Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Elazığ Eti Gümüş işletmesinde çalışan ve ödenmeyen alacakları için Ankara'ya gelen Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi işçilerin eylemi 3. gününde devam ediyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürümeleri engellenen ve parkta kalan madenciler, yaşadıkları mağduriyeti anlattı.
Garantörlük görevini yerine getirmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek isteyen fakat Milli Kütüphane Metro İstasyonu önünde polis engeliyle karşılaşan madenciler, hem şirket yönetimine hem de yetkililere tepki gösterdi.
"Biz hayvan değil, insanız: Çocuklarımın ekmeği için direniyorum"
Parkta konakladıkları esnada üzerlerine su sıkıldığını ve sığınacak yer bulamadıklarını ifade eden bir madenci, karşılaştıkları muameleye tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
"İki gecedir gördüğümüz eziyeti hiçbir hayvan görmedi. Parkta yatıyoruz, üzerimize su fışkırtıyorlar. Üstümüz başımız, eşyalarımız ıslanıyor. Camiye gidiyoruz, imam ve bekçiler bizi içeri almıyor. Bize yaptıkları eziyeti köpeğe bile yapmazlar. Biz hayvan değiliz, insanız. Ben 33 sene devletime hizmet yaptım ama devlet benim yanımda durmuyor. Buraya geldim, köle değilim. Benim de çocuklarım var, ben çocuklarımın ekmeğini götürmek için direniyorum."
"Üç ay maaş almayın, çocuğunuza harçlık göndermeyin de görelim"
Yasa dışı bir eylem yapmadıklarını, yalnızca anayasal ve yasal haklarını aradıklarını belirten başka bir maden işçisi ise yetkililere çağrıda bulundu:
"Pazar günü 'işçiler grev yapamaz' diye yasak çıkardılar. Sayın Valim, gelin derdimize derman olun. Burada yaşlı arkadaşlarımız var, çocukları okula ve üniversiteye gidenler var. Gelin, üç ay maaş almayın, çocuğunuza harçlık göndermeyin. O çocuk üniversitede ne yapacak? Biz burada muhalefet yapmıyoruz. Alın terimizi, ekmeğimizi ve Elazığ Maden’den gelemeyen arkadaşlarımızın haklarını savunmak için geldik. Sesimize ses olun."
Ekiplerin ve emniyet mensuplarının engellemelerine rağmen madenciler, alacaklarının tamamı ödenene kadar hak arayışlarını sürdüreceklerini vurguladı.


