bakanlığı Ankara İl Sağlık Müdürlüğü ile ASKİ laboratuvarlarında 7 gün 24 saat esasına göre düzenli olarak analiz edildiği belirtilerek, son analiz sonuçlarında da içme suyunun tüm kalite parametrelerini karşıladığı ve halk sağlığını tehdit edecek herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı bildirildi. ASKİ, su kalitesinin düzenli olarak izlenmeye devam edildiğini de vurguladı.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan

Konuya ilişkin 24 Saat Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulunan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, yaz aylarında görülen kusma ve ishal vakalarındaki artışın her yıl karşılaşılan mevsimsel bir durum olduğuna dikkat çekti.

"Yaz aylarında görülen artış her yıl yaşanıyor"

Yaz döneminde görülen ishal vakalarının belirli nedenlere bağlı olarak arttığını belirten Ceyhan, "Bu dönemlerde bazı ishaller artar. Her sene internete girin, görürsünüz. Bu zamanlar 'ishal vakaları arttı', 'kusma vakaları arttı' diye haber olur. Bunun tabii belli nedenleri var. Çocuklarda görülen rotavirüs en sık görülen ishal nedenidir ve daha çok kış aylarında görülür. Ancak yazın yetişkinlerde daha çok görülen norovirüs dediğimiz virüsler artar" ifadelerini kullandı.

Yaz aylarında yalnızca viral enfeksiyonların değil, paraziter hastalıkların da arttığını aktaran Ceyhan, "Bunun yanında paraziter kaynaklı ishaller artar ki bunların başında amip gelir. Özellikle hijyenik olmayan ya da iyi pişirilmemiş gıdalar nedeniyle bu vakaların bir kısmı görülebilir. Yani olay daha çok gıdadan kaynaklanan ishal vakalarıdır" değerlendirmesinde bulundu.

"Şebeke suyuyla ilişkilendirmek doğru değil"

Son günlerde şebeke suyuna ilişkin ortaya atılan iddiaları da değerlendiren Ceyhan, mevcut tablonun su kaynaklı salgınlarla benzerlik göstermediğini vurgulayarak, "Sudan kaynaklanan vakalar böyle olmaz. Eğer şebeke suyundan kaynaklanan bir salgın olsa aynı içme suyunu kullanan insanlar birdenbire hastalanır. Bir günde 10 bin, 20 bin hasta görürsünüz. Hastanelerde yer bulunmaz. Su kaynaklı salgınlar bu şekilde görülür" ifadelerine yer verdi.

Ankara'da son günlerde görülen vakaların daha çok gıda kaynaklı enfeksiyonları düşündürdüğünü belirten Ceyhan, "Böyle gözlemlerde 'biraz daha artıyor acaba' şeklindeki olaylar daha çok gıda kaynaklıdır" tespitinde bulundu.

“Sıcak havalar riski artırıyor”

Yaz aylarında yüksek sıcaklıkların bakteriyel enfeksiyonlar için uygun ortam oluşturduğunu dile getiren Ceyhan, "Yazın bakteriyel ishaller de artar, gıda zehirlenmeleri de artar. Çünkü sıcak havalar nedeniyle normalde açıkta bir gün bozulmadan kalabilen gıdalar yaz aylarında en fazla 1-2 saat sonra bozulmaya başlar" uyarısında bulundu.

Salata gibi çiğ tüketilen gıdaların da dikkatli hazırlanması gerektiğini ifade eden Ceyhan, "Salata tüketimi artıyor. Salata iyi temizlenmezse ciddi bir mikrop kaynağıdır. Bakteri olabilir, parazit olabilir. Dolayısıyla bu vakalar da artar" ifadelerini kullandı.

Yaz döneminde tatil bölgelerinde de benzer vakalarla daha sık karşılaşıldığını kaydeden Ceyhan, "Yazın yapılan bazı aktiviteler nedeniyle de vakalar artar. Tatil yerlerinde havuzlardan ya da orada tüketilen gıdalardan kaynaklanan enfeksiyonlarla daha sık karşılaşıyoruz" şeklinde konuştu.

