Ankara'nın Beypazarı ilçesinde faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding iştiraki Doruk Madencilik bünyesinde çalışan maden işçilerinin hak arama mücadelesinde gerilim tırmandı. Aylardır ödenmeyen ücret, ikramiye, yıllık izin ve kıdem tazminatı gibi yasal alacaklarının tahsil edilmesi talebiyle Beypazarı’ndan Ankara şehir merkezine doğru yürüyüş başlatan Türk Maden-İş üyesi işçiler, iki gündür devam eden lojistik ve hukuki engellemelere karşı eylemlerini sürdürüyor.
Holding önünde basın açıklaması planlanıyordu
Anka Haber Ajansı'ndan Hilal Acar'ın haberine göre sendikal hakların savunulması ve nisan-mayıs dönemi maaşlarının ödenmemesi üzerine yürüyüş kararı alan işçiler, bugün Ankara'da bulunan Yıldızlar SSS Holding genel müdürlük binası önünde kitlesel bir basın açıklaması yapmayı planlıyordu. Ancak sabah saatlerinde hareket eden işçilerin önü, güvenlik gerekçesiyle emniyet güçleri tarafından Beypazarı çıkışında kesildi.
Barikatlar kuruldu, arbede yaşandı
Maden işçilerinin anayasal gösteri ve yürüyüş hakkını kullanarak ilerlemek istemesi üzerine polis ekipleri tarafından barikatlar kuruldu. İşçilerin yürüyüş ısrarının devam etmesiyle birlikte taraflar arasında arbede patlak verdi. Çıkan arbede sırasında bazı sendika temsilcileri ve maden işçilerinin emniyet mensupları tarafından darp edildiği iddia edildi.
Yürüyüş kollarına ve otobüslere izin verilmemesi üzerine geri adım atmayan maden işçileri, güzergah üzerinde oturma eylemine geçerek bekleyişlerini Beypazarı ilçesinde sürdürme kararı aldı.
"Sadece alın terimizin karşılığını istiyoruz"
Eylem alanında işçiler adına açıklama yapan sendika yetkilileri, diyalog süreçlerinin şirket yönetimi tarafından tıkanması sebebiyle meydanlara inmek zorunda kaldıklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Bugüne kadar çözüm için her türlü istişare ve diyalog yolunu tercih ettik ancak geldiğimiz noktada görüşmelerden hiçbir somut sonuç alınamadı. Şirketin itibarı ancak işçinin hakkı ödendiğinde kurtulabilir. Madenci kimseden yardım ya da sadaka istemiyor; hakkı olmayanın peşine düşecek kadar onursuz da değildir. Biz sadece aylardır gasp edilen alın terimizin ve emeğimizin karşılığını talep ediyoruz. Haklarımız teslim edilene kadar bu meydanlardan ve haklı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz."




