13 Temmuz 2025 tarihinde yol kenarında bir valiz içinde cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetiyle ilgili açılan davanın görülmesine devam ediliyor. 9’u tutuklu olmak üzere toplam 11 sanığın "kasten öldürme", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "görevi kötüye kullanma" gibi suçlamalarla yargılandığı davanın 3. duruşması, Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda başladı.

Duruşma öncesinde adliye önünde bir araya gelen kadın hakları savunucuları, davanın takibini sürdüren baro temsilcileri ve Ayşe Tokyaz'ın ikizi Esra Tokyaz, kitlesel bir basın açıklaması düzenledi. Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler adına Evrim Gürenin ile Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu adına Ece Akpulat’ın söz aldığı eylemde, cinayetin arka planındaki ihmaller zincirine dikkat çekildi.

Erdoğan'dan İsrail'in 'Ermeni Soykırımı'nı tanıma kararı’na tepki
Erdoğan'dan İsrail'in 'Ermeni Soykırımı'nı tanıma kararı’na tepki
İçeriği Görüntüle

"Katil ihraç edilmiş bir polis, sicili suç kaydıyla dolu"

Kadın örgütleri adına hazırlanan ve Evrim Gürenin tarafından okunan "Ayşe Tokyaz için Adalet!" başlıklı ortak metinde, cinayetin baş faili olan 38 yaşındaki Cemil Koç’un geçmişi ve hukuki profili hakkında şu detaylar paylaşıldı:

"Ayşe Tokyaz’ın Cemil Koç tarafından öldürülmesinin üzerinden neredeyse bir yıl geçti. Sicilinde kasten yaralama, rüşvet, gasp, tehdit, uyuşturucu kullanımı gibi birçok suç kaydı bulunan Cemil Koç, 2024 yılında meslekten ihraç edilmiş eski bir polis. Aynı zamanda 2023 yılında Diyarbakır’da bir sitenin 8. katından düşerek hayatını kaybeden ve kayıtlara 'şüpheli ölüm' olarak geçen Ejegül Ovezova’nın da katili. Ejegül Ovezova’nın şüpheli ölümünün üstü kapatılmasaydı ve Cemil Koç serbest bırakılmasaydı Ayşe hayatta olabilirdi."

"Polis tutanakları POLNET üzerinden katile sızdırıldı"

Basın açıklamasında, cinayetin sadece tek bir kişi tarafından işlenmediği, kurumsal ihmaller ve suç ağları vasıtasıyla "el birliği ile" gerçekleştirildiği iddia edildi. Dosyadaki diğer sanıkların üstlendiği rollere değinilen açıklamada şu iddialar ve ifadeler yer aldı:

"Yapılan iki duruşmada gördük ki katilin getir götür işlerini yapan, cinayet sonrası evi temizleten, Esra kardeşini ararken Küçükçekmece ve Halkalı karakollarında onu oyalayan, Instagram'dan ekleyip taciz eden, ifade tutanağını katil Cemil Koç’a gönderen erkeklerin suç ortaklığı var. Polis çevirmesine girmemek için cinayetten sonra yanında gezdirdiği bir başka polis erkeğin suç ortaklığı var. Bir önceki duruşmada katil Cemil Koç’a kız kardeşini arayan Esra’nın ifadelerini gönderen polisleri dinledik. Görevi tam da şiddeti önleme ve acil müdahale etme olan polisler, katil Cemil Koç’a olay özetleri ve ifade tutanaklarını sızdırmak için POLNET sistemini nasıl kullandıklarını anlattılar."

Kız kardeşi Ayşe Tokyaz'ı bulmak için adli makamlara başvuran ikiz kardeş Esra Tokyaz'ın bireysel mücadelesinin önemine değinilen açıklamada, "Kardeşi Esra'nın çabası olmasa tüm bunları hiç bilmeyecektik, Ayşe’nin öldürülmesinin üstü örtülecek, kayıtlara şüpheli ölüm olarak geçecek, dosya kapanacaktı. Tıpkı Ejegül gibi" denildi.

Sanıklar suçu medyaya ve sivil topluma bağladı

Davanın geçmiş celselerinde sanık sandalyelerinde oturan kişilerin sergilediği savunma refleksleri de adliye önündeki açıklamanın eleştiri konusuydu. Sanıkların suçu üzerlerinden atmaya çalıştıkları belirtilerek duruşma salonundaki atmosfere ilişkin şu ayrıntılar aktarıldı:

"Neredeyse bütün sanıklar tutuklu olma nedenlerini 'medyanın olayları köpürtmesi'ne bağladı. Mahkeme salonundaki gazetecilere sürekli laf atıldı. Feminist örgütlerin, kadın örgütlerinin, baroların davayı takip etmesi mahkeme üstünde baskı olarak tanımlandı. Sanki ortada bir kadın cinayeti yokmuş, sanki o sanık sandalyelerinde oturanlar cinayet öncesinde, sırasında, sonrasında katille hiç suç ortaklığı yapmamış gibi, duruşma boyunca işledikleri suçu üzerlerinden atmaya çalıştılar."

Açıklama, kadın cinayetlerini önlemekle yükümlü kurumların ve koruyucu politikaların etkin bir şekilde işletilmesi talebiyle ve adalet vurgusuyla son buldu. Basın açıklamasının tamamlanmasının ardından kadın örgütleri ve müşteki yakınları, duruşmayı takip etmek üzere Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi salonuna geçiş yaptı. Yargılama süreci devam ediyor.

Kaynak: Anka Haber Ajansı