Geçmiş salgınları örnek gösterdi

Su kaynaklı salgınların çok daha farklı bir tablo ortaya çıkardığını belirten Ceyhan, geçmiş yıllarda yaşanan örnekleri hatırlatarak, "2006 yılında Malatya'da su kaynaklı rotavirüs salgını yaşandı. Yaklaşık 7 bin kişi bir gün içerisinde hastaneye kaldırıldı. Daha sonra Aksaray'da norovirüs salgını görüldü. Orada da on binlerce kişi kısa sürede hastalandı. Su kaynaklı salgınların tipik özelliği budur" ifadelerini kullandı.

Ankara'da son günlerde gündeme gelen vakaların ise bu tabloyla benzerlik göstermediğini yineleyen Ceyhan, "Şu anda gözlenen tablo daha çok gıda kaynaklı enfeksiyonları düşündürüyor" değerlendirmesinde bulundu.

"El hijyenine dikkat edilmeli"

Yaz aylarında enfeksiyonlardan korunmak için hijyen kurallarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Ceyhan, "El temizliğine çok dikkat etmek lazım. Gıda için de temel kural olarak kendiniz temizlemediğiniz, kendiniz pişirmediğiniz gıdaları tüketmeyin" uyarısında bulundu.

Ankara'da bugün su kesintisi var mı? 30 Temmuz Ankara su kesintisi hangi ilçelerde var, sular saat kaçta gelecek?
Ankara'da bugün su kesintisi var mı? 30 Temmuz Ankara su kesintisi hangi ilçelerde var, sular saat kaçta gelecek?
İçeriği Görüntüle

Sıcak havalarda yemeklerin muhafaza edilme şeklinin de önemli olduğunu belirten Ceyhan, "Sıcak yemekleri uzun süre dışarıda bekletiyoruz. Normalde soğuduktan sonra buzdolabına koyuyoruz. Yazın buna dikkat etmek lazım. Tam soğumasını beklemeden dolaba kaldırmak gerekiyor. Çünkü çok kısa sürede bozuluyor" ifadelerine yer verdi.

Dışarıda tüketilen yiyeceklerin güvenilir işletmelerden alınması gerektiğini söyleyen Ceyhan, "Özellikle dışarıdan bir şey yiyip içiyorsanız temizliğinden emin olduğunuz yerlerden tüketmek daha güvenlidir" şeklinde konuştu.

Mutfakta kullanılan araç gereçlerin temizliğinin de ihmal edilmemesi gerektiğine dikkati çeken Ceyhan, "Bıçak, kesme tahtası, tencere ve tabak gibi mutfak ekipmanlarının temizliğine yaz aylarında daha fazla özen gösterilmesi gerekir" ifadelerini kullandı.

Hangi belirtilerde doktora başvurulmalı?

İshal vakalarında en önemli riskin sıvı ve elektrolit kaybı olduğunun altını çizen Ceyhan, her ishal vakasında hastaneye gitmenin gerekmediğini ancak bazı belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini belirtti.

Ceyhan, "İshal çok sık görülen bir durum. Beş yaşın altındaki her çocuk yılda ortalama iki kez ishal geçirir. Telaşlanmamak lazım. Kusma ve ishal birlikteyse bu daha çok viral enfeksiyonu düşündürür. Karın ağrısının ön planda olması ise bakteriyel enfeksiyon olasılığını artırır" dedi.

Viral ve bakteriyel enfeksiyonların tedavi yaklaşımlarının farklı olduğuna dikkat çeken Ceyhan, "Viral ishallerde özel bir tedavi yöntemi yok. Ancak bakteriyel ishallerde antibiyotik gerekebilir. Bu nedenle belirtilerin doğru değerlendirilmesi önemlidir" ifadelerini kullandı. Vatandaşların özellikle sıvı kaybı belirtilerine dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Ceyhan, "Hasta az idrara gitmeye başladıysa, idrar miktarı azaldıysa, deri gerginliği kayboluyorsa, özellikle çocuklarda göz kürelerinde çöküklük oluşuyorsa dikkat edilmelidir" uyarısında bulundu.

Kusmanın şiddetlenmesi halinde vakit kaybedilmemesi gerektiğini söyleyen Ceyhan, "Hasta kusma nedeniyle sıvı alamıyorsa, şiddetli karın ağrısı varsa ya da kanlı ishal görülüyorsa beklemeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

Muhabir: Ateş Çatıkkaş