Azerbaycan Milletvekili ve Azerbaycan-Türkiye Evi Başkanı Tenzile Rüstemhanlı, Azerbaycan'ın bağımsızlığını yeniden kazanmasının 35’inci yıl dönümü dolayısıyla kendi internet sitesinde yayımladığı "Bağımsızlığımız ebedidir, Azerbaycan-Türk kardeşliği sarsılmazdır" başlıklı yazısında, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin ortak tarih, dil, kültür ve kardeşlik bağlarına dayandığını vurguladı.

Rüstemhanlı, iki ülke arasındaki dayanışmanın 1918'de Bakü'nün kurtuluşundan Karabağ Zaferi'ne kadar pek çok tarihsel süreçte güçlendiğini belirtti.

“Türkiye, Azerbaycan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke oldu”

Azerbaycan’ın 18 Ekim 1991’de bağımsızlığını yeniden kazanmasının yalnızca siyasi bir karar olmadığını belirten Rüstemhanlı, bu tarihi gelişmenin halkın özgürlük mücadelesinin, milli iradesinin ve ağır bedeller karşılığında elde edilen zaferin sonucu olduğunu ifade etti.

Bağımsızlığa giden süreçte yaşananların unutulmaması gerektiğini vurgulayan Rüstemhanlı, milli özgürlük hareketine öncülük eden aydınların ve mücadeleye ömrünü adayan isimlerin katkılarına dikkat çekti.

Rüstemhanlı, Türkiye’nin Azerbaycan’ın bağımsızlığını 9 Kasım 1991’de tanıyan ilk ülke olduğunu hatırlatarak bu kararın diplomatik bir adımın ötesinde, iki halk arasındaki tarihsel ve manevi bağların göstergesi olduğunu kaydetti.

“Türkiye bizim kendimizdir, canımızdır, kardeşimizdir”

Türkiye’nin Azerbaycan açısından yalnızca stratejik bir müttefik olmadığını belirten Rüstemhanlı, iki ülke arasındaki ilişkilerin ortak tarih, dil, kültür ve dayanışma temelinde şekillendiğini dile getirdi.

1918’de Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’nün kurtarılmasındaki rolünden Karabağ Zaferi’ne kadar uzanan sürecin iki ülke arasındaki bağları güçlendirdiğini ifade eden Rüstemhanlı, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkinin siyasi çıkarlarla sınırlı değerlendirilemeyeceğini savundu.

“Türkiye bizim ne büyük ne de küçük kardeşimizdir. Türkiye bizim kendimizdir, canımızdır, kardeşimizdir” ifadelerini kullanan Rüstemhanlı, son dönemde iki halkın arasını açmaya yönelik girişimleri üzüntüyle izlediğini belirtti.

Kara para iddiası soruşturmasında Emir Sarıgül emniyete teslim oldu
Kara para iddiası soruşturmasında Emir Sarıgül emniyete teslim oldu
İçeriği Görüntüle

“Devletimizin bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü tartışılmaz”

Azerbaycan’ın bağımsız, egemen, laik ve üniter bir devlet olduğunun altını çizen Rüstemhanlı, hiçbir dış gücün, dini veya siyasi grubun ülkenin iç işlerine müdahale etme ya da anayasal düzenini baskı altında değiştirmeye çalışma hakkı bulunmadığını ifade etti.

Din ve vicdan özgürlüğüne saygı duyulması gerektiğini belirten Rüstemhanlı, dinin siyasi provokasyonlara ve devletler arasında çatışmaya yol açacak bir araca dönüştürülmesine izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.

Bununla birlikte, bazı kişi ve grupların tutumlarının bütün bir halkın görüşüymüş gibi sunulmasının da doğru olmadığını vurguladı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e yönelik hakaretleri üzüntüyle karşıladığını belirten Rüstemhanlı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hakaret içeren tutumların da Azerbaycan halkının kabul edeceği davranışlar olmadığını ifade etti. Rüstemhanlı'ya göre iki ülkenin devlet başkanlarına karşılıklı saygı, ikili ilişkilerin temel ilkelerinden biri olmalı.

"Türk Devletleri Teşkilatı'nın temel dayanaklarından biri"

Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin yalnızca iki ülkeyi ilgilendirmediğini belirten Rüstemhanlı, bu birlikteliğin Türk Devletleri Teşkilatı'nın temel dayanaklarından biri olduğunu ifade etti.

İki ülkenin arasına ayrılık sokmaya yönelik girişimlerin arkasında Türk dünyasının bütünleşmesini engelleme ve Türk Devletleri Teşkilatı'nın uluslararası siyasette güçlü bir aktör hâline gelmesinin önüne geçme amacının bulunabileceğini savunan Rüstemhanlı, bu tür girişimlerin bütün Türk dünyasına zarar vereceğini dile getirdi.

Rüstemhanlı, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin geçici siyasi çıkarlara değil, ortak tarihe, dile, kültüre ve şehitlerin fedakârlıklarıyla güçlenen manevi bağlara dayandığını belirtti.

İki ülke arasındaki ilişkilerin zayıflamasının Türk dünyasının uluslararası etkisini de olumsuz yönde etkileyeceğini ifade eden Rüstemhanlı, birlikteliğin güçlenmesinin ise bölgesel ve uluslararası ölçekte ortak hareket etme kapasitesini artıracağını kaydetti.

Rüstemhanlı'dan Şuşa Beyannamesi ve Karabağ Zaferi vurgusu

Karabağ Zaferi'nin ve 2021'de imzalanan Şuşa Beyannamesi'nin Türkiye-Azerbaycan birlikteliğinin stratejik önemini ortaya koyduğunu belirten Rüstemhanlı, iki ülke arasındaki güvenin korunması gerektiğini vurguladı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi iradesi, devlet yönetimi deneyimi ve karşılıklı güveninin iki ülkenin ilişkilerine zarar vermek isteyen girişimlerin önüne geçebileceğine inandığını ifade eden Rüstemhanlı, aydınlara, sivil toplum kuruluşlarına ve kamuoyunu etkileyen isimlere de tarihsel sorumluluk çağrısında bulundu.

“Türkiye-Azerbaycan kardeşliği tarihin hükmüdür”

Azerbaycan’ın bağımsızlığını yeniden kazanmasının 35’inci yıl dönümünde özgürlük mücadelesine katılanları minnetle andığını belirten Rüstemhanlı, bağımsızlığın ağır bedeller ödenerek kazanıldığını ve bu mirasın korunması gerektiğini ifade etti.

Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin siyasi gelişmelerden bağımsız, tarihsel bir temele sahip olduğunu savunan Rüstemhanlı, iki ülke arasındaki kardeşliğin halkların iradesiyle yaşatıldığını vurguladı.

Açıklamasını Azerbaycan’ın bağımsızlığına ve iki ülke arasındaki ilişkilere yönelik mesajlarla tamamlayan Rüstemhanlı, “Türkiye-Azerbaycan kardeşliği siyasi konjonktürün değil, tarihin hükmüdür” ifadelerini kullandı. Rüstemhanlı, Türk dünyasının birliğinin korunması gerektiğini belirterek Azerbaycan’ın bağımsızlığının daim olması temennisinde bulundu.

Yazının tamamına ulaşmak için tıklayınız.

Kaynak: Haber merkezi