7 Eylül'de 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin aldığı bir karar gerekçe gösterilerek CHP İstanbul İl Başkanlığı’na çevik kuvvetin müdahalesi gerçekleşmişti.
Olayın hemen ardından, özellikle CHP İstanbul İl Başkanlığı çevresinde ve sosyal medyada yapılan bazı paylaşımlar dikkat çekti. "Suç işlemeye alenen tahrik etme" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" iddiasıyla 20 kişi hakkında soruşturma başlatıldı. İddianameye giren sosyal medya içerikleri arasında, “darbeye karşı direnme”, “toplanma çağrıları” ve “polise direniş” gibi ifadeler yer alıyor. Ayrıca, CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın "halkın kalesi" olduğu, AKP'nin "darbe" yapmak üzere olduğu yönünde yapılmış paylaşımlar da iddianamede delil olarak gösteriliyor.
Sanıklar arasında, gazeteci Fatoş Erdoğan, Sokak Kedisi adlı YouTube kanalının sahibi Ebru Oruç, akademisyen Emrah Gülsunar gibi isimler bulunuyor. Özellikle gazeteci Fatoş Erdoğan’ın, söz konusu olayları yerinde haberleştirip video çektiği için suç delili sayılan videoları, dava sürecinin önemli bir parçası haline gelmiş durumda. Erdoğan ve diğer sanıklar için, 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianameye göre, tutuklu sanıklar arasında Boğaziçi Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Abdullah Esin, Nur Betül Aras ve Ömer Faruk Mangaltepe bulunuyor. Mahkeme, bu kişilerin tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Ayrıca, duruşmanın 5 Kasım 2025’te yapılacağı bildirildi. İlgili sosyal medya paylaşımlarının da içeriği göz önünde bulundurulduğunda, yargı sürecinde özellikle ifade özgürlüğü ile direniş hakkı arasındaki sınırlar tartışılmaya devam edilecek.
Paylaşımlar arasında yer alan mesajlar, toplumsal direniş çağrılarının yanı sıra, hükümetin yargı üzerindeki etkisini de eleştiren ifadeler içeriyor. “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Sokağa çıkın, darbe rejimine karşı direnin” gibi söylemler, hükümetin yargıyı kontrol altına aldığı iddialarını gündeme taşıdı.
Davanın ilk duruşması 5 Kasım’da görülecek.




