Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubeler Platformu, Ankara'da Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen kamu çalışanlarının hak talepleri için düzenlemek istediği "Adalet Nöbeti" eylemine yönelik polis müdahalesini protesto etti. Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, gözaltılar ve kolluk kuvvetlerinin müdahalesi eleştirilerek, ihraç edilen kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesi çağrısı yapıldı.
"Fiili olağanüstü hal devam ediyor"
Platform adına açıklamayı gerçekleştiren BES İzmir Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü Deniz Çetin, Türkiye'de Olağanüstü Hal’in (OHAL) kağıt üzerinde bittiğinin iddia edilmesine rağmen fiili olarak tüm şiddetiyle sürdüğünün Ankara sokaklarında tescillendiğini savundu. Son on yılda anayasa ve uluslararası hukukun fiilen askıya alındığını, seçme ve seçilme hakkının yok sayıldığını ileri süren Çetin; parti eş genel başkanlarından milletvekillerine, belediye başkanlarından komedyenlere kadar binlerce muhalifin tutuklandığını, belediyelere kayyum atandığını ve son olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yönelik operasyonlar gerçekleştirildiğini ifade etti.
"Arkadaşlarımız darp edilerek gözaltına alındı"
KHK rejimini bir hukuk katliamı olarak nitelendiren Çetin, KESK’li ihraçların bu sistemin kurumsallaştırılmasının en önemli araçlarından biri olarak tasarlandığını iddia etti. Aradan geçen on yıla rağmen binlerce kamu çalışanının neyle suçlandığını dahi bilmediği yargı süreçlerinin bilinçli olarak uzatıldığını ve gasp edilen hakların iade edilmediğini öne süren Çetin, Ankara'daki eylemde yaşananları şu sözlerle aktardı:
"Bu devasa hukuksuzluğa dikkat çekmek, anayasal haklarını talep eden ve ‘İşimi, aşımı, adaletimi istiyorum’ diyen arkadaşlarımızın sesini duyurmak amacıyla dün Ankara’da gerçekleştirmek istediğimiz Adalet Nöbeti eylemi, polisin orantısız gücü, zoru ve şiddetiyle engellenmeye çalışılmıştır. Aralarında KESK ve bağlı sendikalarımızın Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de bulunduğu yaklaşık yirmi mücadele arkadaşımız darp edilerek gözaltına alınmış, gecenin geç saatlerinde serbest bırakılmıştır."
"Bu yalnızca kamu emekçilerinin meselesi değildir"
İhraç edilen çalışanların eğitim, çalışma ve seyahat özgürlüğü gibi en temel insani haklar yönünden abluka altına alınmak istendiğini belirten Çetin, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının ve anayasanın yok sayıldığını dile getirdi. Sokaklardaki müdahalelerin hak arama mücadelesini durduramayacağını vurgulayan KESK Dönem Sözcüsü Deniz Çetin, konuşmasını şöyle tamamladı:
"İhraçların yarattığı bu muazzam hukuksuzluğu sokaklarda şiddet uygulayarak, sesimizi kısarak örtmeye çalışanlar büyük bir yanılgı içindedir. Emek ve adalet mücadelemizden geri adım atmayacağız. Bilinmelidir ki; hak arama mücadelesi gözaltılarla, copla, barikatla ya da biber gazıyla susturulamaz. Bizler gücümüzü haklılığımızdan, meşrutiyetimizden ve anayasal haklarımızdan alıyoruz. Mülki amirlerin, kolluk kuvvetlerinin ve siyasi iradenin bu açık hukuksuzluğunu, pervasızlığını ve sendikal faaliyete yönelik saldırısını en sert biçimde kınıyoruz. Buradan halkımıza sesleniyoruz. Bu yalnızca ihraç edilen kamu emekçilerinin meselesi değildir. Hukukun üstün olup olmayacağının meselesidir. Sendikal hakkın suç sayılıp sayılmayacağının meselesidir."




